21 Kasım 2009 Cumartesi
aramızda yaşıyorlar! (2)
"komşu kızını gizli gizli izliyordum"
eee abisine filan mı yakalandın? dikkat et olum. aynen devam et adamım, aynen devam. valla dostum bizim buralarda güzel bi kız görsem bende izleyecem de, denk gelmiyo valla. sanırım yok. yok lan ne yoku, bal gibi de var. ama bende bu şans olduktan sonra mümkün değil denk gelmeyiz. bi de mahalle biraz şey, yani böyle maganda abileri filan var. ya değilse abanırım bakma sen bana. diyecektim... taaa ki.. hauhauhuahaua... (hakkı devrim)
ya dostum kızı izleyebiliyosan, sanırım onunla iletişim kurman için de bir engel yoktur. git kızın yanına, böyle böyle de. böyle böyle deme tabi. kız mal gibi bakar suratına. ondan hoşlandığını filan söyle yani. yada aşık değilsen git öyle arkadaşca takılın lan ne var sanki, güzel olur. ne bileyim sen git onların evine, veya o size gelsin. oturun sohbet edin. veya cumartesi akşamları oturun için, muhabbet filan edin. yada film filan izleyebilirsiniz. yemek yapıp yiyin. bunların olamayacağı bir kültür içinde yaşıyosan, annene bi şekilde o komşuları davet ettir ve kızında gelmesini sağla. bunlar gelince çay servisini kız yapar, sana da tutar. sende onu tutarsın. sonra boş çay bardağını mutfağa götürürsün filan. böylece sevişme ihtimaliniz yükselir. niye sana erkek muamelesi yaptım. belki de kızsın. kızlarda komşu kızını izler. hatta daha çok izler. lezbiyen filansın lan sen kesin.
"derse şortla girmek"
hep denemeyi düşündüm hep. ama abi sokakta beni şort giyerken görünce bile şaşıran kadınlar var. tamam hava biraz soğuktu ama ne var lan saki, "aaa adama bak şort giymiş" ne demek ya? hiç olmazsa insan biraz sessiz söyler. hem ne demek adam şort giymiş. giymeyim mi? hee giymeyimde pipimi gör sonra hayal kur demi azgın seni. sınıfa bi kere sweetshirtle gitmiştim, beyin hücreleri ölmüş herifin teki niye pijamayla geldin dedi. ağzına çakayazdım. sanane be pislik beyinli.
"allah insanların neden yarısını zenci yarısını beyaz yarattı"
şimdi uzan şöyle, yat ve rahatla yavrucuğum. bu çok hüzünlü bi hikaye. dinle beni. sen sor diye yarattı desem inanıcaksın ha. o derece salaksın. lan sen manyak mısın öküz? herife bak ya. sanki saydı bütün insanları da yarısı zenci yarısı beyaz diyo. lan kızılderililer nerde? ha? nerde kızılderililer? sen nasıl insanları deri renklerine göre iki gruba ayırıyosun. rafet el roman'ın amerika şarkısını da mı dinlemedin hiç. ne diyo? burası new york/amerika - insanlar simsiyah-kızıl-beyaz.(sokaklar basketbol-müzik ve dans) insandan saymıyo musun onları. seni oba ateşinin üstüne bi oturturlar götün yana yana gezersin bak bi ömür boyu. hayır onu bırak, sen milyarlarca çinliyi nası görmezden gelirsin? sen çin hakkında da hiç bişi bilmiyosundur. çin nedir biliyon mu? erkek cin'e çin denir yavrum. iyice bulansın o beynin.
"bihter çizmesi 49.bölüm"
sevişirken çıkarttırmıcaksın o çizmeleri. o kadar seksi olur ki inanamazsın. bunun almancaya çevirttim google çeviride. artık çevirdiği kadar. zaten anlamının pek bi önemi yok. almanca olsun yeter. partnerinin kulağına fısılda yada haykır. Wenn es Liebe Stiefel Interesse. Sie können nicht glauben, dass es sexy ist.
bu google aramalarına bu şekilde cevap vermem de ilginç. sanki adam aynı şeyi bi daha aratarak gelecek ve "haa tamam abi o zaman - eyvallah - ya tamam kusura bakma" gibi şeyler söyleyecek sanki.
eee abisine filan mı yakalandın? dikkat et olum. aynen devam et adamım, aynen devam. valla dostum bizim buralarda güzel bi kız görsem bende izleyecem de, denk gelmiyo valla. sanırım yok. yok lan ne yoku, bal gibi de var. ama bende bu şans olduktan sonra mümkün değil denk gelmeyiz. bi de mahalle biraz şey, yani böyle maganda abileri filan var. ya değilse abanırım bakma sen bana. diyecektim... taaa ki.. hauhauhuahaua... (hakkı devrim)
ya dostum kızı izleyebiliyosan, sanırım onunla iletişim kurman için de bir engel yoktur. git kızın yanına, böyle böyle de. böyle böyle deme tabi. kız mal gibi bakar suratına. ondan hoşlandığını filan söyle yani. yada aşık değilsen git öyle arkadaşca takılın lan ne var sanki, güzel olur. ne bileyim sen git onların evine, veya o size gelsin. oturun sohbet edin. veya cumartesi akşamları oturun için, muhabbet filan edin. yada film filan izleyebilirsiniz. yemek yapıp yiyin. bunların olamayacağı bir kültür içinde yaşıyosan, annene bi şekilde o komşuları davet ettir ve kızında gelmesini sağla. bunlar gelince çay servisini kız yapar, sana da tutar. sende onu tutarsın. sonra boş çay bardağını mutfağa götürürsün filan. böylece sevişme ihtimaliniz yükselir. niye sana erkek muamelesi yaptım. belki de kızsın. kızlarda komşu kızını izler. hatta daha çok izler. lezbiyen filansın lan sen kesin.
"derse şortla girmek"
hep denemeyi düşündüm hep. ama abi sokakta beni şort giyerken görünce bile şaşıran kadınlar var. tamam hava biraz soğuktu ama ne var lan saki, "aaa adama bak şort giymiş" ne demek ya? hiç olmazsa insan biraz sessiz söyler. hem ne demek adam şort giymiş. giymeyim mi? hee giymeyimde pipimi gör sonra hayal kur demi azgın seni. sınıfa bi kere sweetshirtle gitmiştim, beyin hücreleri ölmüş herifin teki niye pijamayla geldin dedi. ağzına çakayazdım. sanane be pislik beyinli.
"allah insanların neden yarısını zenci yarısını beyaz yarattı"
şimdi uzan şöyle, yat ve rahatla yavrucuğum. bu çok hüzünlü bi hikaye. dinle beni. sen sor diye yarattı desem inanıcaksın ha. o derece salaksın. lan sen manyak mısın öküz? herife bak ya. sanki saydı bütün insanları da yarısı zenci yarısı beyaz diyo. lan kızılderililer nerde? ha? nerde kızılderililer? sen nasıl insanları deri renklerine göre iki gruba ayırıyosun. rafet el roman'ın amerika şarkısını da mı dinlemedin hiç. ne diyo? burası new york/amerika - insanlar simsiyah-kızıl-beyaz.(sokaklar basketbol-müzik ve dans) insandan saymıyo musun onları. seni oba ateşinin üstüne bi oturturlar götün yana yana gezersin bak bi ömür boyu. hayır onu bırak, sen milyarlarca çinliyi nası görmezden gelirsin? sen çin hakkında da hiç bişi bilmiyosundur. çin nedir biliyon mu? erkek cin'e çin denir yavrum. iyice bulansın o beynin.
"bihter çizmesi 49.bölüm"
sevişirken çıkarttırmıcaksın o çizmeleri. o kadar seksi olur ki inanamazsın. bunun almancaya çevirttim google çeviride. artık çevirdiği kadar. zaten anlamının pek bi önemi yok. almanca olsun yeter. partnerinin kulağına fısılda yada haykır. Wenn es Liebe Stiefel Interesse. Sie können nicht glauben, dass es sexy ist.
bu google aramalarına bu şekilde cevap vermem de ilginç. sanki adam aynı şeyi bi daha aratarak gelecek ve "haa tamam abi o zaman - eyvallah - ya tamam kusura bakma" gibi şeyler söyleyecek sanki.
15 Kasım 2009 Pazar
son depremler!
ramazanın sonlarına doğru burda sürekli deprem oluyodu ya. artık öyle bi duruma gelmiştim ki, kandilli rasathanesini arayıp; aloo, kandilli mi? ne lan bu depremler!... diyecektim :) yiğit'in kulakları çınlasın. (hatırlatma: alo, metoroloji mi? ne lan bu sıcaklar!)-(ünlü insanları sanki tanıyomuş gibi adıyla anmak) zor tuttum kendimi. onun yerine sık sık son depremler sayfasına baktım. ama son depremler demelerine rağmen sürekli deprem yapıyolardı. kızdım onlara. çünkü noluyo biliyomusunuz, böyle uzun süre boyunca sık sık deprem olunca, bi süre sonra alışıyosunuz ve depremler bitince yine psikopata bağlıyosunuz. vucut sarsıntı istiyo desem inanır mısınız? valla bak ya, çok tuhaf belki ama bünye istiyo abicim napıyım. valla özür. özür dilerim. hissettiğim bişeyi söyledim sadece. kızmayın.
14 Kasım 2009 Cumartesi
aramızda yaşıyorlar!
"insan 1 saatte kaç kilometre koşar" önümüzdeki bienalin konusu bu olsun mu? insan bi saatte kaç kilometre koşarmışmış... bunu merak eden biri yaşıyor dünyada, hatta türkiyede, aramızda. gelin hep beraber dövelim onu! be adam hangi insandan bahsediyosun. bütün insanları bir saat koşturup, sonra ortalamasını alıp sana cevap mı verelim yani.
"avını ağaca çıkaran cita" halk belgesel seviyo abi, seviyo ve araştırıyo. salıcan bir ikisini afrikaya. bak bakalım bi daha yapıyolar mı?! neyşılın coğrafik seni. (kankamsın) (bu arada bende belgesel izlemeye bayılırım. özellikle çitaların ceylanları yidiği belgeseller)
"beynin üstüne yatınca acımasının sebepleri" hadi canım? beynin mi var senin? yatmayıver arkadaş. başka üstüne yatacağın organ mı kalmadı da beyninin üstüne yatıyosun. niye acıdığını söyleyim. senin beynin biraz kafatasından dışarı taşmış. ondan acıyodur. yatma canım o beyinciğinin üstüne.
"25 aylık bebeğim istekleri olmadımı altına işiyor" vay terbiyesiz bebek! şimdi bi kere 25 aylık bebeğe 25 aylık bebek denmez. 2 yaşında bebek denir. bunu nereye kadar götüreceksiniz sayın anne. çocuğunuz 18 yaşına geldi diyelim, ne diyeceksiniz kaç yaşında diye soranlara? 216 aylık mı diyeceksiniz? sen çocuğa böyle aylık üzerinden ömür biçmeye devam ettikçe o çocuk altına daimi suretle işeyecektir. akıllı olunuz sayın anne.
tabi tahmin edeceğiniz gibi bunlar google aramalarıyla blogumuzu renklendiren insanlardı. ama şunu bilmeliyiz; asla vazgeçmeyecekler...
"avını ağaca çıkaran cita" halk belgesel seviyo abi, seviyo ve araştırıyo. salıcan bir ikisini afrikaya. bak bakalım bi daha yapıyolar mı?! neyşılın coğrafik seni. (kankamsın) (bu arada bende belgesel izlemeye bayılırım. özellikle çitaların ceylanları yidiği belgeseller)
"beynin üstüne yatınca acımasının sebepleri" hadi canım? beynin mi var senin? yatmayıver arkadaş. başka üstüne yatacağın organ mı kalmadı da beyninin üstüne yatıyosun. niye acıdığını söyleyim. senin beynin biraz kafatasından dışarı taşmış. ondan acıyodur. yatma canım o beyinciğinin üstüne.
"25 aylık bebeğim istekleri olmadımı altına işiyor" vay terbiyesiz bebek! şimdi bi kere 25 aylık bebeğe 25 aylık bebek denmez. 2 yaşında bebek denir. bunu nereye kadar götüreceksiniz sayın anne. çocuğunuz 18 yaşına geldi diyelim, ne diyeceksiniz kaç yaşında diye soranlara? 216 aylık mı diyeceksiniz? sen çocuğa böyle aylık üzerinden ömür biçmeye devam ettikçe o çocuk altına daimi suretle işeyecektir. akıllı olunuz sayın anne.
tabi tahmin edeceğiniz gibi bunlar google aramalarıyla blogumuzu renklendiren insanlardı. ama şunu bilmeliyiz; asla vazgeçmeyecekler...
12 Kasım 2009 Perşembe
Herkesin ge-de-o'su kendine!
- ben sinek kaydı traşı sevmem. sinek kaydı traşta beni sevmez. bu bir sinek kaydıdır. hehe. ama sonuçta yüzyüze bakmamız gereken zamanlar olur bu sinek kaydı efendiyle ve birbirimizi sevmediğimiz halde gülümseriz.
- bu dumansız hava sahası filan hikaye. burada kışın, özellikle akşamları dışarı çıkılmıyor. dışarı çıkmayı bırak şöyle camı açayım kafamı bi dışarı uzatayım bile diyemiyorsun. neden? çünkü kömür dumanı başta boğazın olmak üzere ciğerlerini yakıyor. yüzlerce kişinin başvurusuna, imza toplamasına hatta kazma ve boru döşeme parasınıda biz verelim demesine rağmen bazı bölgelere doğalgaz verilmiyor. kimbilir hangi filmlerde gördüğümüz hangi gizemli olaylar dönüyor bu işlerin arkaplanında. lanet olsun be. koy götüne. çeeeek mis gibi kömür dumanını, çeeeek arabalardan çıkan egzoz gazını. oohh miss.
- insanın damağının inmesi ne fena bişey. böyle o kısım ağzının içinde sarkmış gibi hissediyosun sanki. ne iğrenç bi durum. bi de dilin istemsiz olarak sürekli orayı yoklamak istiyo, durduramıyosun. kayıyo oraya hep. küçükken dişimiz düştüğünde dilimizin sürekli oraya kayması gibi. o kısım sanki böyle sünger gibi ama değil. allahım nası bi hisdi bu? neyse ki geçti ve kurtuldum. uzun süre uyuyunca geçiyo.
- siz hiç telefonda, babanıza, kardeşinizin mail adresini söylemek durumunda kaldınız mı? neden diye sormayın çok uzun hikaye. söylemek zorunda kaldım bi kere. gmail bide. internet bilen babalardan da değil üstelik. telefonda kesik kesik çekiyo. lan ne dram yaşamışım. terledim resmen.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)