27 Temmuz 2008 Pazar

bi gün, bi şekilde.. MELEĞİM

Belki bu şekilde değil ama olacak bi gün, bi şekilde...hissediyorum. belki dokunamıcam, elini tutup bakamıcam gözlerine

ama olcam bi gün... bastığın bi tutam toprak olcam. güneş olup tenine yansıcam, saçlarını uçuşturan bi meltem olup escem, içtiğin bi yudum su olcam belki... soluduğun hava olup içine dolcam bi gün, suladığın çiçekler olcam. Sonbaharda sen ağaçlar altında yürürken ağaçtan düşen bir kuru yaprak olcam veya ezdiğin tüm kuru yapraklar ben olcam meleğim..

üstünden uçup giden ve seni takip eden minik bi kuş olcam belki. ufak ufak yediğin bi lokma ekmek olcam, kanına karışcam bi gün. her gün, sokağında seni izleyen bi kedi olcam belki, her sabah balkonuna konan bi güvercin olcam, yüzüne düşen bir yağmur tanesi olcam belki. pamuk ellerinle zarifçe silceksin beni yüzünden ve ben bir daha düşücem üstüne, binlerce, onbinlerce, milyonlarca ben düşücem üstüne ve kokun olucam. seni sarıp sarmalayan mis gibi kokun olucam.

sokağındaki eski bi sokak lambası olucam belki. her gece sabaha kadar ışığım yansıyacak odana. ve karanlığın olucam belki.. etrafını saran karanlıktan üstüne düşen aydınlık olcam.

sokakta yanından geçen bi yabancı olucam belki.. içim ürpererek geçicem yanından, sana dokunamadan.. eriyerek. veya yanlışlıkla omzunu çarptığın biri olcam, afedersiniz deyip geçip gidiceksin yanımdan. yürümeye devam ediceksin. ben ise konuşamadan arkandan bakıcam sadece, gözden kaybolana kadar.. başını okşadığın bi çocuk olucam belki. yada sen kırmızı ışıkta beklerken önündeki arabada olucam.. yeşil yandığı halde geçmediğim için korna çalarak kızıp, küfür ediceksin bana. şansım yaver giderse soğuk havada sımsıkı tuttuğun bi çay bardağı olucam, elini yakmadan içini ısıtcam. belki de soğuk gecelerde üşümemek için sarıldığın yorganın olcam, sımsıkı sarıp sarmalayıp koynumda saklıcam seni meleğim..

belki beni hatırladığında gözlerinden süzülen bir çift damla gözyaşı olucam ama senden ayrılmamak için mümkün olduğunca çok süzülcem yanaklarında.. uzun süre yanaklarında kalıp içine işlicem tekrar veya bırakıp kendimi eline dokuncam.

etrafında uçuşan bi kelebek olcam belki, eline konup orda kalıcam, ordan bakıcam sana. kısacık ömrümde sadece sana dokunup gözlerine bakarak karışcam doğaya ve tekrar sana ulaşcam.

yol kenarındaki taşların arasından cesurca hayata fırlamış, her an yolunu gözleyen, her dışarı çıkışında gözgöze geldiğin o minik sarı papatya olcam ve doya doya bakıcam gözlerine.. başını hafifçe eğip, o tatlı yüzüne iliştirdiğin mükemmel tebessümün olucam

ve biliyorsun. tüm hüclerimde seni hissettiğimi biliyorsun. her nefes alışımda içime dolduğunu, kanıma karıştığını biliyorsun. hiç ayrılmayacak ruhum bedeninden, hep içinde, hep o tertemiz yüreğinde olucam, hep sen olucam ben. seni seviyorum meleğim.

7 Temmuz 2008 Pazartesi

'' Sen benim eş ruhumsun
Unutmuş olsan hissederdim
Unutmuş olsan yanımda durmazdı her sabah hayalin
Seni görmek için geri geldim

Sen gideli çok olmuş
Nereye gidersen git

Çantanda bir resmim Aklında gülüşüm olsun
Ben seni gerçekten sevdim

Bitmez demiştim

bitmediM.
''

özledim seni, dünyada ki tüm özlemlerden çok özledim. aslında tüm hayatım boyunca özlediğim bi tek sendin. yanına gelirken çantamdaydı resmin, sana bakarak geldim. aklımdan çıkmayan o tebessümünle, seninle birlikte gülebilmeyi düşünerek hep...hep gelmeni diledim, diliyorum. seni çok özlüyorum meleğim.

4 Temmuz 2008 Cuma

senden önce hiç bişeyi umursamazken, şimdi ölmekten bile korkuyorum. sana kavuşamadan ölmekten...seni tanıyamadan... sensiz nefes almaktan daha çok korkuyorum. seni bi kez olsun göremeden ölüp gitmekten korkuyorum.