31 Mart 2013 Pazar

kimliği belirlenemeyen şahıs

tanıdığın birinin tipini bi türlü hatırlayamamak, aklına ona benzer başka başka kişilerin geldiği, hatırlayana kadar beynini kemirdiğin ve bulunca rahatladığın bi durum var lan. buna kısaca bişey deniyor mu acaba. aynı şey bazen isimlerde de oluyor. tipi kafanda görüyorsun ama ismi oturtamıyorsun. benzer sandığın çok alakasız isimler geliyor aklına. asıl ismi hatırlayınca anlayabiliyorsun aklına gelen isimlerin çok alakasız olduğunu. ikisinin aynı anda olduğu durumlar da çok sık olmasa da olabiliyor. o da baya fena ki şöyle acayip bi uç noktası da oluyor; kişiyi nerden tanıdığını hatırlayamıyorsun. çok acayip değil mi? aklında biri var ama ne ismi net, ne yüzü-fiziği-görüntüsü, ne de nerden tanıdığın. o insan o an napıyordur acaba. ehehe. ne tuhaf şeyler oluyor lan.



23 Mart 2013 Cumartesi

üç nolu toprak saha

şu sıralar hayatımın üç nolu toprak saha ile o kadar alakası yok ki alakası olan durumla ilgili şeylerden bahsetmeye çalıştığım ama başaramadığım için size üç nolu toprak sahadan bahsetmeye karar verdim. bu saha ki genç amatör spor kulüplerinin mekanı. o spor aşkı ki yaz sıcağının altında kramponlar tarafından tepinmekten kaldırılan toz bulutunu yoğun efor altında solumanın zararını düşünmeye engel oluyor. bu saha hizmete girdiğinden beri üzerinde spor yapanların yuttuğu tozları toplama imkanımız olsa bir toki konutu inşaa edilebileceğini düşünüyorum.

ben değil ama arkadaşlarımdan bazıları bu amatör kulüplerin cefakar yıldızlar takımlarında bu sahanın tozunu çok yutmuşlardır. tümosan spor, yol spor ve daha bir çoğu. %70'i bisiklet üzerinde geçen çocukluğumda arkadaşların idmanları ve maçları olduğunda ben de onlarla gidiyor hatta bazen soyunma odasında bulunup taktik dinleme aşamasına da katılabilip takım ruhunu yaşama imkanı buluyordum. arkadaşlarım genelde kadroda yedek kalıp ilk 11'de başladıkları ender zamanlarda da oyundan erken alınıyor veya maç boyunca vasat bir oyun sergiliyorlardı.

bu sahanın kenarına gelip izlediğim sporlar sadece futboldan ibaret değildi. çekiç atma idmanı, gülle atma idmanı, liselilerin milli bayramlara hazırlanma çalışmaları gibi aktiviteleri de izliyordum. uzun zamandır burada herhangi bir spor aktivitesinin olduğunu görmedim. yılda bir defa konser için filan kullanılıyor artık. başka bir yazıda da basketbola ve masa tenisine giden arkadaşım ve 100. yıl spor salonundan bahsedeyim.

(fotoğrafın büyüğü. üç fotoğrafı fotoşopta birleştirerek yaptım)