7 Mayıs 2013 Salı

blog yazısı 558

geceleri sokakta yürürken evlerin ışıklarını görürüz ya hani. bazısı beyaz, bazısı biraz sarı. beyaz olanda florasan dediğimiz, enerji tasarruflu ampul dediğimiz tarzda bir aydınlatma sistemi kullanılırken sarımsılarda klasik ampul kullanılıyordur. bunun dışında bazı evler pembe aydınlatmasıyla dikkatimizi çeker. genelde sadece o odanın ışığı yanıyor olur ve pembedir. işte bunu gördüğüm vakit o odanın içinde olanlar hakkında tek bişey düşünürüm. o odada sadece tek bir şey oluyor olabilir. tabi ki pembe panteri izliyorlar.

biriyle konuşurken iki gözüne birden bakmak bence mümkün değil. sadece tek bir gözüne bakabiliyoruz bence. bazen deniyorum iki gözüne birden bakayım diye ama ne kadar denesem de olmuyor. illaki tek bir gözüne bakabiliyorum. o yüzden haksızlık olmasın diye biraz bi gözüne bakıyorum biraz diğer gözüne. gözler arasında hak geçmesin istiyorum.

yemek yerken diline iğrenç bi şarkı dolanması fakat yemek yediğin için söyleyememek ama lokmalarını o şarkının ritmine göre çiğnemek ve sofradaki diğer insanların bundan bi haber oluşu. herhangi bi şarkı olsa yine iyi. geçenlerde benim dilime saadet partisi seçim şarkısı dolandı sofrada. bi tabak kuru fasülyeyi öyle yedim. belki sofradaki diğer insanlar da bi şarkının ritmine göre yiyorlardı ve benim de onlardan haberim yoktu. eğer öyle bi durum oluştuysa vay bizim halimize. vay kara bahtımıza kem talihimize. vay ki vay.

4 Mayıs 2013 Cumartesi

rüyalar

gerçekte asla yaşanamayacak dramatiklikte olaylar yaşıyoruz rüyalarda. gerçekte yaşadıklarımız yetmiyormuş gibi. on beterini, bin beterini yaşıyoruz. gerçekteki küçük bir dert bile akılalmaz bir olaya dönüşebiliyor rüyada. imkansız bişeye ya. bu ne berbat bi durum. insana yazık. belki beynimiz gerçekteki derdin daha makul görülmesi için böyle bi oyun oynuyordur bize.

aynı şekilde iyi şeyler de olabiliyor. gerçekte asla olmayacak süper şeyler görüp yaşayabiliyoruz rüyalarda. bu da farklı bir makul gösterme, belki biraz umut verme, beynin kişiye biraz olsun nefes aldırması.

en üzücü tarafı gerçekte asla olamayacak bir olayın rüyada olup, gerçek hayattaki o büyük derdinizin son bulduğunu sanmanız fakat uyanınca aslında öyle olmadığını görmeniz oluyor. gerçekteki dert daha da büyüyor içinizde. uykudan uyanır uyanmaz hayal kırıklığına uğramak gibi saçma sapan bi durum yaşıyorsun yani.