30 Haziran 2013 Pazar

blog yazısı 559

bizimkiler beni dünyaya getirme planları yaparken hayatımın şu döneminde hindistanlılarla, endonezyalılarla ve filipinlilerle gün boyu internet üzerinden bilardo oynamaktan başka hiç bişey yapmayacağımı akıllarının ucundan bile geçirmemişlerdir eminim. neyse. insanların istekleri çoğu zaman hayal ettikleri gibi çıkmaz. çoğu zaman da bilmedikleri şeyleri isterler zaten. 

yalnız yaşayan bi insan olsaydım karpuz yeme olasılığım % sıfır olurdu. bi karpuz yemek için yapacağın onca şeyi bi düşünsene. pazara gidecen de, karpuz seçecen de, alacan da, o koca karpuzu eve getirecen, yıkayacan, kesecen, buzdolabına koyacan soğuyacak da sonra çıkaracan da bi de çekirdeklerini ayıklayıp yiyecen de... ne için bütün bunlar? bi lokma karpuzun ağzından midene inmesi için. değer mi? tabi ki hayır. (türkiye karpuzcular odası başkanı mail attı az önce. halkı karpuza yönelik kin ve düşmanlığa sevkettiğim gerekçesiyle üç beş adam ve bir kaç tane de adana karpuzu göndermiş, yoldalarmış. hadi adamları beni dövdürmek için gönderiyorsun onu anlarım da. karpuzları neden gönderiyorsun. aaa bi dk. ne olur öyle bişey yapmasınlar rica ediyorum)

ossuruğunuzun hiç lezzetli koktuğunu hissettiniz mi? ben çok hissettim. patatesli şeyleri çok yiyince ossuruk süper lezzetli kokuyor lan. insanın karnını acıktıracak kadar hem de. ister inanın ister inamayın. bende durum böyle.