ezan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ezan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ekim 2007 Pazartesi

İftardan hemen önce...

Sofra hazırdır, etrafında bekleşen insalar bulunmaktadır.
-kaçta atılcak bugün ya? kaç dakka kaldı?
az bişey kaldı ya, iki-üç dakka filan galiba...
-TRT1'i açın bi bakalım.
(ya ezan okununca duyulur işte, ne panik yapıyosun)
-yok abi, bak...var daha, yerel kanalı açsana.
(yerel kanalda, acemi sunucu, sadece mikrofonu uzattığı konuğun görüntüde olduğunu sanırken, monitörde bir anda genel planda kendini ve kamera arkasındakilere yaptığı garip hareketleri görür ve saçını düzeltiyormuş gibi yapmaya çalışır)...
yerel kanalda ezan okunur.
Allahu ekber, Allaaahuu ekbeeer
Allaaaaaaaa...
Ben dışardan gelen ezan sesini çoktan duyduğum için yemeğe başlamışımdır bile.
-Hişşş olum...hop! dur lan! duydun mu? kumandayı ver bakıyım
al...
televizyonun sesi kapatılır.
Abi okunuyo işte, yesene...
ikna olmaz.
-Dur! camı açıp dinleyecem.
Hakkaten üşenmeden camı açıp iki saat dinler ezanı. Ezan nerdeyse bitmek üzeredir zaten. Ezanın okunduğuna gerçekten inanıp ikna olduktan sonra, oturur. Acayip bir hız ve iştahla yumuşur yemeklere.
Bu arada televizyonun sesini asla açmaz. Artık soyutlanmıştır bu dünyadan. Sadece kaşık sesleriyle devam eder yemek., televizyon sessiz ve anlamsız bir şekilde çalışmaya devam eder. Kumandayı öyle bir yere koymuştur ki, ulaşmak imkansızdır. O arbede ve psikolojik gerilimden kurtulduktan sonra, ortamdaki sıkıcı sessizliğin kaybolması için televizyonun sesi açılır ve herşey normale döner. Afiyet olsun.

(tv, sesi kapalıyken izleyince çok komik oluyo)