ilk 45 sayfa
Kitabı okumaya başladım. Şu ana kadar 35 sayfa okudum ama kitap bana 45. sayfada olduğumu söylüyor. Kitap başındaki yazılar, önsöz filan yüzünden işte. Öncelikle şunu söylemeliyim; bu kitapda çok fazla yazım hatası var. Ayrıca bir çok cümle yanlış kurulmuş ve ilk okuyuşta çok saçma oluyor. Bunun gibi pek çok hata kitabın okunmasını ve anlaşılmasını zorlaştırıyor. 45. sayfaya gelene kadar en ilginç bulduğum şey 11 Eylül'den sonra tüm dünyanın yaşadıklarının toplam 71 insanın isteği doğrultusunda gerçekleştiği. Bunlar kendilerine bir felsefe belirlemişler ve bunun etrafında bir politika geliştirerek dünya düzenini tamamen değiştirmek istiyorlar. Bu güne kadar yaptıklarıyla da bunu başarabilcekmiş gibi görünüyorlar.Dünyanın imparatoru olmaya kalkışan bu insanlar yeni dünya düzenini kurmayı isteyen strateji uzmanları.
"Önce Amerikan iktidarını ele geçirdiler, sonra dünyaya sıra geldi. Sovyetleri çökerttiler, Saddam'ı yıktılar ama bitmedi. Daha yeni başlıyorlar.
Bunlar "Neo Con" "Neo Conservatie" "Yeni Muhafazakarlar" olarak adlandırılıyor."
45-98
Amerika istediği zaman elini kolunu sallayarak Türk ordusu bünyesindeki bir alana girip, bir orgenerali öldürmenin ön hazırlıklarını rahatça sürdürüp, amacına ulaşabiliyor. Bu orgeneral, yıllar önce bugün yaşadığımız sorunları öngörüp gerekli makamları uyarmış, amerikanın planlarını sezmiş ve bu konuda gerekli her türlü çalışmayı yapıp uygulamaya koymaya hazır hale getirmiş, çok iyi bir asker.
Amerikanın kamuoyu oluşturmak amacıyla Türkiyenin önde gelen gazetecilerine vermek için ayırdığı para 200 milyon $
Pentagon'da sırf psikolojik amaçlı yalan haber üretmek için bir merkez varmış. "Yalan üretme merkezi"
Amerikanın Türkiyede konsolos, elçi vs. gibi görevlerde , Türkiye ve Ortadoğuyla ilgili faaliyet yürüten, Türkiye'yi tehdit etmekten çekinmeyen bürokrat görünümlü CIA ajanları ve şefleri bulunuyor.
Ortadoğu ülkelerinin çoğunda demokrasinin olmayışının tek nedeni, petrol-silah dengesi.
İncirlik üssünden kalkan ABD helikopterlerinin PKK ya yardım götürmesi. CIA ve MOSSAD'ın yüzmilyarlarca dolarlık PKK yardımları. Delta Force birliklerinin kuzey Irak dağlarında PKK'lıları eğitmesi.
99-190 (kitap bir çok sitede 231 sayfa olarak gözüküyo ama bendeki 190 sayfa, korsan filanda değil ha)
ABD çıkarlarının devam etmesi için sürekli sorun üretir. ABD'nin varlığı bir bakıma dünya üzerindeki ulusal ve bölgesel sorunların sürekliliğine, bu sorunların ABD'nin istediği şekilde çözülmesine ve ülkelerin her türlü sorunun çözümünde ABD'nin rol oynaması lazımmış gibi bir psikolojinin içine sokulmasına bağlıdır.
not: gündemden etkilenip aldığım bu kitap kafamı karıştırdı gerçekten ve blogumun tarzına pek de uymayan böyle bir yazı oluştu. Kitapda yazılan bazı şeylere inanmakta gerçekten zorlandım. Ama yazarın yalan söyleyecek hali yok herhalde diye düşünüyorum. Kitap hiç bir siyasi görüşü desteklemeden veya karalamadan sadece Türkiye'nin çıkarları gözetilerek yazılmış, bunu çok sevdim.
kitabın yazarı : Hakan Türk
http://www.hakanturk.com (sadece Internet Explorer açıyor)
_________________________________________________________________________
kitap arkası
HAKANTÜRK bugüne kadar yaptığı görevlerin dışında halen merkezi Amerika'da olan İnternational American Academy of Security başkanlığı ve The World Medical Assistance Assocation 2. başkanı olarak görev yapmıştır. 1962 yılından beri yurt dışında yaşamakta olan HAKANTÜRK'ün bugüne kadar yazdığı 40 kitabın hemen hemen hepsi Türkiye Cumhuriyeti çıkarları doğrultusundadır.
HAKANTÜRK, bu kitabında 17. yy.'dan başlayan Osmanlı Amerika ilişkilerinden 21. yy. Türk-ABD işbirliğinin nasıl tek yönlü geliştiğini bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir. Bir çoğumuz ABD'nin Türkiye'ye ilk silah ambargosunun 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrası konduğunu sanır. Bu büyük yanılgıdır. Çünkü ABD, Türkiye'ye ilk ambargosunu Kurtuluş Savaşı'nda koymuştur. Atatürk Türkiye'si Amerika'dan parası mukabilinde 600 bin mavzer ve beş milyon mermi almak isteyip, alamadığını belgeliyor.
4 Temmuz Amerika'nın Bağımsızlık günü, fakat bu ülkenin Kuzey Irak'ta askerlerine yapılan düşmanca davranıştan dolayı Türklerin ne bugün, ne de yüz yıl sonra dahi unutamayacağı bir gündür. ABD'nin hedef tahtasında bugün için her ne kadar İran ve Suriye görünüyorsa da İmparatorluğunu kurabilmek için Türkiye'yi önünde büyük bir engel kabul ederek bölüp parçalamak, hatta yok etmek istediği belgelenmektedir.
Stratejik konum nedeniyle sürekli olarak ABD'nin kültür mühendisleri tarafından kısa ve uzun vadeli Türkiye üzerinde plan ve programlar yapıp onları adım adım gerçekleştirirken, ülkemizdeki işbirlikçilerden de yeterince yardım görmektedirler.
Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda en son tanıyan ülkenin Amerika olduğu acaba bugün Türkiye'de kaç kişi biliyor?... Hız almak için dahi geri adım atmamamız gerektiğini öğrendiğimiz gün, tam bağımsız oluruz.












