14 Kasım 2007 Çarşamba

Bilgisayar

Biz küçükken (kardeşim ve ben), küçük dediğimde o kadarda küçük sayılmazdık hani. 4.-5. sınıftayken filan yada biraz daha öncesinde hep bi bilgisayarımız olsun isterdik. Sürekli, -bize bilgisayar alın, -bilgisayar isteriz biz... diyip dururduk. Bizim evde bilgisayar olmadığı için bilgisayarı olan akrabalara gitmeye can atardık. Böyle akrabalara gideceğimiz zaman içimizde tarifi imkansız bi heyecan oluşurdu. Pek sevinirdik. Bilgisayar olan eve ulaştığımız zaman, bilgisayarın açılmasını sabırsızlıkla beklerdik. Kendimiz çekindiğimiz için -bize bilgisayarı açarmısınız? diyemezdik. Anneme söyletirdik.

hee işte bilgisayarın başına geçtiğimizde de yaptığımız şey yazı yazmaktı :) Uyuz uyuz yazıyoduk bi de, tek parmak. Adımızı, okulumuzu, sınıfımızı filan yazıyoduk. Benim okulumun adı çok uzun olduğu için şanslıydım. Daha çok yazıyodum. Ama bununla yetinmiyodum tabi. Okulun başına Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı filan yazıyodum. Öğretmenlerin ismini bile yazardım. Maksat mümkün olduğunca daha çok yazabilmek. Bi kere gittimiz evdeki bi abi, bize sayfaların bittiğini, artık yazamayacağımızı söylemişti :) inanmıştık tabi. Halbuki bırak yazalım demi, ne zararımız var, uslu uslu yazıyoruz kendi çapımızda bişeyler. Birazda oyun oynardık. Bu misafirliklerden eve dönmeyi hiç istemezdik. Zor götürürlerdi bizi.

Bu misafirliklerin etkisinden uzun zaman kurtulamazdık. Eve vardığımızda kağıttan bilgisayar yapardık. Defterin ortasından tırtlatarak çıkardığımız iki birleşik sayfadan laptop bile yapmıştık. Klavyedeki tuşları alfabetik sıraya göre yazardık kağıdın üstüne. Ekrana tuhaf tuhaf bişiler yazıp çizerdik. Bi kere bi akrabanın çocuğu bize gelmişti, gördü bu bilgisayarı ve;
ama bilgisayar böyle olmaz ki... dedi.
.iktir lan!...
dedik, iyi bi dövdük bunu kardeşimle, dövmek dediysek çocuk kavgası işte ama baya bi ağlamıştı. Sonra kardeşim;
özür dile lan!...dedi
bu ağlaya ağlaya tam özür dilerken bi posta daha dövdük bunu.(yine çocuk kavgası)
ama ben size bilgisayarımı oynatcaktım artık oynatmıcam...ıhıhı ıhııhıı diyerek annesine kaçtı.
(zaten başka şehirde oturuyolardı, yazın izne gelmişlerdi ondan dövdük)

Neyse sonra biz bu kağıttan bilgisayar yapma işini baya ilerlettik, mukavvadan üç boyutlu bilgisayar yaptık. cd sürücüsü bile vardı. yuvarlak şekilde mukavva kesip cd yapmıştık onu. Şimdi 4-5 yıldır var bilgisayarımız. Ben sıradan bi masaüstü kullanıcısının yaptıkları dışında pek bişey yapmıyorum. Hatta tam bi masaüstü kullanıcısıda sayılmam zira hiç bir yeni oyunu kaldırmadığı için oyun bile oynayamıyorum. Bi aralar tasarım olayına filan gircektim baya hevesliydim CorelDraw öğrettiler okulda ama yarısında bıraktım, photoshop derslerine girmedim filan işte, hevesim kaçtı. Web tasarıma başlıcaktım, danışman dersi vermedi. O hevesimde kaçtı. Kardeşim web programlama ve tasarım mı ne öyle ismi karışık bi bölümde okuyo, tam olarak bilmiyorum. Sürekli bi takım kodlar filan yazıyo, değişik bişiler yapıyo böyle, küçük programlar yazıyo, kendimi matrix gemisinde gibi hissediyorum. Bazen de evde küçük neo var sanıyorum. Nerdeeeen, nereye...o zamanlar o kağıttan bilgisayarlar gerçek olsa belki Google'ı biz yapmıştık :)

19 yorum:

* a Y Ş e * dedi ki...

:) çok güzel yAA.. AmA şimdi pc ni ne kAdAR çok seviyoRsunduR
yeni nesil Annesinin kARnındAn pc le çıkıo!! kAdiR kıymet bilmiyoR ..
biz gözümüz gibi bAkıyoRuz !! en AzındAn ben son bozulAn pc den soRA bunA gözüm gibi bAkıyoRum!!!

Pınar Altuntaş dedi ki...

Ayşe'ye aktılıyorum şimdiki nesil pc ile doğuyor ama çoğu kıymetini bilmiyor.
Ben ilk okul yıllarımda bile göremdim sen yine şanslıymışın...
:D
Ya da ben mi çok yaşlıyım yaww!!
:D

inehk dedi ki...

:D valfoid miydi neydi hep onu oynardık.. hala bilgisayarda durur..

bir de abim bana internete nasıl gireceğimi öğrettiğim anı hiç unutamam..nasıl aklımda tutucam ben bunları üdşüncesi sarmıştı beni..sonra ismimi aramıştık yahoo'dan..bi kız kendine web sitesi yapmıştı..way bee demiştim..hala o kızın sitesi gözlerimin önünde..

Iraz dedi ki...

Yaa ne güzel yazmışsın çocukluğuma gittim valla. Ben de mukavvadan uzay gemisi yapmistim, artık nereye gideceksem!! : )

şeker dedi ki...

bn kndimi bildm bileli bizde bilgisayar var... ama bn ilkokuldayken bizim bilgisayarn mouseu yoktu... o zmn lükse kaçardı mouse.. bn bi şey yapamazdm. abilerim bana açardı oyun fln. sonra abimler bnm bahanemle mouse aldırttılar babama :D

^^w^^קรเк๏קคt^^w^^ dedi ki...

anam ilk defa şu bloğu açınca içim parçalanır gibi oldu doğru dürüst hüzünç bişey yok ama ciddi söylüyorum içim burkuldu bea :S noluyo bana ya ..bence o mukavvadan pc yi hep saklayın kız olsan sana çeyizine koy derdim annem ben bişeyi çok beğenip değer verince hep öle diyo :D

ANNA dedi ki...

tam küçük emrah tadında bi yazı:P

stickman dedi ki...

evet aYşe, gözüm gibi bakıyodum bilgisayara önceden, şimdide dikkat ediyorum ama eskisi kadar değil. Gözünün içine baktıkça bozulası tutar bu meretlerin. Pınar bende lise sonda sahip oldum aslında, ilkokulda kartonuyla idare ediyoduk işte, bi de önemli olan ruhun genç olsun :p
inehk, bizde internetten yokken wordde filan kendimize site yapardık, çıktısını alıp arkadaşlara gösterirdim :)
teşekkür ederim Iraz, herkes mukavvadan bişiler yapmış anlaşılan, belki sende yeni bi gezegen keşfetmeye gitmek istemişindir :)
şeker hem sen faydalanmışsın bu durumdan hemde abilerin, iki tarafta memnun. Sen bize göre biraz daha şanslıymışın.
Aman diyim psiko, en son istediğim şey, üzülme sakın. Zaten insanların bi ton derdi var, bi de bana üzülmesinler :p o mukavvadan pc uzun bi süre dayanmıştı ama sonra parçalamıştık yanlış hatırlamıyosam, artık çok geç :)
böyle bi yorum gelebileceğini tahmin etmiştim ANNA :) espiritüel küçük emrah tadında desek daha doğru olur aslında.

Pınar Altuntaş dedi ki...

Annaaa Anaaa!!!
:D

Başak Ölmez dedi ki...

valla süper benimde direnç diye bi arkadaşım vardı ulan bi kere bile otutrtmazdı başına bilgisayarının her gitiğimizde annesi hülya teyze Bozuk bozuk derdi hay a.q :)

voLkan dedi ki...

ben sanırım bu konuda bayağı bir şanslıydım gibi bişey : ) gerçi benim pc sıf kart oyunları için peder tarafından alınmıştı : ) daha sonra bir pc üstadı abimiz evimize geldi benim pc yi inceledi volkan sen bu pc de oyun oynayamazsın demişti ve sen pc den zaten bir bok anlamazsın ha windows kullanmayı öğreneceksin ha linux dedi ve benim makinaya linux kurdu daha sonra ben telefon başında abi bu nasıl bu nasıl derken terminalden liux kullanmayı öğrendim bir çoğunuz bana gülebilir ama ilk windowsla tanışmam win 98 di. indiana jones kuruldu pc me ve ben işte bu pc derdim. ama oyundan sıkıldığım için tekrar bildiğime yöneldim ve linux la devam ettim.

yeni nesil pc ile hemen tanışıyor diyorsanız ve kendiniz az buçuk sistem kurulumu biliyorsanız onları win xp/vista yerine linuxla tanıştırın gelişsinler öğrensinler isterim.

emin olun ileride muhassır medeniyetler seviyesine daha erken ulaşırız. oyundan ziyade programcılık öğrenmelerine ön ayak olun.

voLkan dedi ki...

not aslında bu konuda çok yazmak isterdim ama sol elle mouse kullanmkak ve tek parmak klavye yazmak çok zor. iki elimi kullanamıyorum.

stickman dedi ki...

tek elle bu kadar bile iyi yazmışın voLkan teşekkürler, geçmiş olsun. Hülya teyzegilinde ne kıymetli bilgisayarı varmış Başak, baya sinirlenmişin anlaşılan hülya teyzeye.

Felagund dedi ki...

Evet evet mouse gerçekten lüksdü. Ben şahsen doktor çocuğu olarak ortaokul 2ye kadar bilgisayar sahibi bir insan değildim xD

Ama bilgisayarı olan arkadaşlarımda mouse yoktu onu çok iyi hatırlıyorum !

inehk dedi ki...

maus nası olmaz ya..ben hiç öyle bişey hatırlamıyorum..bilgisayar bildim bileli war ama..acaba maus yok muydu?
maus ile ben ilk ne zaman karşılaştım hatırlamıyorum ama..bi kere tabanı yeşil üstü beyaz bi maus almıştık..böyle ele avuca gelen karizmatik bişeydi..onu hiç unutmam bak..
ama ben niye bilmiorum maussuz günleri?

stickman dedi ki...

sen bizlerden ileri, bizleri çok çok aşmış bir insansın demekki inehk :p
bizim bi akrabanın bilgisayarının bırak mausu, kasası bile yoktu. Sadece monitör ve klavye vardı. Ama monitörün önünde acayip bi disket girişi vardı. İlginç bi bilgisayardı o.

eski mauslarda çok garipti. Şimdiki altında top olan mausların ters çevrilmiş halini düşünün ve o topun dana gibi olduğunu düşünün. Öyle bişeydi. Çok eski bi filmde görmüştüm.

inehk dedi ki...

way bee..demek öyleymişim.. :D (benden büyük büssürü abim war..saolsun onlar babama aldırırlardı..onlar olmasa şimdiye anca görürdüm ben pc.)

bak o önünde disket girişi olan ilginç şeyi ben de hatırlıyorum..babamın şirketinde wardı..saatlerce inceleyebilceim bi bilgisayardı..bak dün gibi aklımda..kasa nerde niye monitorün burda filan olurdum..o küçük yaşımda çok aklımı kurcalamıştı..

..maymun kRaL.. dedi ki...

ben hatırlıorum o önünde disket girişi olan şeyi..teysemlerde vardı..kusenlerim hep mario oynarlardı..su yasıma geldim hala doru düsgün mario oynamasını bilmem..=)) ama napim ben bahçede büyüdüm..

GULTEINEN ENKELINI dedi ki...

Al sana bir dinazor yorumu:
Turkiye'ye (ya da kisa bir sure sonra bizim eve)TV geldiginde ben 7yasindaydim.
Siyah beyazdi.
Sadece aksamlari birkac saat yayin yapiliyordu.
Ondan once ailecek radyoda "arkasi yarin" dinlerdik.
Ben bilgisayarla 23 yasinda tanistim; yani hayatimda 23 yasinda ilk kez bilgisayara dokundum.
Ms office yoktu.
PW diye bir programda yazi yaziyorduk.Daktilo kullanirken PW kullanabilmek benim icin uzay gemisine binmek gibiydi.
Word ve excell bilmenin matah birsey sayildigi donemler is gorusmelerinde excell bildigim icin basarili oldum.
ve sadece daha 41 yasindayim:)))