selam. şimdi sizlere dehşet ve tamamen gerçek bir olay anlatıcam. şimdi bizim eski mahallede muzaffer adında bi çocuk vardı. aslında ismi muzaffer değil, böyle konularda değişik isim kullanılarak anlatılır ya, bende öyle yapıyım dedim. üstelik bizim eski mahallede hiç muzaffer adında çocuk yoktu. bırak bizim mahalleyi, dünya üzerinde hiç bi yerde muzaffer adında bi çocuk görmedim ben. ismi muzaffer olan insanlar hep büyümüş insanlar oluyolar nedense. neyse. işte bizim bu muzafferin kafası pek yerinde değildi. psikopat bi babası vardı bunun, hep dövermiş onu. bizim bi tanıdığın komşusuydu. o anlatmıştı bize. döve döve çocuğu nöron etmiş hayvan. mongol bi tipe bürünmüş bu çocuğun surat ifadesini bi görsen böyle nöronlaşmış bi tipi vardı töbe estafurullah. reha muhtar'a benziyodu. böyle kafa önde, baygın bakışlı pislik tipli, iğrenç, mide bulandıran bi çocuktu. töbe, dinimiz, allahım, bismillah. ama hostel tarzı bi film çeksem, kesin oynatırdım bunu. neyse sinema fikirlerimi şimdilik bi kenara bırakalım.
bu muzaffer her an her saniye sorun çıkaran bi tipti. bunu dövüp kovdukmu baabaaa babaaaa diye ağlayarak eve, ruh hastası babasının yanına koşardı. hayır adamda manyak, bazen gelip bizi yakalamaya çalışırdı, tabi kaçardık biz. mesela bu adamın ne kadar psikopat olduğunu bi örnek vererek açıklayım. şimdi bunun çok değerli bi arabası vardı, şahin :D arka camına soyadını büyük ve beyaz harflerle yazdırmıştı. her akşamüstü camlarını, orasını burasını silerdi. alarmıda vardı. bi gün bi grup çocuk bu alarmı çaldırıp çaldırıp kaçıyolardı. 1-2 defa oldu ard arda. sonra herif üşenmedi koştu, o çocukların birini yakaladı ve yerden yere vurdu. yemin ederim yaptı bunu. çocuk yere düştü, adam kıyafetinden tutuyo, havaya kaldırıyo bırakıyo, kaldırıyo bırakıyo. böyle manyak bi adam.
neyse, gelelim asıl olaya. bi gün mahalleden bi arkadaşla her zaman yaptığımız gibi taşlardan bi kale kurduk. futbol oynuyoruz. o kaleci oldu, ben şut çekiyorum. bu muzaffer denen ruh hastası çocuk, sünnet hediyesi olan kendinden iki kat büyük vitesli bisikletiyle aramızdan geçip duruyo.

geçip durma lan diyoruz, yok, ısrarla geçip, anlamsız şeyler bağırarak geçmeye devam ediyo. lan bir oldu, iki oldu. baktım laftan anlamıyo. sonra sinirlendim. bi daha ki geçişine iyice hazırladım kendimi. gerildim gerildim tam bu geçerken bi kodum topa. ama iyi koydum şöyle.
o top o anda nası olduysa bi şekilde ön tekerle demir arasına sıkıştı. muzaffer, bisikletiyle birlikte havada bi kaç tur attıktan sonra tam anlamıyla yere yapıştı. hemen yanına koştuk, yerden kaldırdık. bunun ağzı yüzü çizilmiş, bisikletin dümeni pantolonundan içeri girmiş, parçalamış, yırtmış pantolonunu, bi de dümen kasıklarına gelmiş sanırım, orasını tutarak avazı çıktığı kadar bağırıyodu :D herif bi de sünnetten yeni iyileşmişti. tırstım valla. sonra babasının geldiğini gördüm :D lan dedim işte şimdi dayağı yicem kesin. adam bana yaklaşıyodu. allahtan anneannem ve bi kaç kadın daha kapının önünde sohbet ediyolarmış, olayı gören anneannem tabi hemen yetişti, git oğlum git dedi uzaklaştırdı adamı, beni kurtardı :D anneannem sayesinde bir top darbesiyle hastanelik ettiğim herifin psikopat babasından hiç bişey yapmamışım gibi kurtulmuştum :D hehehe
bi süre muzafferi sokakta göremedik. kulağıma gelen haberlere göre, geceleri filan o kasık bölgesinde ki ağrıdan uyuyamıyomuş. heuhehe :D kusura bakma muzaffercim, haketmiştin sen bunu.
süper bi çocukluk geçirdim ben yauv :D daha ne olaylar ne olaylar. bu olay kanlı vukuatlarım arasında tek değil. diğerlerinide anlatırım :D napıyım abicim kaşınıyolardı, bende kaşıyodum.
arada sırada şehrin bazı merkezi yerlerinde muzafferi görüyorum. tip aynı tip. hayvan gibi olmuş, rahat 110 kilo çeker. şakaklardan sivri uçlu sakal bırakıp, bağrı açmış. kıllı göğsüne altın kolye takar, sigara tüttürür olmuş. hee, sivri burunlu ve yumurta topuklu ayakkabılarınıda söylemeden geçmeyim. belki de herşey o top darbesiyle düştükten sonra başladı, belki de vatana millete hayırlı süper bi entellektüel olacaktın sen muzaffer, gitmiş maganda olmuşun. yalvarırım affet beni muzaffer :D