30 Ocak 2011 Pazar
karacasu'yu sevenler ilköğretim okulu
ne yapalım abi, biz de emir kuluyuz
hayatım boyunca hiç şöyle bi cümle kuramadım. -ne yapalım abi, biz de emir kuluyuz. biri bana öyle bişey desin ki, cevap olarak yapıştırıvereyim şu cümleyi. hadi bana öyle bişey deyin. yalvarırım. bu cümleyi kurmak için çıldırıyorum.kral çıplak
şu kral çıplak lafı bence tamamen bir saçmalık. yahu sorarım size, günümüzde hangi kral çıplaktır allasen. hem krallık mı kaldı kardeşim. şunun şurasında krallıkla yönetilen kaç ülke kaldı sanki. kral çıplakmış. pııhh. yahu bi kere adam koskoca kral. iki parça kıyafet alamayacak mı kendine. ne belli, hadi çıplak gezmek istiyorsa? size ne? hangimiz bazen sokakta çıplak gezmek istemiyoruz ki hem? hee! hangimiz? kimse yok mu? lan bi tek ben mi istiyomuşum. ühühüü.düğün davetiyesi
düğün davetiyelerinde neden zor okunacak yazı şekli seçiyorlar. düğüne gelmeyelim mi istiyorlar. lan zaten meraklı değiliz boktan düğününüze. ben zaten düğünlerden nefret ederim, hiç sevmem ve gitmem. o yazıyı okunacak şekilde yazsaydınız da gelmezdim salak düğününüze. aptal düğününüze. geri zekalı düğününüze.gözü dalan insanlar
ben bu insanlara sinir oluyorum. sabit bi noktaya hiç göz kırpmadan, hatta vucudunda en ufak bi kıpırdama olmadan kilitlenip deli gibi uzunca bi süre bakılması beni çok sinirlendiriyor. bi de bu insanlar o sabit noktaya baktıkça gözleri büyüyor. büyüyorda büyüyor kocaman oluyor gözleri. valla çok sinirleniyorum ben bu duruma. elim ayağım geriliyor. benim yanımda gözünüzü daldırmayın kardeşim. öyle mal gibi öküz gibi sabit bi noktaya kilitlenip bakmayın. delirtmeyin beni.karacasu'yu sevenler ilköğretim okulu
çok inanılmaz geliyor biliyorum ama hakkaten böyle bi okul var. inanmazsanız bakın işte bu da sitesi. allah aşkına böyle okul adı mı olur ya. facebook grubu mu kuruyorsunuz sanki. karacasu'yu sevenlermiş. bu ülkede okul yaptıran pek çok kişi de pek çok şeyi seviyor sayın karacasu'yu sevenler ama tutupta ben şunu seviyorum ilköğretim okulu koymuyor yaptırdığı okulun adını. çok fena saçmalamışsınız ben size diyim. bence hemen değiştirin o okulun adını. karacasu bir numara en büyük ilköğretim okulu falan koyun. hem karacasu'yu gerçekten seven insan kendisini ön plana çıkarmak istemez, karacasu için yapar herşeyi. siz tutmuşsunuz kendi reklamınızı yapmışsınız. bu kadar mı egoist olunur ya.
27 Ocak 2011 Perşembe
tweek
fiyaka
şu hayatta çok fiyakalı olduğunu düşünen nice insanla karşılaştım ama bence gerçek fiyaka sadece konya lisesinin kapıcısı cemal ağa ile candan erçetin'in "hangi aşk adil ki" şarkısına istiklal caddesinde klip çekilirken sol yanından ayrılmayan, kalabalığı inanılmaz bir şekilde kontrol altında tutan, garip şapkalı, siyah deri mont giyen, sakallı ve kotunu göbeğinin üstüne kadar çekmiş, nasuh mahruki'den hallice olan o adamda vardır. bizim cemal ağa'yı göremeyeceksiniz belki ama youtube'dan candan erçetin'in dediğim klibini izleyerek gerçekten fiyakalı bi adam nasıl olurmuş görebilirsiniz. alın size link. gözünüz fiyakalı adam görsün.yok satmak
herhangi bişey yok satıyor diye övünmek bence çok saçma. yok satıyor demek aslında satamıyosundur demektir arkadaşım. üstelik normal satamamaktan daha kötü. alamayan insan bi sinirlenir. hay senin ürününe filan der.hoplayıver çekirge
çekirge hayvanı üzerine bile şarkı yapabilen insanımız var. çekirgelerin bundan bi haber yaşıyor olmaları bence üzücü. acaba dünyada çekirgeleri konu alan bi şarkı daha varmıdır. sanmıyorum. acaba çekirgeler insanoğlunun kendileri için bir şarkı yaptığını bilselerdi neler hissederlerdi. bence çok mutlu çekirgeler olurlardı. bundan yıllar yıllar önce bi internet kafede oturuyorken içeri bi tane çekirge girmişti. ortamda nasıl bi kaos yaşandığını anlatamam size. en son ben artık o an nasıl bi cesaret geldiyse, çekirgeye tekme atarak dükkanın dışına uçmasını sağlamıştım. ne vicdansız adamım lan. çekirgeye tekme atmışım. -sana o kadar şarkı yaptık! daha ne istiyorsun be! diye sinirlenerek tekmeyi çakmış da olabilirim tabi.tweek
son olarak, I love you tweek!
22 Ocak 2011 Cumartesi
sezercik oldum - komşu kızı - kabuklu fıstık
ben saçlarımı kendim keserim. saç kesme makinem var. saçları kesibilen bi alet. sürekli üç numara veya bir numara keserim. ama üşengeçlikten olsa gerek uzunca bi zamandır kesmiyorum. bu yüzden saçlarım baya bi uzadı. yavaş yavaş bi sezerciğe dönüşüyorum. eğer biraz daha uzarsa tam bi sezercik gibi dolaşırım artık ortalıkta.
üç yazı öncesinde 8-9 yaşında olduğu için dikkate almadığım komşu kızından bahsetmiştim. yaa işte... benmiyim onu dikkate almayan. bilgisiyle dövdü beni şuncacık kız. valla komşu kızının ingilizcesi bile benimkinden daha üst seviyede. geçenlerde bize gelmişler, bi kağıda ingilizce kelimeler yazmış. (ingilizce olduğunu anlamışım) parrot ve turtle ne demek bilmiyorum ben yemin ederim. gurur yaptım bakmadım da. şu üşengeçlik yüzünden cahil kaldım cahil.
geçenlerde mutfakta ufak bir filenin içinde kabuklu fıstık gördüm ve hemen biraz aldım. uzun yıllardır yemiyodum kabuklu fıstık. allaam bu nasıl bi zevktir. kabuğunu kırması, sonra gelen o koku ve nefis tadı. yemelere doyamadım. ama yemesinden çok o kabuğu kırmasını sevdim. çok güzel bi sesi var. çıtıkırıırrttt gibi. biliyorum durduk yere canınızı çektirdim. özür dilerim. şimdi bana ne kadar küfretseniz haklısınız. ama belki aranızda uzun yıllardır yemeyenler vardır. hatırlatma olsun da bu benzersiz keyfi tekrar keşfedin diye şeettiydim ben. size de iyilik yaramıyor canım. ne haliniz varsa görün banane.
21 Ocak 2011 Cuma
stickman and Lady GaGa (sevgilim!)

ben yine gündemi geriden takip eden adam olarak Lady GaGa'yı daha yeni dinlemeye başladım. yeni keşfettim. çok tatlı bi insan kendisi, deli deli dönüyo, böyle bıcırık bıcırık bi hareketler filan. çok sevdim valla. hatta bildiğin aşık oldum lan. yemin ederim bak. öyle hani bi insanı çok seversin, hayranı olursun falan bu şekilde değil. hani nasıl böyle normal aşık olursun, işte o şekilde aşık oldum kıza. şu internet aleminde ne kadar klibi, ne kadar canlı performansı varsa hepsini indirdim. hem de hepsi 1080p yüksek çözünürlüklü nefis bi kalitede. bin küsür sayıda yüksek çözünürlüklü fotoğrafını da indirdim. gördüğünüz üzere eğer mümkün olsa kendisini de indireceğim. bi gün youtube'a girdim. nası denk geldiysem bi klibini izledim, sonra bi klip daha, sonra bi klip daha derken olay bu seviyeye geldi. süpermiş la şarkıları niye demiyosunuz bana bu kızı. beni bile coşturdu. bi şarkı beni bile coşturabiliyosa o şarkı kesinlikle güzeldir. ve Lady GaGa'nın bu şekilde çok şarkısı var. bi arkadaşım baya bi önceden bak lan Lady GaGa falan filan diye bişiler demişti de ciddiye almamıştım. neyse azcık geç oluverdi napalım. bi ara da dvj bazuka'ya aşık olmuştum hatırlarsanız. neyse sevmiyom artık onu. zaten yeni şarkı ve klipleri de iyice boktanlaşmış. önceden kliplerinin böyle bi havası olurdu, hepsinin ayrı bi tarzı olurdu, güzel bi kurgusu olurdu, şarkıları insanı tahrik ederdi. şimdi bunların hiç biri kalmamış. leblebi gibi şarkı yapıp klip çekiyo zaten. 150 tane şarkı yapacağına adam gibi 10 tane şarkı yap. allaam ya leppim ya. neyse şu güzel yazıyı senin o meymenetsiz ismini kullanarak kirletmek istemiyorum daha fazla. bundan sonra Lady GaGa stayla! pıtırcığım o benim ya. fındık kurdum. bıcırığım. o pıtıcık pıtıcık dans edişini yerim. ekmek yiyişine gurban olurum senin. o ağız ve çene yapını yirim. dudaklarını ısırırım. dişleri bile seksi. bi insanın dişleri bile seksi olur mu? oluyor işte. bi de hem şarkı söyleyip hem de deli gibi hoppidik dans ettiği için şarkı bitince nefes nefese kalıyor. kıyamıyorum hiç. miniğim ya. geçen gün kardeşime dedim ki, lan valla ben Lady GaGayla evlenirim ha. -he o da hazır seni bekliyodu zaten... dedi. ne var lan sanki, olamaz mı?! belki beni tanıma fırsatı olsa aşık olacak, ki eminim bundan. %100 eminim beni tanısa kesinlikle delicesine aşık olur. hem zaten kendisi evlenmek ve bi sürü çocuk yapmak istiyormuş. ben hazırım Lady GaGam, burdayım. çeneni yidiğim. gel bi sürü küçük stickman ve küçük lady gaga yapalım. mutlu mesut geçinip gidelim.
17 Ocak 2011 Pazartesi
Inception
ben her zaman olduğu gibi gündemi geriden takip eden adam olarak inception'ı daha geçen gün izledim (şerefsizim benim aklıma gelmişti..gerçek..) şaka şaka gelmemişti. ya gelmişti de biraz başka türlü aslında. aynı gibi de ama sanki neyse geçelim benim aklıma geleni. aslında biraz kafam karıştı. iki defa izledim ama %100 anladım denemez. izliyorum şimdi bi yere kafam takılıyor sonra çözüyorum olayı, hah lan tamam işte şöyle olduğu için böyle diyorum, sonra bi yer daha çıkıyor böyle, orayı hallediyorum, derken bi yer daha çıkıyor. bu sefer ilk çözdüğüm şeyi unutuyorum. oradan ora, şurdan şöyle derken bi acayip bi karışık bişi oluyo, sonra hepsini düşünüyorum haaa tamam leeen anladım şimdi diyorum ama yine bişeyler karışmış gibi oluyor, bi acayip oluyor. sanırım tam anlamış olan biriyle birlikte tekrar izlemeliyim ve kafama takılanları filmi izlerken anında sormalıyım o kişiye. ancak böyle içim rahat edecek gibi. zaten son zamanlarda bende böyle bi film anlayamama hastalığı başladı. aptallaştım sanırım. beyinsizleştim.
10 Ocak 2011 Pazartesi
menemen
insanın çat diye kapısına dayanıp üç yumurta isteyecek kadar samimi bir komşusunun olması lazım bence. ha yok değil var ama durum başka. sırf canım menemen yapıp yemek istiyor ve evde yumurta yok diye bir gündüz vakti, ki dışarı çıkıp rahatlıkla 3 yumurta alınabilecek bir vakittir, komşunun kapısına gidip de üç yumurta istenmez be abi. sırf üşengeçlikten yani. aslında bi samimiyet var tabi ama istediğim düzeyde değil. -hişşş zenci, 5-6 yumurta al gel de bi menemen yapıp yiyek lan! düzeyinde bi samimiyet istiyorum ben. ama bu samimiyet tek yönlü ve benim baskın olduğum bir şekilde olsun. o yapamasın mesela aynı hareketi. veya onun getirdiği yumurtalarla yapılmış bir menemeni beraber yedik diye ertesi gün kapıma dayanıp -çocuğun şu ödevi bilgisayardan çıkacakmış, şunu bi çıkartıver yazıcıdan... demesin. kartuş kaç para biliyo musun sen!
halbuki komşuyla aramdaki samimiyet düzeyi kocasıyla karşılaşırsam selamlaşmak, küçük kızını kapıda görürsem gülerek el sallamak ve onun da bana aynı şekilde karşılık vermesi, kendisiyle olan iletişimim ise -annen var mı? -yok?.. kpss'ye neden girmiyosun? -nebileyim... düzeyinde. 8-9 yaşlarındaki kızıyla ise hiç bir iletişimim yok. dikkate almıyorum onu. o yaşlardaki insanları sevmiyorum. yaşa bak 8-9. yumurta-menemen filan diyince zeki demirkubuz'un bekleme odası filminden bi cümle geldi aklıma;
-gözleri ağlamaktan şişmiş insana menemen yer misin diye de sorulmaz ki ya...
çok gülmüştüm buna. filmi durdurup dakikalarca gülmüştüm. yine film durmuş haldeyken evin çeşitli yerlerine gidip oralarda da güldüm. sonra baktım bu işin bi sonu yok. gülmeyi bırakıp filmi izlemeye devam ettim.
yumurtayla ilgili bişiler düşününce insanın aklına da amma film geliyo ha. şimdi de funny games (1997) filmi geldi aklıma. hadi şimdi cesareti olan varsa semih kaplanoğlu'nun yumurta filmi de var ama onu unutmuşsun yazsın yorum olarak. hadi yazsın da göreyim. hadii.. hadiii... ahah aklıma süper bi film fikri geldi. menemen diye bi film çeksem. komedi filmi olsa. tüm bu filmlerle dalga geçse. offf ya, neden bu kadar zeki ve yaratıcı bi insanım sanki. size haksızlık. ama siz de üşengeç değilsiniz işte. ordan dengeliyoruz.
halbuki komşuyla aramdaki samimiyet düzeyi kocasıyla karşılaşırsam selamlaşmak, küçük kızını kapıda görürsem gülerek el sallamak ve onun da bana aynı şekilde karşılık vermesi, kendisiyle olan iletişimim ise -annen var mı? -yok?.. kpss'ye neden girmiyosun? -nebileyim... düzeyinde. 8-9 yaşlarındaki kızıyla ise hiç bir iletişimim yok. dikkate almıyorum onu. o yaşlardaki insanları sevmiyorum. yaşa bak 8-9. yumurta-menemen filan diyince zeki demirkubuz'un bekleme odası filminden bi cümle geldi aklıma;
-gözleri ağlamaktan şişmiş insana menemen yer misin diye de sorulmaz ki ya...
çok gülmüştüm buna. filmi durdurup dakikalarca gülmüştüm. yine film durmuş haldeyken evin çeşitli yerlerine gidip oralarda da güldüm. sonra baktım bu işin bi sonu yok. gülmeyi bırakıp filmi izlemeye devam ettim.
yumurtayla ilgili bişiler düşününce insanın aklına da amma film geliyo ha. şimdi de funny games (1997) filmi geldi aklıma. hadi şimdi cesareti olan varsa semih kaplanoğlu'nun yumurta filmi de var ama onu unutmuşsun yazsın yorum olarak. hadi yazsın da göreyim. hadii.. hadiii... ahah aklıma süper bi film fikri geldi. menemen diye bi film çeksem. komedi filmi olsa. tüm bu filmlerle dalga geçse. offf ya, neden bu kadar zeki ve yaratıcı bi insanım sanki. size haksızlık. ama siz de üşengeç değilsiniz işte. ordan dengeliyoruz.
5 Ocak 2011 Çarşamba
balkanlardan gelen soğuk hava dalgası
sizi bilmem ama şu balkanlardan gelen soğuk hava dalgasından ben bıktım arkadaş. neden bizim kendi soğuk hava dalgamız yok. neden balkanların kullanıp eskittiği soğuk hava dalgasını kullanıyoruz. kendi soğuk hava dalgamızı üretemeyecek kadar fakir miyiz veya cahil miyiz? bıktım başkalarının kullanıp attığı soğuk hava dalgasını kullanmaktan. pis pis eski bi soğuk hava dalgası. napayım ben böyle soğuk hava dalgasını. oh lan balkanlara bak sen. kullan mis gibi yepyeni soğuk hava dalgasını eskiyince bize gönder. yek yee. burdan meteoroloji bakanlığına sesleniyorum. elin eskimiş soğuk hava dalgasını bize kakalayacağınıza adam gibi yeni bi soğuk hava dalgası üretin. hava durumu haberlerinde şunu duymak istiyorum, evet sevgili seyirciler, meteorolojimiz tarafından üretilen yepyeni mis gibi soğuk hava dalgamız etkisini göstermeye başladı. artık balkanların sikimdirik soğuk hava dalgasını kullanmak zorunda kalmayacağız. oh kendi soğuk hava dalgamız ne güzel. güle güle üşüyün. başkasının soğuk hava dalgası hiç insanın kendi soğuk hava dalgasının yerini tutar mı? tabi ki hayır. sizin kullanılmış, eskimiş o soğuk hava dalganıza kalmadık sevgili balkanlar. alın da başınıza çalın. pııhh. balkan soğuk hava dalgasına bak. pııhh. üşütmüyo bile lan. ne biçim.
1 Ocak 2011 Cumartesi
şunları düşündüm
amorti
milli piyango bileti alıp, sonra da -ulan amorti bile çıkmadı be... diye üzülen insanın şu hayatta hiç bi şansı olamaz bence. hiç bi yere gelemez. abicim sen amorti çıksın diye mi aldın sanki o bileti. hee? amorti için mi aldın? ben bilet almış olsam ve çıkmasa, -ulan kaçırdım büyük ikramiyeyi... diye dertlenirdim. amorti bile çıkmadı diye dertlenmezdim. neden? çünkü ben büyük işlerin adamıyım. hadi şimdi siz o küçük, telaşlı ve fakir dünyalarınıza dönebilirsin. hadee hadee... ha bi de -oh lan amorti bari çıktı, neyse verdiğimiz parayı kurtardık en azından... diye sevinen insan var. sen daha betersin be amortici. sen o kafayla bi bok olamazsın be amortici, ben sana ne diyim be amortici. amorti de ne tuhaf bi kelimeymiş. amorti.
yurovizon insanları
etrafımızda yurovizon insanları var. her yıl bu zamanlar aniden bi yerden belirip üstümüze koşarak gelip YUROVİZONDA ŞU YARIŞACAAMIŞ!!! YUROVİZONDA BU YARIŞACAAMIŞ!!! diyip kaçıyor. sonra da bi kenara geçip insanları izliyor. hayattaki tek eğlencesi bu. insanlara yurovizonda kimin yarışacağını söylemek. gerisine karışmaz. sadece söyler ve kaçar. bakın şimdi yurovizon insanı haberi verdiği insanların tartışmalarını çekirdek çitleyerek ve sırıtarak izliyor ve sabırsızlıkla gelecek seneyi bekliyor.
bardağa dolu tarafından bakamıyorum
bazen yerde otururken biraz yüksekteki masada duran, içini göremediğim bardakta su olduğunu unutup o bardağı hızlıca alıyorum. sonrası felaket. sonrası mutsuzluk.
spam yorumlar
bloga spam yorum bırakan insanları anlamıyorum. sanki yüzbinlerce kişi giriyor ve senin o spam yorumda verdiğin linke tıklayacak bu insanlar ve artık ne ürün ne hizmet satıyosan alacaklar da sen de zengin olacan öyle mi? "10 milyar koydular demi içine 10 milyar koydular..."
twitter cenabetliği
twitterda 800 küsür twitim vardı ama bi kaç gün önce bu sayı bi anda 100'e düştü. 700 twitim bi anda yok oldu. bu nasıl bi cenabetliktir anlamıyorum ya. diğer insanlara da bakıyorum onlarınki de mi düştü acaba diye. ama yok. sadece benimki silinmiş. bütün sınıfa 10 verdim ama şabana 2 verdim. niye hocam? ben de kitabı aynen yazmıştım. AMA 4 VİRGÜL ATLAMIŞSIN!!! durumundayım şu an. arada bi eskiye dönüp onları okumak güzel oluyodu. zaten bana yazılan cevaplar da siliniyor. yani anlayacağınız bok gibi bir twitter hesabım var.
milli piyango bileti alıp, sonra da -ulan amorti bile çıkmadı be... diye üzülen insanın şu hayatta hiç bi şansı olamaz bence. hiç bi yere gelemez. abicim sen amorti çıksın diye mi aldın sanki o bileti. hee? amorti için mi aldın? ben bilet almış olsam ve çıkmasa, -ulan kaçırdım büyük ikramiyeyi... diye dertlenirdim. amorti bile çıkmadı diye dertlenmezdim. neden? çünkü ben büyük işlerin adamıyım. hadi şimdi siz o küçük, telaşlı ve fakir dünyalarınıza dönebilirsin. hadee hadee... ha bi de -oh lan amorti bari çıktı, neyse verdiğimiz parayı kurtardık en azından... diye sevinen insan var. sen daha betersin be amortici. sen o kafayla bi bok olamazsın be amortici, ben sana ne diyim be amortici. amorti de ne tuhaf bi kelimeymiş. amorti.
yurovizon insanları
etrafımızda yurovizon insanları var. her yıl bu zamanlar aniden bi yerden belirip üstümüze koşarak gelip YUROVİZONDA ŞU YARIŞACAAMIŞ!!! YUROVİZONDA BU YARIŞACAAMIŞ!!! diyip kaçıyor. sonra da bi kenara geçip insanları izliyor. hayattaki tek eğlencesi bu. insanlara yurovizonda kimin yarışacağını söylemek. gerisine karışmaz. sadece söyler ve kaçar. bakın şimdi yurovizon insanı haberi verdiği insanların tartışmalarını çekirdek çitleyerek ve sırıtarak izliyor ve sabırsızlıkla gelecek seneyi bekliyor.
bardağa dolu tarafından bakamıyorum
bazen yerde otururken biraz yüksekteki masada duran, içini göremediğim bardakta su olduğunu unutup o bardağı hızlıca alıyorum. sonrası felaket. sonrası mutsuzluk.
spam yorumlar
bloga spam yorum bırakan insanları anlamıyorum. sanki yüzbinlerce kişi giriyor ve senin o spam yorumda verdiğin linke tıklayacak bu insanlar ve artık ne ürün ne hizmet satıyosan alacaklar da sen de zengin olacan öyle mi? "10 milyar koydular demi içine 10 milyar koydular..."
twitter cenabetliği
twitterda 800 küsür twitim vardı ama bi kaç gün önce bu sayı bi anda 100'e düştü. 700 twitim bi anda yok oldu. bu nasıl bi cenabetliktir anlamıyorum ya. diğer insanlara da bakıyorum onlarınki de mi düştü acaba diye. ama yok. sadece benimki silinmiş. bütün sınıfa 10 verdim ama şabana 2 verdim. niye hocam? ben de kitabı aynen yazmıştım. AMA 4 VİRGÜL ATLAMIŞSIN!!! durumundayım şu an. arada bi eskiye dönüp onları okumak güzel oluyodu. zaten bana yazılan cevaplar da siliniyor. yani anlayacağınız bok gibi bir twitter hesabım var.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)