arada bir aylar önce izlediğim bi yemekteyiz yarışmasındaki "ölüm müziği" dinleyen adam geliyor aklıma. bu anlarda hayatı sorguluyorum. afrikadaki çocukları, kutuplardaki eskimoları filan düşünüyorum. ilk bölümde yanında oturan adam buna dönüp,
-tişörtünüz çok güzel, sanırım tarzınızı yansıtıyor.. gibi bişey demişti. bu da,
-ben death music dinliyorum! death music... ölüm müziği. herkes dinleyemez... demişti. o günden beri düşünüyorum. lan acaba ben dinleyebilirmiyim ölüm müziği, dinlesem ölürmüyüm. ölsem dinlermiyim. aman ya boşverdim sakın dinlemeyeyim. aman sakın bak ha siz de dinleyim filan demeyin. herkes dinleyemez çünkü. lütfen.
geçen gün bi adam gördüm, ben yürürken 5 metre kadar önümden geçti. ve o 5 metreye rağmen, dostum... lanet olsun... adam sigara kokusuna adeta yeni anlamlar kazandırmaya çalışıyordu. bu adama çok kötü sigara kokuyor dememiz yetersiz kalırdı. sigara kokusunun çok çok ötesinde bi boyuta geçmişti. adamın ruhuna sinmişti sigara kokusu. tüm hücrelerini ele geçirmişti. o adamla aynı evde yaşayan insanlara çok yazık. çok.
nba oyuncularının neden hep üç ismi var anlamıyorum. bi de bundan illaki yıllar sonra haberdar olursunuz. herif on yıl bir isim ve bir soy isim ile takılır. gayet güzel tamam. ama sonra bi bakmışın iki isim bi soyisim. gerçekten hoş değil. sevmiyorum bu tarz durumları.
şimdi söylediğim şeye şaşıracaksınız belki ama söyleyeceğim valla. ben bazen adolf hitler'i anlıyorum. günlük hayatta öyle insanlarla karşılaşıyorum ki. lan diyorum adam haklıymış beyler. insan insana herşeyi yapabilir. yeterki nefret edilecek bi sebep olsun. sokakta müzik yapan birilerini izliyorsunuz mesela, onlar ortada çalıyor, insanlarda etrafında daire şeklinde toplanarak izliyor ve bu durumlarda bazı insan demeye dilimin varmadıkları, göz göre göre geliyolar sizin önünüze dikiliyolar. yani bu nasıl bi düşüncesizlik, nasıl bi saygısızlıktır. bir kişiyi, iki kişiyi, üç kişiyi çekilmesi konusunda uyardıktan sonra artık o gelen dördüncüye arkadan tekmeyle saldırasınız geliyo. bi de bunların biri hariç hepsi üniversite öğrencisi ha. gerçi üniversite öğrencisi olsa nolcak abi ya :) böyle saygısızların hepsini toplucaksın abi, en ağır işleri yaptırcaksın, iliği kemiği kuruyana kadar geberene kadar deli gibi çalıştıracaksın. böyle acı içinde geberteceksin. neyse ya, valla artık böyle şeylerden bahsetmekten de sıkıldım :/ gerçi arkadaşım dediğiniz, en zor zamanında hep yanında olduğunuz, ara sıra bebeklik fotoğraflarına bakıp, keşke o zamana gidebilsem de o yanaklarını sıksam, deli gibi oynamaktan üstünü başını dağıtmış, çorabının yarısı çıkmış ayağından sarkan, kendine üç beden büyük donu annesi tarafından nerdeyse koltuk altına kadar çekilmiş ve süveteri içine sokulmuş o salaş halini sevsem, oyuncak bebeğini dizlerine yatırıp uyutmaya çalışırken ninni söyleyen o minik ağzını yisem dediğiniz, her derdini dinlediğiniz, omzunuzda ağlayan bir insan, karşınızda çok rahat bi şekilde saygısızlığın ve nankörlüğün kralını yapabiliyorken şu hayatta, sokaktaki adamdan insani bi davranış beklemek çok büyük bi beklenti ve yanlış aslında. bak deli gibi death music dinleyesim geldi şimdi.