18 Kasım 2010 Perşembe

kötü şans

ufak şeylerden mutlu olabilen, bunları hayat sevincine çevirmeyi başarabilen, sonrasına umutla bakabilen bi insanım ama herhangi birinin maksimum yirmi dakikasını ayırıp yapacağı ve sonrasında da çok mesut ve bahtiyar bi şekilde hayatına neşeyle devam edeceği bir iş benim başıma öyle belalar açıyorki, tam bir dram. olayın ne olduğunu söylemeyim şimdi ama benim vaktimi, paramı ve zaten çok kıt miktarda olan hayat enerjimi alıp götüren bişey. üstüne bi de şanssızlık travmaları ve üzüntüler. yani ne bileyim abi ya. bu kadar da olmamalı. bi de bu tarz olaylarda kendi kendime sürekli; -olum saçmalama, dünyada senin durumundan bin beter milyonlarca insan var. şu an ne sıkıntılar çeken, çok zor durumda insanlar var. su bulamayan insanlar var lan manyak mısın sen, üzüldüğün şeye bak, bi bardak su bulamıyolar. şükret haline... gibi gibi çok değişik şeyler diyorum ve yaşadığım sorunu başka insansanların daha büyük sorunlarının arkasına atarak sanki bir sorun değilmiş gibi görüyorum. bu yaptığım doğru mu yanlış mı bilmiyorum ama kendimi bu şekilde rahatlatmaya çalışıyorum. halbuki sorun orda tüm acı gerçekliğiyle buz gibi duruyor ve hayatımı mahvetmeye devam ediyor. çok boktan bi durum. hayır bu kadar basit bişey bile bu denli bir drama dönüşebiliyorsa bi insanın hayatında, o zaman hiç yaşamayalım aq.

5 yorum:

xiksvelie dedi ki...

ağla, geçer...

MsKayra dedi ki...

resim güzelmiş.

stickman dedi ki...

xiksvelie, düşünmedim değil ama sonra kendimi daha kötü hissederim diye yapmadım :) ben şöyle 5-6 yılda bir ağlıyorum. biriktirip biriktirip abi anda :D feci oluyor tabi.

MsKayra, evet kim çizdiyse güzel çizmiş. google'a bad luck yazıp aratmıştım. blogger kafası :D kendim çizmeye üşenince böyle yapıyorum.

jazz dedi ki...

bu arada eklemeden duramiciim, bu kedi edgar allen poe'nun birkaç öyküsünün bir arada olduğu bir kitabın kapağında vardı, ingilizceyi öğrenenler içindi galiba...

stickman dedi ki...

vay be jazz, helal, entelektüel birikim ve hafıza diye işte ben buna derim :)