davulcu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
davulcu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Eylül 2008 Perşembe
ortaya karışık 2
MAKARA-KULAKLIK
bazen neden kulaklıkla müzik dinlerken rahat olamıyorum. sanki telefon çalıyomuş gibi. yada kardeşim yatakta can çekişiyo da yardım için çırpınıyomuş gibi. yada telefon çalıyo. ne bu ya. hep bi tedirginlik. (kardeşim kulaklığı makaraya sarmış. hayır, makarayı nerden bulmuş? kulaklığı makaraya sarması çok normal tabi, nerden bulduğunu sorguluyorum)
Bİ GİYİM FİRMASI
ulan 40 yılda bir bişi aldım. bi giyim firması bana ufak çaplı bi kazık attı. ama geçmişlerine duyduğum saygıdan dolayı aras kargoya yaptığım gibi aşşalamıcam onları. köprüyü geçene kadar ayıyla muhattap olmam durumu. yalnız bu köprü baya uzun lan :D yani şöyle söyleyim, sırat köprüsü bu köprünün bitişinde başlıyo. anladınız mı? ne anlıcaksınız lan siz beyinsizler :p (okura hakaret etmekten çekinmeyen insan) hayvanlar!... nefret edilesi canlılarsınız siz!... (hepimiz hata yapabiliriz) (okuyucuların blogdan uzaklaşma nedeni; bkz: konu: ortaya karışık 2-2. bölüm) bu giyim firması sonra özür maili attı, bi daha ki sefere telafi etceklermiş. hadi bakalım. şaka yaptım, siz dehşet insanlarsınız, olağanüstü canlılarsınız. (illa dövdürtecekseniz söyleyin bari yüzüme vurmasınlar)
DAVUL
davul sesini gök gürlemesi sandınız mı hiç? evet ben sandım. dün gece öyle bişey oldu. işte öyle birşey.
BU NE LAN!
korsan cd'cide çalıştığım zamanlar. iki tane bayan kuaförü var ve ortasında cd'ci dükkanı. lan yemin ederim beleş çalışırım. zaten beleş çalışıyo gibi bişeydim. günde 5 ytl alıyodum. şaka şaka o zaman YTL yoktu. beş milyon alıyodum günde. yan tarafta bi kuaför ahmet abi vardı. bi gün dükkanda kurulu 5+1 ses sisteminin gücünü arkama almışım CEZA'nın rapstar albümü de o zamanlar daha yeni çıkmış, merakla dinliyorum. ahmet abi içeri girdi, şöyle bi baktı. -bu ne lan...dedi. bunları mı dinliyon dedi. hemen telefonuma sarıldım. kadıköy tayfasını çağırdım. fena dövdük biz bunu. gözüne filan vurduk.
BUGS BUNNY
bugün bi özlü söz söylemek istiyorum, ilerde belki atasözü olur.
dağ dağa küsmüş, ovalar oluşmuş, akarsular akmaz olmuş, tavşan hollwood'a göç etmiş. orda çizgi film artisti olmuş. evet! bugs bunny. artis olmak kolay değil tabi, önce parasızlıktan porno filmlerde oynamak zorunda kalmış. sonra parayı vurunca bütün filmleri toplatmış, yakmış. Bu bugs bunny Türkdür aslında. Şahin K onu örnek almıştır ama o kadar başarılı olamamıştır. Bugs, porno fimlerde oynayıp warner bross'a geçtikten sonra parayı vurunca tabi tövbe etmiş, kendini müslümanlığa adamış. fakirlere yemek filan vermiş. tabi sadece havuç verebilmiş. o, herkes sadece havuç yiyo sanıyomuş. bu sene hacca gidip hacı olacakmış Bugs. sonra da Türkiye'ye yerleşmeyi düşünüyomuş. kamuoyuna saygıyla duyurdum. (olay özlü söz ve atasözü boyutunu çoktan aştı, farkındayım)
bazen neden kulaklıkla müzik dinlerken rahat olamıyorum. sanki telefon çalıyomuş gibi. yada kardeşim yatakta can çekişiyo da yardım için çırpınıyomuş gibi. yada telefon çalıyo. ne bu ya. hep bi tedirginlik. (kardeşim kulaklığı makaraya sarmış. hayır, makarayı nerden bulmuş? kulaklığı makaraya sarması çok normal tabi, nerden bulduğunu sorguluyorum)
Bİ GİYİM FİRMASI
ulan 40 yılda bir bişi aldım. bi giyim firması bana ufak çaplı bi kazık attı. ama geçmişlerine duyduğum saygıdan dolayı aras kargoya yaptığım gibi aşşalamıcam onları. köprüyü geçene kadar ayıyla muhattap olmam durumu. yalnız bu köprü baya uzun lan :D yani şöyle söyleyim, sırat köprüsü bu köprünün bitişinde başlıyo. anladınız mı? ne anlıcaksınız lan siz beyinsizler :p (okura hakaret etmekten çekinmeyen insan) hayvanlar!... nefret edilesi canlılarsınız siz!... (hepimiz hata yapabiliriz) (okuyucuların blogdan uzaklaşma nedeni; bkz: konu: ortaya karışık 2-2. bölüm) bu giyim firması sonra özür maili attı, bi daha ki sefere telafi etceklermiş. hadi bakalım. şaka yaptım, siz dehşet insanlarsınız, olağanüstü canlılarsınız. (illa dövdürtecekseniz söyleyin bari yüzüme vurmasınlar)
DAVUL
davul sesini gök gürlemesi sandınız mı hiç? evet ben sandım. dün gece öyle bişey oldu. işte öyle birşey.
BU NE LAN!
korsan cd'cide çalıştığım zamanlar. iki tane bayan kuaförü var ve ortasında cd'ci dükkanı. lan yemin ederim beleş çalışırım. zaten beleş çalışıyo gibi bişeydim. günde 5 ytl alıyodum. şaka şaka o zaman YTL yoktu. beş milyon alıyodum günde. yan tarafta bi kuaför ahmet abi vardı. bi gün dükkanda kurulu 5+1 ses sisteminin gücünü arkama almışım CEZA'nın rapstar albümü de o zamanlar daha yeni çıkmış, merakla dinliyorum. ahmet abi içeri girdi, şöyle bi baktı. -bu ne lan...dedi. bunları mı dinliyon dedi. hemen telefonuma sarıldım. kadıköy tayfasını çağırdım. fena dövdük biz bunu. gözüne filan vurduk.
BUGS BUNNY
bugün bi özlü söz söylemek istiyorum, ilerde belki atasözü olur.
dağ dağa küsmüş, ovalar oluşmuş, akarsular akmaz olmuş, tavşan hollwood'a göç etmiş. orda çizgi film artisti olmuş. evet! bugs bunny. artis olmak kolay değil tabi, önce parasızlıktan porno filmlerde oynamak zorunda kalmış. sonra parayı vurunca bütün filmleri toplatmış, yakmış. Bu bugs bunny Türkdür aslında. Şahin K onu örnek almıştır ama o kadar başarılı olamamıştır. Bugs, porno fimlerde oynayıp warner bross'a geçtikten sonra parayı vurunca tabi tövbe etmiş, kendini müslümanlığa adamış. fakirlere yemek filan vermiş. tabi sadece havuç verebilmiş. o, herkes sadece havuç yiyo sanıyomuş. bu sene hacca gidip hacı olacakmış Bugs. sonra da Türkiye'ye yerleşmeyi düşünüyomuş. kamuoyuna saygıyla duyurdum. (olay özlü söz ve atasözü boyutunu çoktan aştı, farkındayım)
16 Kasım 2007 Cuma
Bizim bi'arkadaş!... (3)
Bizim bi'arkadaş'ın mahallesine dün ramazan davulcusu gelmiş. Arkadaş şaşırmış. Çıkmış cama; -hayırdır abi?... demiş. Davulcu; yaa sorma, Ramazan bitince bayram telaşesiyle bahşişleri toplamayı unutup memlekete gitmişim. Geçen gün aklıma geldi, hemen kalktım geldim. Atsana bi sakal...demiş. Arkadaş sırf kendisini güldürdüğü için atmış üç-beş sakal. Şimdi kapı kapı dolaşıp bu derdini anlatıyomuş bu unutkan davulcu.
Bizim bi'arkadaş'ın bilgisayarı çok geç açılıyomuş, bu yüzden kasadan power tuşuna bastıktan sonra bi 5-10 dk bişilerle oyalanıp, sonra gelip monitörü açıyomuş. Taktir ettim, güzel elektirik tasarrufu sağlar.
Bizim bi'arkadaş, taksiye binmiş. Gıcık kaptığı tarzda bi müzik son ses çalıyomuş. Bağırmış şöföre kardeşim allahını seversen kapat şunu...diye. Şöförde, -ben ateistim beyfendi...demiş, -nereye...demiş?
Bizim bi'arkadaş vardı ilkokulda Esat diye. Defter ve kitaplar okunmadığı halde açık durursa günah derdi. Bende inanır kapatırdım. Şimdi feysbukta onu arıyorum, bulursam ağzını burnunu kırcam.
Bizim bi'arkadaş, tramvayda dikkat çekebilmek için ingilizce bilmediği halde okul kütüphanesinden ingilizce kitaplar alıp, okur gibi yapıyomuş ve işe yarıyomuş bu.
Bizim bi'arkadaş, feysbuka üye olmuş eski arkadaşlarını bulabilmek için ama hiç bi arkadaşının ismini hatırlıyamıyomuş. Şimdi mal gibi bekliyomuş feysbukun başında, belki onlar beni bulur diye.
Bizim bi'arkadaş, şu geçenlerde yapılan referandumdan sonra yurt dışına çıktı. Bunun boyalı parmağını gören yabancılar soruyomuş ne bu böyle diye. Bu da oy kullandıktan sonra boyandığını söylemekten utanmış, geçici dövme yaptırdım diyomuş.
Bizim bi'arkadaş!... (2)
Bizim bi'arkadaş!... (1)
Bizim bi'arkadaş'ın bilgisayarı çok geç açılıyomuş, bu yüzden kasadan power tuşuna bastıktan sonra bi 5-10 dk bişilerle oyalanıp, sonra gelip monitörü açıyomuş. Taktir ettim, güzel elektirik tasarrufu sağlar.
Bizim bi'arkadaş, taksiye binmiş. Gıcık kaptığı tarzda bi müzik son ses çalıyomuş. Bağırmış şöföre kardeşim allahını seversen kapat şunu...diye. Şöförde, -ben ateistim beyfendi...demiş, -nereye...demiş?
Bizim bi'arkadaş vardı ilkokulda Esat diye. Defter ve kitaplar okunmadığı halde açık durursa günah derdi. Bende inanır kapatırdım. Şimdi feysbukta onu arıyorum, bulursam ağzını burnunu kırcam.
Bizim bi'arkadaş, tramvayda dikkat çekebilmek için ingilizce bilmediği halde okul kütüphanesinden ingilizce kitaplar alıp, okur gibi yapıyomuş ve işe yarıyomuş bu.
Bizim bi'arkadaş, feysbuka üye olmuş eski arkadaşlarını bulabilmek için ama hiç bi arkadaşının ismini hatırlıyamıyomuş. Şimdi mal gibi bekliyomuş feysbukun başında, belki onlar beni bulur diye.
Bizim bi'arkadaş, şu geçenlerde yapılan referandumdan sonra yurt dışına çıktı. Bunun boyalı parmağını gören yabancılar soruyomuş ne bu böyle diye. Bu da oy kullandıktan sonra boyandığını söylemekten utanmış, geçici dövme yaptırdım diyomuş.
Bizim bi'arkadaş!... (2)
Bizim bi'arkadaş!... (1)
Etiketler:
ateist,
bizim bi arkadaş,
davulcu,
geçici dövme,
ramazan
16 Ekim 2007 Salı
oruç devam ediyor...mu acaba?
Ramazan bitti bitmesine ama ben yine kendimi oruç tutuyormuş gibi hissediyorum. Bi şeye alıştım mı kolay kolay bırakamıyorum onu. Akşam yemeğine oturduğumda tuhaf bi tedirginlik oluyo içimde, -lan ezan okundu mu ki?... gibi kafamda sorular türüyo. Çok susadığım bi an, önümde bir şişe su ve boş bir bardak duruyor ama içmiyorum. Su dolu o miss gibi şişeye biraz dikkatli bakınca farkediyorum oruç olmadığımı, hayvan gibi içiyorum. Geceleri midem kazınıyo, mutfağa gidip bişiler atıştırıyorum, bir an sahur gibi geliyo ama yok yok diil işte, resmen bitmiş ramazan. Sahur sıcaklığı yok ortamda. Sahurdan sonra hiç uyumazdım, saat 5,15 te atılan top sesiyle irkilirdim. Yine uyumadığım zaman 5,15 de irkilme ihtiyacı hissediyorum. Ama o camları inleten top sesi yok.
Aslında yalan söyledim, bal gibide hissediyorum ramazanın bittiğini. Oruç gibiymişim gibi filan da hissetmiyorum kendimi. Canım istediği zaman dalıyorum mutfağa ne varsa yiyorum. Susadığım anda gürül gürül içiyorum suları. O manyak davulcuda gitti ohh bee rahatladım. Zaten bilmiyodu davul çalmayı. Akşam yemeğinde de daha annem yemeği tabağa koyar koymaz atlıyorum, başlıyorum yemeye. Hayvanmıyım neyim. Ramazan bittiğine göre artık seksi kola ve dondurma reklamlarıda çıkar. Bu yazıyı da hiç beğenmedim aslında, çok dandik oldu. Beni yalancı gibi göstercek. Yada oruç ve ramazan düşmanı gibi de gösterebilir. Pis bir insan gibi. Pis tüketici. Nuri Alço, gerçek hayatında esmermiş. Kafam karıştı. Konuda bütünlükten eser yok. Kopmuşken tam kopayım. (parantez içine girdim çıkamıyorum, biri beni çıkarsın, anahtar dışarda kaldı, biri parantezi kapayıp üstüme kilitledi.) kendimden tiksindim, ne ki şimdi bu?...!...
Kendimi affettirebilecek bişeyler yazayım bari. Bu cümleden sonra yazan ismi okumaya çalışmayın, çok zor, yormayın kendinizi, ne demiş ona bakın. François de La Rochefoucauld amcamız demiş ki;
"-kendi sırlarımızı kendimiz korumayı başaramazken, bunları anlattığımız başkalarının bu sırları korumalarını nasıl bekleyebiliriz ki?"
sustum...
Aslında yalan söyledim, bal gibide hissediyorum ramazanın bittiğini. Oruç gibiymişim gibi filan da hissetmiyorum kendimi. Canım istediği zaman dalıyorum mutfağa ne varsa yiyorum. Susadığım anda gürül gürül içiyorum suları. O manyak davulcuda gitti ohh bee rahatladım. Zaten bilmiyodu davul çalmayı. Akşam yemeğinde de daha annem yemeği tabağa koyar koymaz atlıyorum, başlıyorum yemeye. Hayvanmıyım neyim. Ramazan bittiğine göre artık seksi kola ve dondurma reklamlarıda çıkar. Bu yazıyı da hiç beğenmedim aslında, çok dandik oldu. Beni yalancı gibi göstercek. Yada oruç ve ramazan düşmanı gibi de gösterebilir. Pis bir insan gibi. Pis tüketici. Nuri Alço, gerçek hayatında esmermiş. Kafam karıştı. Konuda bütünlükten eser yok. Kopmuşken tam kopayım. (parantez içine girdim çıkamıyorum, biri beni çıkarsın, anahtar dışarda kaldı, biri parantezi kapayıp üstüme kilitledi.) kendimden tiksindim, ne ki şimdi bu?...!...
Kendimi affettirebilecek bişeyler yazayım bari. Bu cümleden sonra yazan ismi okumaya çalışmayın, çok zor, yormayın kendinizi, ne demiş ona bakın. François de La Rochefoucauld amcamız demiş ki;
"-kendi sırlarımızı kendimiz korumayı başaramazken, bunları anlattığımız başkalarının bu sırları korumalarını nasıl bekleyebiliriz ki?"
sustum...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)