ramazan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ramazan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Eylül 2008 Pazartesi

iftar daveti

ben iftar davetlerine gitmem ve gidene de maaani olurum;

siz şimdi gidersiniz iftara
yersiniz tıka basa
stickman ne eder düşündünüz mü
o laflar boy boy
sizi ...... redkit

maaani olurum mu demiştim? okurum diyecektim. okudum.

16 Kasım 2007 Cuma

Bizim bi'arkadaş!... (3)

Bizim bi'arkadaş'ın mahallesine dün ramazan davulcusu gelmiş. Arkadaş şaşırmış. Çıkmış cama; -hayırdır abi?... demiş. Davulcu; yaa sorma, Ramazan bitince bayram telaşesiyle bahşişleri toplamayı unutup memlekete gitmişim. Geçen gün aklıma geldi, hemen kalktım geldim. Atsana bi sakal...demiş. Arkadaş sırf kendisini güldürdüğü için atmış üç-beş sakal. Şimdi kapı kapı dolaşıp bu derdini anlatıyomuş bu unutkan davulcu.

Bizim bi'arkadaş'ın bilgisayarı çok geç açılıyomuş, bu yüzden kasadan power tuşuna bastıktan sonra bi 5-10 dk bişilerle oyalanıp, sonra gelip monitörü açıyomuş. Taktir ettim, güzel elektirik tasarrufu sağlar.

Bizim bi'arkadaş, taksiye binmiş. Gıcık kaptığı tarzda bi müzik son ses çalıyomuş. Bağırmış şöföre kardeşim allahını seversen kapat şunu...diye. Şöförde, -ben ateistim beyfendi...demiş, -nereye...demiş?

Bizim bi'arkadaş vardı ilkokulda Esat diye. Defter ve kitaplar okunmadığı halde açık durursa günah derdi. Bende inanır kapatırdım. Şimdi feysbukta onu arıyorum, bulursam ağzını burnunu kırcam.

Bizim bi'arkadaş, tramvayda dikkat çekebilmek için ingilizce bilmediği halde okul kütüphanesinden ingilizce kitaplar alıp, okur gibi yapıyomuş ve işe yarıyomuş bu.

Bizim bi'arkadaş, feysbuka üye olmuş eski arkadaşlarını bulabilmek için ama hiç bi arkadaşının ismini hatırlıyamıyomuş. Şimdi mal gibi bekliyomuş feysbukun başında, belki onlar beni bulur diye.

Bizim bi'arkadaş, şu geçenlerde yapılan referandumdan sonra yurt dışına çıktı. Bunun boyalı parmağını gören yabancılar soruyomuş ne bu böyle diye. Bu da oy kullandıktan sonra boyandığını söylemekten utanmış, geçici dövme yaptırdım diyomuş.

Bizim bi'arkadaş!... (2)
Bizim bi'arkadaş!... (1)

16 Ekim 2007 Salı

oruç devam ediyor...mu acaba?

Ramazan bitti bitmesine ama ben yine kendimi oruç tutuyormuş gibi hissediyorum. Bi şeye alıştım mı kolay kolay bırakamıyorum onu. Akşam yemeğine oturduğumda tuhaf bi tedirginlik oluyo içimde, -lan ezan okundu mu ki?... gibi kafamda sorular türüyo. Çok susadığım bi an, önümde bir şişe su ve boş bir bardak duruyor ama içmiyorum. Su dolu o miss gibi şişeye biraz dikkatli bakınca farkediyorum oruç olmadığımı, hayvan gibi içiyorum. Geceleri midem kazınıyo, mutfağa gidip bişiler atıştırıyorum, bir an sahur gibi geliyo ama yok yok diil işte, resmen bitmiş ramazan. Sahur sıcaklığı yok ortamda. Sahurdan sonra hiç uyumazdım, saat 5,15 te atılan top sesiyle irkilirdim. Yine uyumadığım zaman 5,15 de irkilme ihtiyacı hissediyorum. Ama o camları inleten top sesi yok.

Aslında yalan söyledim, bal gibide hissediyorum ramazanın bittiğini. Oruç gibiymişim gibi filan da hissetmiyorum kendimi. Canım istediği zaman dalıyorum mutfağa ne varsa yiyorum. Susadığım anda gürül gürül içiyorum suları. O manyak davulcuda gitti ohh bee rahatladım. Zaten bilmiyodu davul çalmayı. Akşam yemeğinde de daha annem yemeği tabağa koyar koymaz atlıyorum, başlıyorum yemeye. Hayvanmıyım neyim. Ramazan bittiğine göre artık seksi kola ve dondurma reklamlarıda çıkar. Bu yazıyı da hiç beğenmedim aslında, çok dandik oldu. Beni yalancı gibi göstercek. Yada oruç ve ramazan düşmanı gibi de gösterebilir. Pis bir insan gibi. Pis tüketici. Nuri Alço, gerçek hayatında esmermiş. Kafam karıştı. Konuda bütünlükten eser yok. Kopmuşken tam kopayım. (parantez içine girdim çıkamıyorum, biri beni çıkarsın, anahtar dışarda kaldı, biri parantezi kapayıp üstüme kilitledi.) kendimden tiksindim, ne ki şimdi bu?...!...

Kendimi affettirebilecek bişeyler yazayım bari. Bu cümleden sonra yazan ismi okumaya çalışmayın, çok zor, yormayın kendinizi, ne demiş ona bakın. François de La Rochefoucauld amcamız demiş ki;
"-kendi sırlarımızı kendimiz korumayı başaramazken, bunları anlattığımız başkalarının bu sırları korumalarını nasıl bekleyebiliriz ki?"
sustum...