kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2008 Pazar

tramvayda üç güzel

bu gün tramvayda tam üç kıza duygusal bi yakınlaşma, döngüsel bi elektriklenme, nükleer bi fırtınalaşma yaşadım. buna aşık oldum da diyebiliriz. ikisine giderken aşık oldum, birine gelirken. hoş anlardı.

ilki acayip güzeldi. muhteşem bişey. hem seksi, hem güzel, hem masum. herşey tam yerli yerinde. :) hiç bi kusuru yok. allah sahibine bağışlasın. sahibi dediysek yani yanlış anlaşılmasın. mal muamelesi yaptığımız sanılmasın. sevgilisine, anasına babasına bağışlasın demek istedim. hakkaten güzel kızdı ama artisti. o kadar çiftli boş koltuk varken, gitti gitti arkada tekli koltuğa oturdu. etrafında görülmez soğuk bi duvar vardı. ben güzelim, bakmayın tramvaya bindiğime, hiç bi şekilde benimle iletişiminiz olamaz sizin gibi bi tavrı vardı :) oturduğu bu tekli koltuk öyle bi yerde ki nere oturursam oturayım onu görmeme imkan yok. boş yer varkende tepesine dikilip duramazdım. bende geçtim önüne oturdum. bi nevi yaptığı artislik için onu cezalandırdım. yol boyunca koca kafamı izlemeye mahkum ettim :p sonra boşverdim o artisti, başkasına aşık oldum.

ikinciside tam benlikti, böyle masum bi ifadesi vardı. dudakları muhteşemdi. acayip bi kırmızıydı. teni bembeyazdı ve saçları geceden kara. sanki yıllardır erkeğini arıyordu ve onu bulmuştu. şu an yanımda ayakta duruyordu. arada sırada sağda ilerde önemli bi olay olmuşta sanki oraya bakıyomuş gibi yapıp bakıyodum. şimdi madem bu kadar güzel neden yer vermiyosun diye geçirebilirsiniz içinden. neden vereyim? o bana ne verecek :p şaka bi yana tramvay yolunda tecrübeli biri olarak söylüyorum ki, bu tarz durumlarda hiç bi kıza yer filan vermem. o kadar yolu ayakta gidemem. neyseki yanımdaki hanzo indide, güzel kız sonunda erkeğine kavuşabildi. ben vizeye çalıştım biraz. ben çalışırken o notlarıma bakıyodu. ordan bi muhabbet açıyım dedim ama uykum vardı. zaten şimdi bu mıymıymıy konuşur, dediğindende hiç bişi anlamazsın.

vee dönüş yolundaki üçüncüsü. hayatımın kadını. tesadüfen karşılaştığı bi arkadaşı sayesinde konuşmalarını dinledim. yoo kulak misafiri filan olmadım. baya baya dinledim. güçlü ve hırslı bi kız, bakışlarındanda belli aslında, cin gibi bakıyo pırıl pırıl gözleri, hafiftende ükela gibi ama tatlı duruyor üstünde. sürekli kpss, sınav, atama gibi şeylerden bahsediyolar. ekmeği için çabalayan, mücadele eden bi kız. bakışları böyle sürekli uzağa bakıyo ve parlak geleceğini görür gibi. kendinden emin, dik duruyor. aynı zamanda zarif ve masum. güzel bi gülümseme var yüzünde. sonbahar gibi giyinmiş. her hareketinde, her sözünde, her bakışında, yerinde-yakışan ve tam kararında bi olgunluk var. ne güzel. bi de tatlı, bi de sevimli pis. sadece kpss vs. gibi şeylerdende konuşmuyor, aşk meşk gibi konulardanda behsediyor, arada espride yapıyo. sonra arkadaşıyla vedalaşıp iniyor kule sitede. içimden en derin vedaları ediyorum, kendine çok iyi bak olur mu? hoşçakal sonbahar kostümlü kız.

tahmin edileceği üzere bu yazı bi vize öncesi ve sonrası yaşananları anlatmaktadır. (yazar burda, vizede bildiği halde yapamadığı bir soru yüzünden aşk, şarap ve kadın üçlemesine vurmuştur kendini. hee bi de olmayan bi resim formatı uydurmuştur ki, hocanın o cevabı gördüğünde suratının alacağı şekil merak konusudur)