17 Şubat 2013 Pazar

canım sıkılmasaymış o zaman

insanların konuşma hızı hep aynı mıydı? arttı mı? düştü mü? belki zamanla artacak belki de azalacak. mesela bi insanla yarım saatte konuştuğunuz bi konuyu bir dakikada konuşabilir miyiz? tabi bu biraz da seçilen cümlelere, kişilerin anlayabilmelerine bağlı ama anladınız işte ne demek istediğimi. gerçi ağız yapımız böyle bi hızı kaldırabilir mi o da var. bu nerden düştü aklına derseniz bazen rüyalarımda insanlarla çok hızlı konuşuyorum. acayip hızlı. inanılmaz bi hızla konuşuyoruz gülüyoruz filan. bi acayip.

ben böyle değişik değişik şeyler düşünüp merak edip sonra da devamında pek bişey yapmıyorum. üşeniyorum onun hakkında bişeyler araştırmaya okumaya. öyle merak ettiğim ve düşündüğümle kalıyor.

insanlara yeteri kadar değer veremediğimi düşünüyorum. elimde olan ve olmayan nedenlerden dolayı oluyor bu hep. yeteri kadar değer verebilsem güzel olur aslında. değer vermek demeyelim de, kıymetini bilmek desem daha uygun olur. üzgünüm insanlar, bazı koşullar yüzünden kıymetinizi tam bilemiyorum.

mesleklerinde uzmanlaşmış, ustalaşmış insanlara güvenememe gibi çok fena bi huy var bende. mesela doktora gidiyorum. 6 yıl okumuş, 4 yıl uzmanlık yapmış, onca hasta bakmış tecrübeli bi insana neredeyse karşısında; ya hacı sen öyle diyosun ama bence öyle değil... diyecek gibi oluyorum. düşünsene ya o insandan daha iyi bilebileceğimi düşünüyorum. bu nedir ya. içimden sürekli, bilmiyor kesin... filan diyorum. bi mobilyacı gelecek mesela evde bi mobilyanın üzerinde bi değişiklik yapılması gerekiyor. adam yıllardır bu işi yapıyor. benim düşüncem şu; hiç çağırmasak, gerek yok aslında ben yaparım. kesin beceremez bu herif. kesin dandik yapar. bişey bildiği yok... gibi. mobilyacılık adına yaptığım tek şey ortaokulda iş eğitimi dersinde kontraplağı kıl testere ile keserek peçetelik, iğnelik, bibloluk yapmak olan ben elimde olmadan böyle düşünüyorum işte. bu huyumdan kurtulmaya çalışıyorum. ha bak bi de bilgisayar masası birleştirmiştik kardeşimle birlikte. onu unuttum bak. iyi de birleştirdik valla süper oldu. baya böyle matkaplı falan bi iş. tamam tamam. mobilyacıya karşı öyle düşünebilirim bence. buna hakkım var.

4 yorum:

Sam Scarlet dedi ki...

mobilyacıyı bilmem ama ben hiçbir doktora güvenmem. onlar karambole doktor olmuşlar bence. ya da egolarından önlerini görmüyorlar. önünü görmeyen doktor nasıl bana bakacak? insanları nasıl ameliyat edecek? allah belasını versin onun.

stickman dedi ki...

bela okuma laaqqn! bence hemen bulunduğun yerden kaç, tabipler birliğinden gelip ağzına filan yumruk atacaklarmış hep. saçını da çekceklermiş. şu an haber aldım.

Sam Scarlet dedi ki...

beni korkutamazsın gözlüklü şirin.

P.S. dedi ki...

var öyle uzaktaki sevgilisinin tişörtüne sarılarak uyuyan ya da giyen tipler..biz bişi biliyoz da söylüyoz..