evet bende inanamıyorum ama bu iğrençliği yaptım. yıllar önce daha mini mini birkene dinlediğimiz bir yonca evcimik şarkısından başlığa alıntı yaptım. fakat az önce yaptığım özeleştiri ile bi nebze olsun yüreklerinizde sevgi dolu sıcacık bi yer edindiğime inanıyorum. neyse... benim abone olmak istediğim bi ton dergi var. grafik tasarım, dijital art, photoshop magazin, marketing türkiye, media cat, media think, slam, bazı haber-gündem-aktüealite dergileri, bazı haftalık mizah dergileri. sonracığıma, ııı şimdi artislik yapmak gibi anlaşılmasında bazı fotoğraf ve sanat dergileri. Kurcalamak istediğim bi çok edebiyat dergisi de var. şehir-yaşam dergileri. konyada çıkan bir iki dergi de var. yerel ortam ne durumda aslında bilsek iyi olur. okul kütüphanesinde istediğim bi çok dergi var aslında ama her an elinin altında olması başka bişey tabi. paketini ellerinle açmak, şöyle sayfaları hızlıca bi tırrrrt yapmak sonra şöyle bi kokusunu çekmenin tadı bi ayrı ve istediğin kadar, zaman sınırı olmadan, istediğin her an ulaşabilmek nefis olur. mesela gecenin bi köründe 10 sayı önceki bişey mi takıldı aklına, aç bak. tekrar mı okumak istedin. aç bak.tabi bunların yıllık abonelik fiyatını şöyle bi toplayınca gözbebekleriniz büyüyo. yaşama hevesinizde iniş çıkışlar oluyo. hele bi de yabancı grafik tasarım dergileri var ki. tek bi sayısının fiyatı bile dudak uçuklatıcı. şu an için önceliğim ismini yazdıklarım. ama sadece onların yıllık abonelik ücretleri bile kafa kaşındırıcı. ağızdan "vışşşt, höh, dıps, küh, oha, düüh" gibi sesler çıkartıcı. her işin başı sağlık diyoruz, ve hayata parlayan gözlerle bakmak için direnirken elimizden geldiği kadarıyla takip etmeye çalışıyoruz.
şimdi hepinize Cartel'den hani bana para şarkısını armağan ediyorum.