kola etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kola etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Ekim 2007 Perşembe
Kola
Ben küçükken, bir çok çocuk gibi tam bi kola manyağıydım. 2,5 litrelik kolanın dibini görmeden rahat edemezdim. Hergün apartmanın girişindeki bakkaldan buz gibi kola alıp içer, hasta olurdum. Evde akşam çok fazla kola içmeme izin vermezlerdi ve kolanın kapağını sıkıca kapatıp güyya benim bulamayacağım yada erişemeyeceğim bir yere saklarlardı. Halbuki dünya üzerinde henüz öyle bir alan keşfedilmedi. Gece uyuduktan sonra evin en erken kalkan üyesi olarak saat 5-5,30 gibi kalkardım :) ve evde kola arama çalışmalarına başlardım. Çok yavaş ve sessiz bir şekilde, parmak uçlarında yürüyerek... Genelde mutfakta olurdu. Dolapları, tezgahın altını, dolapların üstünü arardım ve eninde sonunda bulurdum o kolayı. Dolapların en üstünde olsa bile gerekirse iki sandalyeyi üst üste koyarak yada raflardan tırmanarak alırdım o koca şişeyi minicik ellerimle.
Şimdi açmak gerekiyordu o şişeyi. Ama bu hiçte kolay bişey değil. Kapak sıkıca kapanmış ve benim minik ellerim ve küçücük kollarımın gücü yetmiyor o kapağı açmaya. (şimdi benim kapadığım şişeleri açamıyolar, bazen ben bile kendi kapadığım şişeyi açamıyorum) Hemen bıçak çekmecesinden en büyük bıçağı alırdım. Şişenin kapağını delmeye veya kapağı komple kesmeye çalışırdım. Çoğu zaman başarısız olurdu ama bir kere kapakta ufak bir delik açmayı başarmıştım. Ordan damla damla içtiğimi hatırlıyorum :) ne sapık bi çocukmuşum be
hüzünbaz teneke kolacı dönemleri; kutu kola değil!..bu kullanıma karşıyım. Teneke koladır onun adı. çünkü güzel bir tenekededir. Her zaman hüzünlenmişimdir teneke kola içerken. Çünkü az bi miktardır. 330 ml'di sanırsam. Bir su bardağından biraz fazla. Az sonra biticektir o :( bunun verdiği buruklukla yavaş yavaş içerim. Yavaş yavaş elinizde bir hafiflik hissi oluşur ve her defasında biraz daha fazla kaldırmanız gerekir o tenekeyi, o asitli sıvıya ulaşabilmek için. artık bitiyorum ben sahip, son damlalarımı içiyorsun der gibi bi ses gelir kulağınıza ve o boşluğu hissettiğiniz an, o teneke kutunun boşluğunun farkına vardığınız an, gözlerinizden bir kaç damla düşüverir. Hüzünbaz kolacının gözyaşlarıdır bunlar. Tenekeyi şöyle çevirir bi bakarsınız etrafına, ne de güzeldir rengi, logosu. Hele o soğuk içiniz yazısı yokmu. İnsanın içini sızlatır. Bir sonraki teneke kolaya kadar yas ilan edersiniz ruhunuzun derinliklerinde, içinizde üstünde kola resmi olan bir bayrak yarıya inmiştir bile...
ama son 2-3 yıldır hiç aramıyorum kolayı, hatta sevmiyorum. Artık iki kişi 2,5 litre kolayı bir saatte içtiğimiz günler geride kaldı. Hatta bir an önce unutmak istiyorum o günleri. Muzlu süt içmek istiyorum. Kendi ellerimle özenle hazırladığım muzlu süt var artık hayatımda. Daha iki defacık içtim. Ama olsun, seviyorum onu :)
Şimdi açmak gerekiyordu o şişeyi. Ama bu hiçte kolay bişey değil. Kapak sıkıca kapanmış ve benim minik ellerim ve küçücük kollarımın gücü yetmiyor o kapağı açmaya. (şimdi benim kapadığım şişeleri açamıyolar, bazen ben bile kendi kapadığım şişeyi açamıyorum) Hemen bıçak çekmecesinden en büyük bıçağı alırdım. Şişenin kapağını delmeye veya kapağı komple kesmeye çalışırdım. Çoğu zaman başarısız olurdu ama bir kere kapakta ufak bir delik açmayı başarmıştım. Ordan damla damla içtiğimi hatırlıyorum :) ne sapık bi çocukmuşum be
hüzünbaz teneke kolacı dönemleri; kutu kola değil!..bu kullanıma karşıyım. Teneke koladır onun adı. çünkü güzel bir tenekededir. Her zaman hüzünlenmişimdir teneke kola içerken. Çünkü az bi miktardır. 330 ml'di sanırsam. Bir su bardağından biraz fazla. Az sonra biticektir o :( bunun verdiği buruklukla yavaş yavaş içerim. Yavaş yavaş elinizde bir hafiflik hissi oluşur ve her defasında biraz daha fazla kaldırmanız gerekir o tenekeyi, o asitli sıvıya ulaşabilmek için. artık bitiyorum ben sahip, son damlalarımı içiyorsun der gibi bi ses gelir kulağınıza ve o boşluğu hissettiğiniz an, o teneke kutunun boşluğunun farkına vardığınız an, gözlerinizden bir kaç damla düşüverir. Hüzünbaz kolacının gözyaşlarıdır bunlar. Tenekeyi şöyle çevirir bi bakarsınız etrafına, ne de güzeldir rengi, logosu. Hele o soğuk içiniz yazısı yokmu. İnsanın içini sızlatır. Bir sonraki teneke kolaya kadar yas ilan edersiniz ruhunuzun derinliklerinde, içinizde üstünde kola resmi olan bir bayrak yarıya inmiştir bile...
ama son 2-3 yıldır hiç aramıyorum kolayı, hatta sevmiyorum. Artık iki kişi 2,5 litre kolayı bir saatte içtiğimiz günler geride kaldı. Hatta bir an önce unutmak istiyorum o günleri. Muzlu süt içmek istiyorum. Kendi ellerimle özenle hazırladığım muzlu süt var artık hayatımda. Daha iki defacık içtim. Ama olsun, seviyorum onu :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)