ulan ne mal adamlardık biz, bundan 7 veya 8 sene önceydi galiba, lise ikidemiydik ne, derste oturuyoruz. (ne ilginç demi derste oturmamız.) o sırada vizyonda yüzüklerin efendisi 1 var. tüm dünyada büyük sansasyon uyandıran film. neyse işte telefüs zili çaldı bizim 4'lü gruptan elemanın teki hadi çıkalım sinemaya gidelim dedi. 2 kişi kafadan kabul etti. bende de para yok. yavv o film dandiktir boşverin dedim. yürü lan ben seni çekerim dedi birisi. o gün de en nefret ettiğim dersler vardı. neyse çıktık okuldan, biletleri aldık ama karnımız aç. okula en yakın olan arkadaşın evi boş, bi paket makarna aldık gittik. ben bu malakların makarna yapmayı bildiklerini sanıyodum. gittik eve mal mal bakar bunlar. verin lan ben yapıyım dedim. halbuki bende bilmiyorum. sadece sıcak suya atılıp pişirileceğini biliyodum, ama mutlaka bi kaç bişeyide vardır diye geçirdim içimden. aksilik o ya tüp de bitmek üzere. neyseki arkadaş tüpü ters çevirdi. ben bağırdım lan napıyon, patlar filan dedim. bi bok olmaz sen işine bak dedi. bu arada hayatımda gördüğüm en pis mutfaktı. nere elini atsan kıl tüy çıkıyodu. heryer toz, pislik içindeydi. bi tencere bulup içine su doldurdum ve kaynattım. sonra makarna paketini açmaya çalıştım, açamadım. arkadaş ver lan bi paketi açamadın ver dedi. bi kere denedi açılmadı, bi daha denedi sert... patt! paket patladı. makarnaların yarısı yere yarısı mutfak lavabosunun içine döküldü. hepsini toplayıp yıkadık iyice, sonra tencereye döküp pişirdim.sonra büyük bi kaşıkla direkt tencereden tabaklara koydum, suyunu elimden geldiğince atmaya çalışarak. ama bi terslik olmalıydı. annemin yaptığı makarnayla uzaktan yakından alakası yoktu. bembeyaz, tatsız bişey olmuştu. neyse 4 tane ekmek aldık, yedik onları öyle.
yemeği yemiş otururken arkadaş elinde küçük bi topla çıkageldi. hepimizin gözleri parladı. salon büyüktü baya, ortadaki masayıda kaldırdık ve ikişer kişiklik takımlarla çift kale maç yaptık. 50'ye 40 yendik. sonra baktık ki filmin başlamasına 5 dakika kalmış. zaferden kent sinemasına kadar koştuk. neyseki yetiştik. film arasından bi müddet sonra benim çişim geldi. ulan filmde çok heycanlı gidiyo, tek karesini bile kaçırmak istemiyorum. biter herhalde az sonra diye tuttum, ulan şerefsizler nası film çektilerse bitmiyo. sonra dayanamadım, koştum tuvalete, rahatladım. tam çıktım tuvaletten bi baktım insanlar salondan çıkıyo. arkadaşlara sordum noldu lan noldu? ohooo olum aslın film sen gidince başladı dedi ibne. dönüştede yok sen frodosun ben frodoyum, hayır olum sen golluma benziyon, hayır ben okçuyum filan diye muhabbet çevirdik. yaşadık tabi yıllar önce böyle şeyleri ama atlattık. sonra bi daha asla izlemedim yüzüklerin efendisini. şaka şaka ikinciyi izledim ama bitiremedim. 3. yü izlemedim. oh be anlattım kurtuldum.

