voLkan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
voLkan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2007 Pazartesi

sert ünsüz yorumları 1. bölüm

-DİKKAT!...UZUN VE GENİŞ KONU BAŞLANGICI-
BAŞLA...
sert ünsüz, blogu olmayan, kendisine giden bi link veremediğimiz, fakat hayata sıkı sıkı tutunmuş, bunları hiç dert etmeyen, umudunu kaybetmemiş, blog dünyasını yakından takip eden bi arkadaşa benziyor. :) benim blogumuda gezmiş beğenmiş saolsun. iki günde blogumdaki bütün yazıları okumuş ve bunları çok güzel yorumluyor. hakkımda sayfalar dolusu yazabileceğini söyledi ama nerde bu sayfalar :) işte burda sizin sayfalarınız devreye giriyor. Kendi blogu olmadığı için benim takip ettiğim blogların son gönderilerine yorum bırakmak gibi de enteresan bi yöntem geliştirdi :) bu sizin blogunuz da olabilir. voLkan'ın uyarısıyla bıraktığı iki yorumu fark ettim ve saolsun voLkan güzelce derlemiş bu yorumları. sert ünsüz'e haber ver demiştim ama vermemiş :) niye haber vermiyon adamım, o kadar çok blog takip ediyom ki hergün hepsine bakamayabiliyorum, blogumdaki listeden çok daha fazlası var. çılgın partilerin aranılan adamları en çok sevdiğim bloglar. neyse, işte sert ünsüz'ün ilk yorumları ve benim verdiğim cevaplar şu şekilde;

1.yorum (sert ünsüz)
29 Aralık 2007 Cumartesi 21:50 - (bu bir blog kaydıdır-stickman) (gönderi şaşırdım)

sert ünsüz dedi ki...:
"kardeşim dünden beri blogunda ki bütün yazılarını okudum senin ve normal bir yaşantın olmadığı kanısındayım :) peki kim normal ki diye br soru oluşturmak istemiyorum. bak ben şu an blog yazmıyorum ama şu an yazmaya başlasam senin hakkında sayfalarca yazabilirim onun için burda birazcık yorum yapacağım. he eksik kalırsa düşüncelerim ne mi olur? ozaman başka bir blogun son yazısına burda yarım kalmış yorumumun devamını ettirir tam bir testere filmi misali senin için hakkında profili oluştururuz (not: senin bağlantı listenden)

şimdi ahmetcim senin en çok hoşuma gideni tabi ki rüyalarını anlattığın blogundaki uydu telefonu başlıklı yazındı ki kendi profilinde tanırsınız benim gibilerini boş basketbol sahalarından, yere bakmadan top sektirmeye çalışan beyazlardan... yazı yazmışsın. nba le sabahlamış birisi olarak seni anlıyorum. çok hoş yazılar yazmana rağmen nedense senin çok sık yazı yazmadığını düşünüyorum.

enteresan adamsın birader bir anda şaşırabiliyorsun ve bu seni diğer insanlardan farklı kılıyor yazılarındaki içtenliği okuyucuya hissettirebiliyorsun kendine has cin aliler ve "aha" gibi tamamlayıcı kelimelerle senin o anda neler hissettiğini bende anlıyorum.

kendini ifaede edebiliyorsun ve çok doğal bir adamsın özellikle bir yazında bacaklarını göstermen mükemmel bir fikir. bu üstün mizah anlayışını uykusuz dergisini kaçırdığın zaman kaptığını düşünüyorum.

enteresan birisi olman gibi çevrendeki kişilerde enteresan şeyler yapabiliyorlar aslında senin yanına gelip bir ara seninle ve çevrendeki kişilerle tanışmayı bir şeyler yapmayı isterim ama böyle kuru kuru olmaz bizde diğer rap takılan basketbol sahasındaki boş bekleyenler gibi olmayalım kaykay falan alalım böbrek bir havuzda takılırız uyar mı sana?

burdan sonrasını başka bir blogda okursun kardeşim"

1. yoruma verdiğim verdiğim cevap;
30 Aralık 2007 Pazar 06:51 - (bu bir blog kaydıdır-stickman) (gönderi şaşırdım)

stickman dedi ki...:
veee sert ünsüz :) dikkat edersen üst bölümde sana pek değinmedim. şöyle özel bi cevap yazıyım dedim sana :) bütün blogu okudun hee dünden beri :) ama okunmayacak gibi de değil be kardeşim, yazmışım, döktürmüşüm demi :p teşekkürler. keşke sende yazsan da blog bizde okusak. valla cin aliler yani stickmanlerin devamı gelir zaten, yazdığım yazılara uyumlular oldukça çizerim. Ama kbb'nın devamı aman gelmesin. çok korkuyorum kulak rahatsızlıklarından :) ama o gün yaşadıklarımın öncesinde ve sonrasında ilginç şeyler olmuştu, onları derleyebilirim. Blog aç tabi ki ama benim orijinal fikirlerimi çalmana ne gerek var ki :) sende çok orijinal bi insana benziyosun. orijinal fikirler çıkar senden. hem UTANÇ DUVARI diye bişey var :) aman diyim yani.

doğru bi kanıdasın, normal bi yaşantım yok. teşekkür ederim :) hakkımda istediğin kadar yaz tabi, memnun olurum, bunları okumak çok hoşuma gitti. devamını ne zaman ve hangi blogların son gönderilerine yazdığınıda haber verirsen kaçırma ihtimalim sıfıra düşer. :)

şunu özellikle belirtmek istiyorum. nba maçları izleyip sabahlayan insanlara karşı çok ayrı bir saygı duyarım :)basketbol sevgisi böyle bişey işte. ertesi gün sabahın köründe sınavım olduğu halde sınavda uyumayı göze alarak izlediğim çok maç oldu. mesela az önce cleveland - new orleans maçını izledim. sende izlemişsindir belki ( blacklebron sen kesin izlemişindir)Murat Kosova yine yapacağını yaptı. Maç bittikten sonra yaptığı ve Kaan Kural'ında hoşçakalın diyerek sonlandırdığı konuşmada, -Seneye görüşmek dileğiyle sevgili seyirciler dedi ve gıcıklığına birazcık daha gıcıklık kattı. "uydu telefonu" o rüya benimde favori rüyalarımdan. çok gerçekciydi.(bizim elemanların şakır şakır türkçe konuşması dışında tabi) sık yazmak konusuna gelince, aslında bu sıklıktan ne anladığımıza bağlı. ben aklıma bişiler geldikçe ve canım istedikçe yazıyorum. bilgisayarı açmaya üşendiğim zamanlar okuldan kalma bi ajandam var ora yazıyorum, sonra buraya geçiriyorum. kaç gün arayla yazdığımı bilmiyorum bile :) bazen ard arda iki yazı gönderdiğim oluyo. hatta bi kere üç tane mi yazmıştım ne, öyle bişi hatırlar gibiyim.

tüm düşüncelerin ve bunları böyle güzel bi şekilde dile getirdiğin için teşekkürler. uykusuz dergisinden çok ilham aldığım oluyor. dergiyi okurken aklıma komik anılarım filan geliyo hep yada çok enteresan fikirler filan geliyo.

çevremde enteresan kişi çok. hatta normal insan yok diyebiliriz. fazla da bi çevrem yok zaten. bende rap takılıyorum :) bazen öylesine gidip arkadaşları izliyorum stadda, çoğunlukla bende katılıp maç yapıyorum ama basketbol sahasında boş boş beklemek bile bana ayrı bi haz veriyor. bi yere gidip ordan eve dönerken, yoluma çok ters olsa bile stad içindeki o basket sahasının önünden geçiyorum. o derece bi basketbol sevgisi var işte napıyım :) kay kay yerine maç da yapabiliriz. benim kaykayımda var zaten. ama uzun zamandır kullanmıyorum. bodrumda bi yerde duruyodur. sanırım böbrek havuz dediğin, şöyle yan yana iki yuvarlak havuz. öyle havuzda filan kayacak kadar iyi değilim. düz yolda anca kayarım :)

bence en kısa zamanda kendine bi blog aç sen. güzel bi blog yaparsın sen. öyle hissediyorum.

bakın dikkat ederseniz şu üstteki son cümlenin çeşitli bahaneler yardımıyla da desteklenerek hiç iplenmediğini aşağıdaki sert ünsüz yorumlarında görebileceksiniz :p (iyi ki iplememişin, ben çok sevdim bu tarzı)



2.yorum
(sert ünsüz)
29 Aralık 2007 Cumartesi 22:04 - (ıssız ada - voLkan) ( gönderi şebnem ferah-ünzile)

sert ünsüz dedi ki...:
"... şimdi kardeşim konyaya gelsem böyle ortamlarla karşılaşırmıyım bilmiyorum ama karamanda bir dönem kaldım ve oranın insanı akşam 6 ettimi sokaklar resmen silent hill deki gibi oluyordu ortamı hafif bir sis basıyordı harbidende kendimi silent hill kasabasında zannediyordum ki karaman eskiden konyanın en büyük ilçelerinden biriydi sanırsam ama konyanında türkiyenin en çok bira tüketen il olduğunu ve yasal genel sayısının en fazla olduğu bir il olduğunu biliyorum bu ikisi bir birine zıt olsada sanırım güzel bir ortam olduğunu düşlüyorum.

keşke herkes senin gibi olsa değil mi? ozaman bütün her yerin yaşanma zevki daha bir güzel olur. küresel ısınma olmaz, kutuplardaki penguenciklerde üşümezler, amerika petrol için ıraka girmezdi her yerde barış hüküm sürerdi. ama işte herkesin dünyası kendine göre mükemmel oluyor her ne kadar ufak talihsizlikler bizim peşimizi bırakmasada ama olsun hayat böyle daha tatlı oluyor değil mi?

her ne kadar bazı şeyleri sevmesende acayip dikkatini çekiyor inşaatlardan gelen, sokakdan çıkan, tecavüze uğrayan, hapisten çıkan, anasına babasına sahip çıkmayan kişilerin hayatları bizi meşgul ediyor ama mor ve ötesi grubu biliyorsun değil mi? işte onların hepsinin aileleri zengin ve durumları iyi kişiler ve sadece zevk için müzik yaptıklarından dolayı yaratıcı olduklarını ve onun için hayran kitelesinin onları yanlız bırakmadığını düşünüyorlar onlar maddi kazanç uğruna değil kendileri eğlendikleri için müzik yapıyorlar ve dikkatini çekersede yaptıkları parçalar hep ülkemizde kötü giden işlere dokunduruyor.

burayada fazla yazdım devam ediyorum. blogundaki bağlantıdan devam :)"


2. yoruma verdiğim verdiğim cevap;
31 Aralık 2007 Pazartesi 04:08 - (ıssız ada - voLkan) ( gönderi şebnem ferah-ünzile)


stickman dedi ki...:
konyada öyle sayılır sert ünsüz, akşam olduğu zaman ve özellikle hafta içi pek kimse olmaz dışarda. silent hill durumu burda daha vahim. hava kirliliği çok fazla olduğu için sokaklar film seti havasında. ben konyanın en çok bira tüketen il olduğuna katılmıyorum :) böyle bişey mümkün değil :) bi ara en çok alkol tüketen il filan diyolardı. bu böyle ağızdan ağıza dolaşan bi söylenti işte.

herkes benim gibi olsa o kadar da iyi olmazdı galiba ya, herşeyin iyi taraflarının yanında kötü taraflarıda var, benimde herkesinde ama hayat bi şekilde bu zıtlıklar üzerinde bazen iyi bazen kötü akıp gidiyo işte.

mor ve ötesini biliyorum ama pek dinlemem. bizim okulda konser vermişlerdi orda izlemiştim biraz, her şarkı arasında sosyal mesaj vermeyi ihmal etmiyorlar :)


3.yorum (sert ünsüz)
29 Aralık 2007 Cumartesi 22:15 - (Merak Ettim De - OmAr) (gönderi Dikkat Tema Çalışması Var!!...)

sert ünsüz dedi ki...:
..arada bir şaşırasın patladığındaki gibi arada bir beyninde hiç olmadık yerde gelipde sana bazı anıları hatırlatması sana kim olduğunu unutturmamış değil mi?

sen hiçbir zaman değişme birader hep böyle kal.

-stickman in testeresi olacağım.

ömer birader bu yorumu silmezsen çok sevinirim. anlayışın için çok teşekkür ederim.


3. yoruma verdiğim verdiğim cevap;
31 Aralık 2007 Pazartesi 05:15 - (Merak Ettim De - OmAr) (gönderi Dikkat Tema Çalışması Var!!...)

stickman dedi ki...:
sert ünsüz , adamım, ilk cümleni saatin şu anda 05:01 olmasından mı kaynaklanıyo bilemiyorum ama biraz zor indirgedim beynime. kim olduğumu hiç unutmamıştım ki zaten. her zaman kim olduğumu biliyorum. ben bir garip gangstayım işte :p yere bakmadan top sektirmeye çalışan bi beyazım. ilkokul öğretmenine tekme atan psikopat bi çocuğum. mahalle maçlarında sürekli kaleye geçen elemanım. top benim verin gideyim demeyen sportmen bi çocuğum. sadece futbolda değil, basketbolda da öyle. bugün stadda topu alıp gitmeyen, maç kadrosunda olmadığı halde küsmeyen, soğukta titreyen, arkadaşların maçının bitmesini beklemekten donan bi zenciyim :) şu yaşımdan sonra değişeceğimi sanmıyorum ama insanoğluyuz, güven olmaz bize, bakarsın değişivermişim bi gün.
(bu güzel oldu hakkımdaya koyarım bi ara)
______________________________________________________


şimdi aklınızda şöyle bi soru olabilir? (yada aklınız yoktur, soru üretemezsiniz) (ama siz zeki insanlarsınız biliyorum)
-eee bize ne?
-eee bize ne sert ünsüz'ün senin hakkında düşündüklerinden?

heee size ne ki? :p
sadece iyi şeyler söylediği için bunları bu şekilde yayınladığımı, şımardığımı düşünmenizi istemem. değişik bi teknik ve hoşuma gitti. ayrıca yorumlama tarzıda çok güzel ve blogu yok adamın :) sadece böyle övgü içeren yorumlara değil her türlü yapıcı eleştiriye açığım zaten :)
nedense bi uzattım ben bu açıklamayı. offf lan! yeter bu kadar açıklama.


voLkan'ın oluşturduğu bu sistemi biraz daha değiştirerek ve geliştirerek, yukarıda gördüğünüz şekilde, sert ünsüzün yorumları geldiği sürece devam ettirmeyi planlıyorum. voLkan'a ve OmAr'a tekrar teşekkürler. sert ünsüz'e de bu sistemin kaynağını yarattığı ve yorumları için teşekkürler. sert ünsüz'ün yorumlarını her an sizlerde bloglarınızda görebilirsiniz. Tepki gösteren ıslak testereyle dövülecektir :) şaka şaka bişey yapmayacaz. tırsmayın lan hemen belki de bi daha yorum yazmaz sert ünsüz. ama yazadabilir yani bilemem. aaazzz sonraa...

-DİKKAT!... UZUN VE GENİŞ KONU BİTTİ-