10 Mart 2009 Salı

elimde çantam, imajımı yaparım, havamı atarım, kelimeleri kıyafetsiz bırakırım

kendimi güzel sanatlar-grafik bölümü öğrencisi gibi hissetmemem için bana bi tane bile sebep gösteremezsiniz. bugüne bugün 50X70 resim çantam bile var. teknik ve sanatsal kırtasiyede resim öğrencileriyle nasıl entellektüel sohbetler çeviriyorum bi bilseniz. dün, temel tasarım dersi için gerekli olan bir kaç malzemeyi almak için gittiğim kırtasiyedeki adam bile saygılar sunuyordu bütün müşterilerine. arz ediyordu. gelen herkese sürekli ikramlarda bulunuyordu. hemen yanımda oturan benim gibi malzeme bekleyen resim öğretmenliği öğrencisi bir kız çayımı yudumlayıp fotoşop dergimi karıştırırken, sigarasından derin bir nefes çekip verdikten sonra; eşsiz karizmama, uzaklara bakan sessiz gözlerime, kirli sakallarıma, incitmekten korkan, yer yer buğulu, yer yer çatalsı, yeryer entellektüelliğin dibine vurmuş ses tonuma dayanamayarak;

-siz de mi resimle ilgileniyorsunuz? diye sordu. (siz mi demişti sen mi demişti tam emin değilim. sen demişti galiba)
-evet, kendimi bildim bileli resim yaparım. ama profosyonel olarak ilgilenmedim.
-hımm...bölüm neydi?
-halkla ilişkiler ve tanıtım (burda kopmak serbest)
-neden resim bölümü filan değil?
-öss beybi??? o psikolojiye sokmuşlardı bizi. bi de torpil durumları filan vardı o zamanlar. ve daha başka şeyler. garip ve karmaşık durumlar. tamam ne duymak istiyosun? o kadar iyi çizemiyordum. şimdi mutlu musun? resim öğretmenliği değilde, güzel sanatlar-grafik okumalıydım ben. her yıl sadece 20 öğrenci alındığını biliyor musun?
-hımm evet haklısın, orası çok zor. bi de torpille filan alıyolarmış.

(ben össye hazırlanırken sosyal bilgiler öğretmeni olmak istiyodum biliyomusunuz :D neden böyle bişey istedim anlamıyorum. hayatımın anlamı gibi bişey yapmıştım bunu. arkadaşlara filan, oolum sosyal bilgiler öğretmeni olcam ben diyodum. en iyisi sosyal bilgiler abi, sosyal bilgiler öğretmeni olcam ben)

sohbet nerden nere nasıl geldi bilmiyorum. bana nasıl bu bölüme girdiğini ve nasıl resim yaptığını anlattı. bende ona ilkokula ilk başladığımda resim yaptırmıyolar diye okula gitmek istemediğimi ve bu yüzden ağladığımı söyledim. gülümsedi. nevşehirliymiş. yaptığı resimleri merak ettiğim için bu aralar seninde çalışmanın olduğu bi sergi varmı diye sordum. yokmuş, daha öncede hiç sergide bir çalışması olmamış, sergi açmamışlar hiç.
peki işlerini görebileceğimiz bi internet siten ne biliyim bi deviantartda hesabın filan da mı yok?
ı ıh, yok ki...
-oyhh kıyamam. ben seni kendi sergimize davet ediyim madem.

bir-iki hafta sonra açılacak olan bizim sergiye gel. afiş çalışmaları sergilenecek. iletişim fakültesi giriş katında. gel beklerim. (yalan) beklemem. gelirse gezer gider. işim gücüm yok orda onu mu bekleyecem soğukta. gelirse gezdiririz. yerinide bilmiyosun demi, evet bilmiyosun. kampüste girişteki ilk fakülte, hastanenin hemen arkasında. hadi hoşçakal.

adamla fiyat konusunda pazarlık yapacaktım fakat tam o ara bi telefon geldi ve halasını kaybetmiş :/ gıkımı bile çıkarmadan aldım tabi. o ruh halinde bile adam saygılarını sunarak uğurladı beni. ortam o kadar sanatsal artık düşünün. bende istihtam ederim diyecektim ama bunun yanlış ve alakasız bi kelime olduğu beynime dank etti ve gıkımı çıkarmadan uzaklaştım ordan.

bi de sürekli uykusuz aldığım bayii abiden dün dijital arts dergisini isteyince sen mimarlık yada grafik filan mı okuyodun dedi bana. (hatırlayınız elimde 50X70 resim çantası) işte o an, o an aldığım hazzı nasıl anlatayım size. kelimeler kıyafetsiz kalır...

10 yorum:

öykü dedi ki...

ahh öss ahhhh
sen nıce genclerın hayallerını yıktın..
nerde olmak ısterken nerelerde bıraktın:)
dıyor ınsan
yazını keyıfle okudum stıkcman
akıcı esprılı guzeldı:)
bence sen yazar olmalısın.
sevgıler.

voodoo girl dedi ki...

çağrıştım: ben de bir gün remzi kitabevinin dergi kısmında bir şeyler aradığımı belli eder şekilde raflara bakarken adamın teki "mimarlık dergisi mi arıyorsunuz?" demişti. ne alaka? "yoo 4-4-2ya bakıyodum" dedim. adam benden çok şaşırdı.

cesetizleri dedi ki...

ses tonunu tasvir edişin... aman allahım :) kız o ses tonuna bayılmamış bari. :)

Okyanu∫takί rüzgaſ ~ dedi ki...

tarzını beIIi et, hayatını yaşa. (kolpa bi cümle oldu bu) o değil de benim de hukuk kitaplarımı taşımak isteyen kız arkadaslar oluyordu böIe okuI cıkışIarı buIuştuğumuzdan.yok böIümIErinden mi utanıoIar yoksa hukukun hawasından mı yararIanmaya caIışıyorIAr biIemedim...

Zulapha Kaphali Iku dedi ki...

ben en cok sosyal bilgisi ogretmenligine bayildim yaaa :)))) gunumun nesesisin stick :p

•düşler kon∫erves¡• dedi ki...

. ..uw o çanta zaten ayrı bir yürütüyor seni :o) . .ben desen yapmıştım bir hevesle :o) . ve güzel olmuş yazın, insanların hallerini iyi anlatıyorsun sanırım gözlemcisin sende :o)

margo dedi ki...

ses tonunu bu kadar övmen benimde dikkatimden kaçmadı stickman, bu arada senin 10 parmağında on marifetmiş galba, hatta ondan fazla parmağında olabilir diye düşündüm birden...

Pilli-Cadi dedi ki...

"öss beybi" puhahhaha trajikomik:D
kizma güldüm diye ama senin yazdiklarina hep gülmek geliyor icimden belki de o cümleyi söylerken görüntünün gözümün önünde canlanmasidir sebebi:D

"abi ben aglicam bana bir issiz adam cek ama cok issiz olsun"

puhhhahahhhahaha:D:D

ama sen gercekten güzel sanatlar okumaliydin grafiker filan olmaliydim dostum (amerikan filmi tonlamasi) benim blog icin yaptigin banner orijinal bir fikirdi. ülkeye senin gibi orijinal beyinler lazim ahbap:D

yejades dedi ki...

mimlendin...

stickman dedi ki...

teşekkürler öykü, öss işte, hepimizin kabusuydu. yazar olmayı her zaman istemişimdir, hatta küçükken bi roman yazmaya çalışmıştım, geçenlerde onu buldum, yakında paylaşıcam burdan :) çok gülecez :D

voodoo girl, dıştan mimarlık öğrencisi izlenimi verebiliyo olabilirsin :) bide moda dergisi filan söylesen herhalde o kadar şaşırmazdı. 4-4-2 okuyan kızı kim görse şaşırır :)

bayılacaktı da zor toparladı kendini cesetizleri.

hukukun havasından yararlanmaya çalışıyolardur okyanustaki rüzgar. hatta kitap isimlerinin adlarını böyle görünecek şekilde taşıyolardır eminim.

Zulapha Kaphali Iku :D hatırlayınca bende koptum o gelecek planlarıma. öss psikolojisi işte.

teşekkürler, gözümüz yettiğince ya düşler konservesi. insanlar bambaşka algılıyo seni o çantayla. vaay adama bak çanta filan durumları :)

övünmeyi sevmem aslında margo :) ben normal anlattım ama hakkaten biraz övünmüşüm gibi durmuş :D 10 parmağım var aslında ama içlerine farklı farklı marifetler serpiştirilmiş :P (bak yine övündüm galiba)

gül pilli-cadı gül niye kızıyım :)güzel sanatlar okuma konusunda kararsızım be zenci. dün bi grup güzel sanatlar öğrencisi gördüm baya bi garip geldi bana davranışları, özlerinde iyi insanlardır eminim :) ama ne biliyim, tramvayda nasıl koltuk kapacaklarını filan konuşuyolardı bağırarak, bi de garip hareketler yapıyolardı ve saçma sapan şeyler konuşuyolardı yapıyolardı. döverim ben hepsini aynı bölümde olsak :D

mim mi yejades, ben anti-mimciyim yauuff. mim yazmıyom yaff, kızma lütfen. eskiden yazıyodum da artıkın yazmıyom. şimdi vay artis filan diyosun belki içinden demi :D küfür etme lütfen. bak duruyorum.