22 Ekim 2010 Cuma

son ütücü

aslında o gün herşey normal başlamıştı. gayet güzel bir şekilde uyanıp, yavaş yavaş ve keyifli bir kahvaltı yapmıştım. tahin-pekmez ekmeğim olsun, stickman usulü dilimlenmiş portakalım olsun, bir güzel yemiştim. sonrasında yaklaşık iki saat bilgisayardır, şudur budur oyalanırken dışarda çok güzel, güneşli ve yumuşak bir hava olduğunu gördüm. basketbol oynamak için çok uygun bir havaydı. hazırlanıp, evde biraz ısındıktan sonra çıktım dışarı. her zamanki gibi keyifli ve yorucu bir-bir buçuk saatten sonra tekrar eve döndüm. duşumu alıp vucudumdaki kan dolaşımı hızının tadını çıkarmak gibi güzel hayallerle evimin kapısından içeri girdim ki bir de ne göreyim!!!
blog dünyasından tanıdığımız ve pek sevdiğimiz değerli insan Larien Beyinütülüyen hanım, spordan sonra yemek üzere hazırladığım tahin-pekmez ekmeklerimi ve stickman usulü dilimlenmiş portakallarımı ele geçirmiş, ilk hamlesini yapmıştı. evet oluyordu. o umarsız ve acımasız tehditlerinin ilk aşamasını gerçekleştirmişti belki. benim o çaresiz ve zavallı portakalım ağzının içinde can çekişiyordu. uzun zamandır bana bu konuda umarsızca tehditler savuran bu insanın, bu kadar çabuk harekete geçip, üstelik FBI peşindeyken korkusuzca ve sinsice evimi bulup benim en değerli varlıklarımı eline geçireceğini beklemiyordum doğrusu. üstelik kırık bacağıyla ve rambo'nun gözleri gibi hırsla bakan gözlerle evime sızmıştı. beynimi ütülemek için yanında bulundurduğu tefal ütü de dikkatimden kaçmış değildi.
kapıyı açar açmaz böyle bir manzarayla karşılaşmam beni şoke etmişti. ama en değerli varlıklarımın tehlikede olduğunu görünce birden kendimi topladım ve soğukkanlılığa büründüm. çılgınca tehditleri gerçek olmak üzereydi. bir dilim tahin-pekmez ekmeğim ve portakalım onun vahşi elleri arasında çaresizce duruyolardı. üstelik bir dilim portakalım ağzının içinde hareketsiz bir şekilde duruyordu. hatta komiklik yapmak için onun kabuğunu dişleriyle dudakları arasına yerleştirmişti ve bu durumdayken anlamsız sesler çıkartarak konsantrasyonumu dağıtmaya çalışıyordu. kabuğunun arkasından portakalımın kendisini göremediğim için hayatta olup olmadığından emin değildim. belki de o sulu ve lezzetli kısmının şu an tadını çıkarıyordu. belki de midesine gitmek üzereydi. üstelik ani bir hareketle çizimlerime yönelip, o portakallı ve tahin-pekmezli elleriyle çizimlerimi mahfedebilirdi. hemen birşeyler yapmalıydım. basketbolcu ruhumun bana kazandırdığı şimşek gibi refleksler, çevik kaslar ve hızlı düşünme gücü sayesinde elimdeki spalding tf-150 outdoor basketbol topunu bunun tam suratının ortasına tüm gücümle fırlattım. tabi darbeyi yiyince bi afalladı bu. gözler filan bi gitti geldi. sonra da bayıldı.
şanslıydım. ağzındaki portakal diliminin tamamını tüketememiş, küçük bir kısmını tüketmişti. hemen o güzelim portakalımı alıp yidim. sonra elindeki diğer portakal dilimini alıp yerine koydum. ama tuhaf bir şey vardı. tahin-pekmezli ekmek dilimini bir türlü bırakmıyordu. tüm gücümü kullanmama rağmen parmaklarını aralayıp tahin-pekmez ekmeğimi alamadım. kafasına aldığı şiddetli darbeden ötürü kaslarını kilitlenmiş olabileceğini düşündüm. o bir dilim tahin-pekmez ekmeğimi de kurtarmalıydım. sonra dedim ki ben bunu bi ütüleyim. sıcaktan gevşesin de ekmeğimi alayım. sen misin benim değerlerime saldıran! hııı! sonra yatırdım ben bunu ütü masasına. bastım ütüyü kafasına. işte kendi silahıyla vurulmuştu. son sıcaklıktaki tefal ütü ile beyninin bütün kıvrımlarını düzleştirecektim. ha ha ha. Larien Beyinütüleyen tüm hain planlarına, sinsi stratejilerine rağmen isteklerine kavuşamamıştı. Stickman'in üstün zekası, şimşek gibi refleksleri ve çevik kasları karşısında hüsrana uğramıştı. ha ha ha. o tahin-pekmez ekmekler stickman'in ekmekleriydi, o portakallar stickman'in portakallarıydı. o çizimlerin hepsi stickman'in çizimleriydi. ve bunlar hep onun kalacaktı. ha ha ha. hep onun. hep stickman'in. heeep!

3 yorum:

Zeugma dedi ki...

:))
Kim bu Larien, Stickçocuk?
Senin yarattığın bir kahraman mı yoksa böyle bir blogger var mı hakkaten?
Len, varsa kıza ne biçim davranmışsın hiç acıma yok mu sende? :))
ayrıca ütünün markasını verme:D

Eline sağlık, pek güzeldi keltoş:))

Akşam neşem oldu gerçekten...

Larien Beyinütüleyen dedi ki...

JŞLSADSFLJFGLDF. SESLİ GÜLÜYORUM. mükemmel olmuş be. portakal dilimini de kaptım. HEHEH. ama dümdüz oldum vallayi, ütülendik.

stickman dedi ki...

Zeugma, keltoş mu :D çizmesi kolay olsun diye saç yapmadığımdan iyice şamaroğlanına döndüm yemin ederim :D ablamız dedik bağrımıza bastık. sensin keltoş :p ve kim bu Larien mi? ama oldu mu şimdi. cıks cıks cıks. teessüf ederim. duymamış oluyum. ne ayıp. hem benim zihin gücüm yeter mi hiç Larien Beyinütüleyen gibi bir oluşum yaratmaya.

yaaa yaaa Larien Beyinütüleyen seni. böyle ütülerler işte adamı. hakim olamadın nefsine, yidin portakalımı, hırslarının kurbanı oldun. kendin ettin kendin buldun.