8 Ekim 2010 Cuma

beni ütüleyemezsin Larien Beyinütüleyen!

yalan söylüyorsun!

grip olduğun zaman ye de hızlıca iyileş diye bir kereye mahsus olarak gönderdiğim stickman usulü dilimlenmiş portakallarım ve özenle hazırlanmış tahin-pekmez ekmeklerimden daha fazla yiyebilmek için bu tarz olaylara girdiğini biliyorum. aslına bakacak olursak esas amacın evimizdeki tüm tahin-pekmez ekmek ve stickman usulü dilimlenmiş portakal stoğunu ele geçirmek. ayrıca çizimlerimin peşinde olduğunun da farkındayım. bütün bunları anlamadığımı sanıyorsan yanılıyorsun Larien hanım! üstelik belgelere dayanarak konuşuyorum. elimde bu iddialarımı doğrular nitelikte kanıtlar var. işte senin bloguma bıraktığın tehditlerle dolu, insanın kanını donduran yorumların;
ilgili fotoğraf buradan çalınmıştır. kanıtlar ortada. kanıtların doğruluğu hakkında şüpheye düşenler bu ve bu yazılara bakmanız şüphenizi ortadan kaldıracak ve soğuk kanlı bir katilin tüyler ürperten stratejik planını anlamanızı sağlayacaktır. artık ben bu noktadan sonra olayı FBI'a bırakıyorum... stickman karşıtı eylemlerin odağı haline gelmek suçundan hüküm giyeceksin sayın Larien Beyinütüleyen. planın başarılı olamadı! ha ha ha! ha ha ha!

2 yorum:

Larien Beyinütüleyen dedi ki...

YA NASIL ANLADIN. halbuki inanılmaz hassas ölçülerle hazırlanmış tahin & pekmezli ekmeklerine ve milimetrik ölçülerle dilimlenmiş portakallarına ulaşmak için nasıl da çaktırmadan uğraşmıştım. yorumlarımda gizli ajan kimliğimi gizlemeyi başaramadım, duygularımın ve açlığımın esiri oldum. hayatımın geri kalanını fbi'dan kaçarak geçireceğim. kendime portakal & üzüm bağları kurup, sırrını çözmek adına çabalamaya devam edeceğim stickman. kaçarın yok.

stickman dedi ki...

yıllarca gerçek kesit ve parmak izi gibi canlandırmalı cinayet programlarını izleyerek, seri katillerin profillerini inceleyerek cinayet masası dedektiflerine ve FBI ajanlarına taş çıkartacak bilgi birikimine ve prison break izleyerek de inanılmaz bir planlama kabiliyetine eriştim. eğer bu işi FBI çözemezse kendi özel tekniklerimi kullanacağım. ne kadar kaçarsan kaç bir gün elime düşeceksin. şu an az ışık alan loş ofisimde puromu içiyor ve viskimi yudumluyorum. aynı zamanda duvara astığım fotoğrafına dart okları fırlatıyorum.