6 Haziran 2011 Pazartesi

yaz soğuğunda hasta oldum

aklım almıyor: bana cern deneyinden, nanoteknolojiden filan bahsetmeyi bırakın da, seyyar kuruyemişciler piknik tüpüyle lambayı nasıl yakıyor onu bi diyin. onu bi anlatın bana hele. mısırcılar, kestaneciler, kokoreçciler ve daha niceleri... bu adamların sırrı ne?!

halkla ilişkiler ve tanıtım terk: evin ana lays teyzeyi kıskanıyor mudur acaba? o bir reklamda oynadı, diğeri lays'in reklam yüzü oldu. merak ettiğim olaya bak. gerçi evin margarin diye bişey kalmadı sanırım. hiç görmüyorum artık.

memursan: memursen diye bi sendika var hani, bana göre yanlış bir isim seçmişler. ben olsam memursan yapardım onun ismini. hani memursan gel gibisinden.

burası türkiye: hani bizde bi laf var ya, -burası türkiye diye. hani belli durumlarda kullanıyoruz. ha şimdi merak ediyorum da başka ülkelerde de böyle bi laf var mı? mesela; sevgili nijeryalılar birbirlerine -eee burası nijerya olum... filan diyolar mı acaba. -burası papuğa yeni gine, yok öyle! -amma yaptın be, sen neden bahsediyorsun aslanım, burası saint vincent ve grenadinler... olmaz öyle! -eee olum burası sao tome ve principe, alış bunlara... gibi gibi gibi.

yürüyüş makinası: eve bi tane yürüyüş makinası almam lazım. çünkü yürümek istediğimde dışarı çıkmam gerekiyor ve ben buna üşeniyorum. odamda bi tane yürüyüş makinam dursun ve yürüyüşüm gelir gelmez hemen binip yürüyeyim. zaten bazen hazırlanıp dışarı çıkana kadar yürüyüş isteğim geçiyor. -eeehh be lanet olsun! diyip eve geri giriyorum. şaka tabi girmiyorum. yaparmıyım öyle şey. o yüzden bana bir adet yürüyüş makinası lazım arkadaşlar, sponsorlar, içeri çumralılar, doğanhisarlılar! özellikle lafım size doğanhisarlılar! bakma bana öyle doğanhisarlı.

3 yorum:

mısır patlağı dedi ki...

çook derinlere girmişsin stick , bi bilene sormak lazım ...

bu arada yürüyüş makinası deyince aklıma bizim arkadaşın evine bi ton para verilip alınmış ve şu anda süs eşyası olarak kullanılan zavallı çürümeye terkedilmiş yürüyüş makinası geldi :)

yürüyüş makinasımı, o ne be !!

sinem dedi ki...

yürüyüş bandı bi halta yaramıyo, demedi deme. iyice üşengeçleştiriyo insanı. tam arkanda duruyo, sen böyle "dur yeaeaaa bi twitter'a bakayım yürürüm" derken akşam oluyo ve "akşam akşam yürümiyim" gibi kel alaka bahaneler buluyosun.

ayrıca "burası sao tome ve principe" nedir ya, sdjfhsjfgh bayıldım!!11!

stickman dedi ki...

mısır patlağı, ne diyosun! bi yerlerde kaderine terk edilmiş bi yürüyüş makinesı var demek öyle mi :( madem kullanmayacaklar bana göndersinler ya. gerçi bizim evde de koyacak yer yok. aslı koşu bandıydı sanırım demi ehehe. ama bence yürüyüş makinası demek daha eğlenceli.

sinem, yeaa bana öyle olmaz ya, ben tv'de gaza getirici klipler filan açarım, o gazla yürürüm. hatta koşarım. hatta yemeği bile orda yiyebilirim. bi yandan yürür bi yandan yerim. bu arada o ülke gerçekten var :D