13 Eylül 2012 Perşembe

bir büfeciden hayata dair düşünceler

bence herşey uykumuzu alamamamız yüzünden oluyor. evet, dünyadaki tüm sıkıntıların tek nedeni bu. insanların güzel yatakları olsa, güzel yastıkları ve sessiz odaları, herkes yeterince uyuyabilse, herkes uykusunu güzelce alsa yemin ederim hiç bi sıkıntı kalmayacak. dünya barışı böyle sağlanacak.

küçükken misafirliğe gittiğimiz evlerde bilgisayar, daktilo, akvaryum, gemi maketi, tavla, okey veya herhangi bir müzik aleti gibi her evde olmayan, az sayıda evde bulunan ilginç şeyler gördüğümde çok heycanlanırdım ve o evde yaşayan insanları kafamda çok ayrı bi yere konumlandırırdım. onların bizden çok farklı insanlar olduğunu ve bambaşka hayatlar yaşadıklarını düşünürdüm.

il olmak isteyen ilçelere uyuz oluyorum ve bazen kendimi il olmak isteyen ve bu konuda çok ısrarcı olan ilçeler gibi hissediyorum. sonra vazgeçiyorum il olmaktan. boşver diyorum. boşver be dostum. çünkü il olursam eğer; sıradan, az gelişmiş ve hatta belki de gelişmekte olan bir il olacağım. böyle bir il olmaktansa gelişmiş bir ilçe olarak kalmak daha iyidir diyorum. bu söylediklerimi de il olmak için sürekli bas bas bağıran çok ısrarcı ilçe insanlarına bir öğüt olarak gönderiyorum. inatçı ilçeliler sizi.

çok güzel kız görünce benim moralim acayip derecede bozuluyor lan. çok güzel bi kız sokakta öylece yanımdan geçip gittiğinde filan inanılmaz bi üzüntü kaplıyo bedenimi. sonra eve geliyorum. bizim çamaşır makinesinin durduğu bir buçuk metrekarelik filan bi yer var. oraya girip kapıyı kapatıyorum ve duvarları yumruklaya yumruklaya ağlıyorum.

8 yorum:

Sam Scarlet dedi ki...

o ilçelere ben de gıcık oluyorum ULAN ETİN BELLİ BUDUN BELLİ OTUR OTURDUĞUN YERDE PİS İLÇE! diyesim geliyö.

bossa nova dedi ki...

Uyku konusunda ne kaaaar haklı olduğunu anlatmaya kalksam biri çıkar; sakin ol şampiyon, der ve beni yerime oturtur diye düşünüyorum.

Küçükken eve gelen misafir evladının benim yatağımda uyuması kabusu yaşardım. Bebe sen de 5 yaşındasın ben de 5 yaşındayım, sen niye sızıyosun ki hemen benim bölgemde!

Bu çocuk bence ilerde 'top benim' deyip çekip giden çocuk oldu.

Sonra bi dal versene hacı dedi.

En sonunda bir şirkette patron g.tü yaladı ve bir beden büyük takım elbise giyiyor.

Natalya dedi ki...

Az önce arkadaş bir karikatür yolladı. Ben de ona, "komik mi?" yazdım. Sonra senin blogda "İl olmak isteyen ilçelere uyuz oluyorum" cümlesine kopmalar bilmem ne diyerekten o cümleyi aynı arkadaşa yolladım. "He bu komik" dedi.

Neyse, naber stick?

.. dedi ki...

Bu natalya da gidik :D
Düzgün insan yok mu sende stik? :P

stickman dedi ki...

Sam, aaa öyle deme ama bak bağlı olduğu ilden çok daha gelişmiş ilçelerimiz var onlar alınabilirler. ilçeler hassas olurlar.

bossa nova, o çocuğu tanıyorum. cümle de öyle bi geldi ki bak o çocuğu tanıyorum derken otomatikman çocuğu da tarif etmiş oldum ehehe. anlayana :p

Natalya, aslında arkadaşının arkasından atıp tutacaktım fakat karikatürü görmeden bunu yapmamın doğru olmayacağını düşündüm. benim cümleme de senin ona verdiğin cevaba sinirlendiğinden öyle bi tepki göstermiş olabilir. sen eski bloggerlardansın gibi bişi hissettim sanki ama çıkaramadım.

tenisçi kardeşlerin büyüğü, lütfen kavga çıkarabilecek sataşmalardan kaçınalım. haber sitelerindeki gibi bu bloga yorum yazanların düşünceleri sadece kendilerini bağlar ve stickman blogculuk turizm inşaat hizmetleri a.ş. ile hiç bir bağlantıları yoktur diye uyarı koycam bak o olacak. bloguma yorum yazan insanlara gidik deme yoksa seni teniste set vermeden yenerim.

Sıfır Onda Sekiz dedi ki...

A-ha! Son paragrafta, Ed ile olan inanılmaz benzerliğinden bahsetmişsin! :) Okumaya mı başladın yoksa?

stickman dedi ki...

maalesef henüz kitapçıya gitmeyi başaramadım. bi gidebilsem hemen alcam da. gidemedim daha bi türlü. aslında ben bura yazdığım yazıların çoğunu hemen o an yazmıyorum. aklıma gelen şeyleri o an bilgisayar başındaysam masaüstünde bi not defteri açıp ora yazıyorum, bilgisayar başında değilsem pepee'li not defterime :p yada bi ajandam var ona yazıyorum. sonra buraya aktarıyorum. mesela o son paragrafı sen blogunda daha henüz ed ile ilgili ilk yazını yazmadan bir hafta önce filan yazmıştım.

Sıfır Onda Sekiz dedi ki...

ben de böyle çok sorumlu bir insanım stick, bloguma yorum bırakıyorsun onu görüp yanıtlamadan senin bloguna yorum bırakıyorum, cevap gelmiş mi diye aylar sonra bakıyorum falan. Mahçubum, "wissen sie Deutsche" a beklerim.