20 Nisan 2013 Cumartesi

blog yazısı 554

olur da lamborcini filan kazanırım diye yandex indirmiyorum. çıkarsa bi ton dert. trafik tescile filan gidecen hiç anlamam ben o işlerden. bi de onu satması filan var tabi. kime satacan kaça satacan. benim onu alıp da kullanacak halim yok. illaki satmalıyım ama beni kandırırlar kesin. ketenpereye getirirler ucuza alırlar. o yüzden yandex web tarayıcı indirip bi ton dertli başıma extra dert alamam kimse kusura bakmasın.

altına yani altın maddesine neden değer verildiğini anlayabilmiş değilim. bi de düşüp yükseliyor filan bunun fiyatı. altın işlevsel olarak neye yarar? süs müs kolye molye onları geçin bi kere onları derseniz size karşı nefret beslerim. kolye ne lan kelimeye bak. çok hızlı bi iletken diye bilgisayar işlemcilerinde kullanıldığın biliyorum sadece. tabi o da doğruysa. hakikaten ne işe yarar şu altın? eskiden para niyetine kullanılıyordu tamam ama şu an ne? neye bi faydası vardır? hani eskiden para olarak kullanılıyordu ama yeterince altın olmadığı için diğer madenlerden ve kağıttan yapılan paralara geçildi. böyle olmuştur yani demi? ben öyle tahmin ediyorum. bi de para basınca merkez bankasına altın koymak gibi bişey mi gerekiyormuş ne oraları tam şeyapamadım. hani olur da dünya nüfusu yine azalır ve yine altın para kullanma devrine geçilir diye mi değerli acaba. neyse ya konu iyice sapıtmaya başladı. bu konuyu; şu an dünyada ekmek veya su kalmadı diyelim. o kadar altını neremize sokacağız? bunu bi düşünün... sonucuna bağlayacaktım ama yazdıkça altının değerli olması mantıklı gelmeye başladı. ama bi taraftan da hala çok saçma gibi. kendi kendimin kafasını karıştırdım.

ben bi keresinde karanlıkta çamaşırlığı anneannem sanıp konuşmuştum. düşünsene yani karanlık bi ortamda çamaşırlıkla konuştum. ışığı kapatıp odadan çıkmıştım. kapının hemen dibine annem çamaşırlığı koymuş tabi çamaşırlar asılı. omzumla dirseğim arasında bi yere çarpınca o çamaşırlık ve çamaşırın bir bölümü (ki o ilk karanlığı atlatıp gözüm artık biraz görmeye başlamıştı ve ilk sırada da anneannemin bi kıyafeti vardı) aynen şöyle konuşmaya başladım; hıııee! noluyor! haaa sen miydin anneanne. ne oldu? ışığı yaksaydın ya...   ses gelmeyince ışığı yaktım. tabi ortada anneanne filan yok. biraz düşündüm, ışığı kapatıp içeri gittim ve bu olaydan hiç kimseye bahsetmedim.


6 yorum:

JG dedi ki...

meraba, seni mimledim!

Sam Scarlet dedi ki...

bebeyim şimdi olay şu ki kağıdın hiçbir değeri yoktur ama bilinmeyen ve çok gizemli bi sebepten ötürü altın değerli madendir yani para olmaya değer olan asıl şey altındır, ve her kağıt para altını temsil eder.... o bakımdan bankada elindeki kağıt parçasının değeri kadar altın olmalı....... ama nah var hkdgkdufhgur

Sam Scarlet dedi ki...

bi de anane olayına gül gül öldüm. bi anda nedense ananene çok büyük sempati beslemeye başladım. anneanneyi anane yazmak da bi acayip oldu.

stickman dedi ki...

JG :( ama mimlerle ilgili dehşet düşüncelerim var benim. http://blogkaydi.blogspot.com/2009/08/stickman-ve-anti-mim-timi-gorevde.html

sam, bence kağıt altından on yüz milyon kat kez daha değerli. senin gibi kitapları çok seven bi insanın "kağıdın hiçbir değeri yoktur" demesi gözlerimden ufak damlalar akmasına neden oldu.

Sam Scarlet dedi ki...

ekonomi bilimi açısından bakarsan kağıdın değeri yok bu bi gerçek... ama bu benim için kağıdın değerli olduğu gerçeğini değiştirmiyor, ben parayı sevmem kitap sayfalarını severim... para pis bi kere. elini yıkarsın paraya dokunduktan sonra.

JG dedi ki...

AHAHAHAHAAH buralarda hiç mim görmediğimden uzun zaman sonra gelince bi' şansımı deneyeyim demiştim ben de, nasip kısmet artık. (Birazdan kuracağım cümleden sonra kafama gelebilecek olası kurşunlara karşı metal kaskımı giyeyim şimdi. Hazırım.) Ben de mimlemeyi pek sevmiyorum ama mimlenmek güzel.