19 Ağustos 2007 Pazar

Eski arkadaşı yolda görüp, görmezlikten gelmek...konuşmamak...

Dün akşam bir kaç film alıp eve dönerken eski okulumun köşesine yaklaşmıştım ki birden iki çocukluk arkadaşım pat diye çıkıverdi önüme. Kemal ve Hüseyin. Amcamın oğlu Mustafa ve ben çok küçükken beraber takılırdık mahallede ve Kemal'i hergün döverdik. Fakat sonra Kemalgilin bizim apartmanın karşısına ve akabinde bizim apartmana taşınmasıyla ayrılmaz bir üçlü olduk. Kendimize kısaca MKA derdik.(mustafa kemal ahmet) Hüseyin'e gelince, küçükken babannem ona tokmak gibi çocuk derdi. Öyleydi hakkaten şimdide öyle, böyle kilolu değil ama kilolu gibi, mike tyson gibi biraz, onunla pek yakın değildik.
Neyse bunlar çıktı köşeden, aceleyle vedalaşıyolardı. Kemal minibüse binmeye çalışıyordu. Bende yanlarından geçtim gittim, onlar o acele ve o karanlıkta beni görmediler zaten. Görselerde büyük ihtimal tanıyamayabilirlerdi. Ben durcaktım aslında konuşmak için, kaç senedir görüşmüyoruz, biz mahalleden taşındık, onlar iş hayatına girdi. Ama şimdi konuşsanda ne konuşcan yani, zaten adam minibüse binmek için acele ediyor, orda durdurup muhabbet etmek olmaz, selam verip geçiyim desen o da olmaz, zaten ayrı dünyaların insanları olmuşuzdur bunca yıldan sonra buna eminim, derken yanlarından aktım gittim. Ama içimde de biraz pişmanlık var keşke dursaydım diye. Yanlarından geçip gittikten sonra çocukluğumuzda geçirdiğimiz günleri düşündüm, yaşadığımız maceralar, birlikte yediğimiz dayaklar...uzar gider bu böyle...sünnetimde üçümüzün yanyana çekindiğimiz bir fotoğraf vardı, tarayıcı olsa koyardım buraya...hey gidi günler...

1 yorum:

www.edasuner.com dedi ki...

en iyisini yapmışsınn oo ben çok yaparım valla sinir oluyorum aradan onca zaman geçtik 10 sene önceki ekipden kimler var görüştüğün derler ya hay allahım ya :)