24 Haziran 2008 Salı

evim

benim orda bi evim vardı. altı üstü iki metre hareket alanı olan bi ev. kirli camları, yanmayan kaloriferleri, yerel kanallar dışında pek net göstermeyen 37 ekran televizyonu olan bi ev. ilk başta soğukdan donduğum ama giderken yuvamdan ayrılıyormuş gibi hissettiğim bir ev. adının aksine giderken beni solduran o küçük ev. nemli ve küflü duvarları olan, o koca dağın dibinden karşıdaki dağları gören, senin bastığın toprağı, baktığın yerleri, soluduğun havayı gören bi ev. sesini duyduğum ve sana konuştuğum çok küçük ama içinde kaybolduğum bi ev. aynasından yaptıklarıma baktığım. penceresini açıp seni görmeye çalıştığım. benim sana kısa bi sürede olsa en yakın olduğum çok güzel bi evim vardı. kapısı zor açılan. ismi, dördüncü kat otuzaltı numara.

Hiç yorum yok: