19 Kasım 2008 Çarşamba

ilk portakal

sezonun ilk portakalını geçen gece yedim. bir ilk portakaldan beklenen performansın gayet üstünde bi performans sergiledi. ekşimsi tatlımsı karışık bi tadı vardı. kabuğu ilk çıkan portakallara özgü yeşilden turuncuya geçişli bi yapıya sahipti ve orta kalınlıktaydı. çekirdeksiz oluşu en büyük artılarından biriydi. yapraklarının üzerinde renk bozuklukları gözümden kaçmadı. ilaç kalıntısı olabileceği düşüncesi onu yememe engel olamadı. içindeki zar kısmıda yumuşak, ağızda anında eriyiveren cinstendi. sanırım 20-25 saniye arası bi sürede tükettim. bunun oluşum sürecini düşününce kendimi çok hayvan buldum. ama pişman değilim. yine olsa yine yerim. (kardeşimin portakalını soymam karşılığında yarısını alırım dedim, pazarlık sonucunda %25'ini aldım. en ufak üşengeçliğin dahi bir bedeli olmalı)

10 yorum:

vanitas dedi ki...

e hadi hayırlı olsun bakalım. afiyeti ziyan etmemişsin zaten.

t.u.b.a dedi ki...

ben henüz portakal kısmına geçemedim. mandalina safhasındayım :P
bu arada dönmenize ziyadesiyle sevindik efenim :D

stickman dedi ki...

hiç ziyan edermiyim ben o caaanım portakalı vanitas, son damlasına kadar sömürdüm tükettim yok ettim.

saolun efenim :)bende sevindim kendime. mandalina safhasından henüz bende kopmadım t.u.b.a, o da güzel bi turunçgil kardeşimiz, o da bir c vitamini deposu, o da bu vatanın bi meyvesi.

Tuana dedi ki...

Afiyet olsunn :)
Bende dün akşam 3 portakalı bir güzel dlimledim, üzerine bir kaşık şeker serpip afiyetle yedim :D

Pilli Cadı dedi ki...

stickman sen ne kadar pis bogaz birisin ya:D
ne zaman bloguna gelsem yiyeceklerden bahsediyorsun.

jade dedi ki...

Hamingway misin hay mübarek:) Bu nasıl bir betimleme sanatıdır, hay maşşallah!

stickman dedi ki...

tuana? naaptın? portakalları dilimlerdin ve üstüne şeker serpip yedin. evet daha hayatta öğreneceğim çok değişik yemek yeme tarzları var. greyfurtu tuzlayıp yiyen insalar tanıyorum evet tuz. (denedim güzel oluyo)

heuehu evet pilli cadı, öyleyim valla biraz. bazen sadece yiyecekleri düşündüğüm oluyo. hatta dün gece bi stickman gece spesiyali daha yazacaktım ama yoo yooo bunu kaldıracak kadar güçlü değilsini henüz...diye düşündüm :p

Hemingway'in kim olduğunu bilmiyodum valla jade ama vikiden baktım ve offf. adam nası bi hayat yaşamış öyle. ükelalık etmek gibi olmasında kendimden benzerliklerde buldum adamda. bi ara bulup okurum ben bu adamı.

"Bazen savaşta ön saflarda büyük bir gürültü duyarsın, ben de aynı gürültüyü duydum; ardından ruhumun sanki bir mendilin cepten çekilişi gibi benden çekildiğini hissettim. Son olarak ise ruhumun bir bütün halinde tekrar bedenime döndüğünü fark ettim ve de o andan itibaren benim için ölüm yoktu." Ernest Hemingway

Zeugma dedi ki...

Gecenin bir vakti ağzımı sulandırdın.
Neden ama ? limondan bahseerken olur ya..Öyle oldu:)
Bir portakal da bu kadar güzel anlatılır.Bravo sana ve o performansı yüksek portakala:DD
Stickman sezonun ilk portakalı deyince aklıma geldi.
Ben var ya..alanya'da Temmuz ayının son haftası ağaçta yani dalında porkal gördüm ,aynı senin resimdekinden ,taze portakal..Gözümle gördüm.O tarihte ağaçlar portakal doluydu valla ya!!
O ne işti ya??
Rüya mı gördük?
Oluyordu da biz neden bilmiyorduk o saate kadar?
Çık çık çıx :DDD

stickman dedi ki...

bu portakalda biraz ekşi barındırıyodu bünyesinde, bende ondan bahsettim biraz, o yüzden hafif bi limon havası hissettirmiş olabilir zeugma. bi de temmuzun son haftalarında gördüğün o portakal kesinlikle son portakaldır.

jade dedi ki...

oüüüv ,adam iyi yazmış yaw