13 Aralık 2011 Salı

beni doğaya salın

çok uzun zamandır doğadan o kadar çok uzaktayım ki dün oturma odasında gördüğüm bu bitkiye dokunma ihtiyacı hissettim. hatta ona tutundum. bi süre ona öyle tutulu kaldım. ona değince kendimi iyi hissettim. sanki böyle bi arındım, temizlendim. içime bi saflık doldu, bi enerji akıştı böyle. bi rahatladım. benim bi ormana filan gitmem lazım ya. doğallı bi yerlere gitmem lazım. toprağa basmak, ağaçlara dokunmak istiyorum. çalı çırpıya değmek istiyorum. yerde bulduğum bi ağaç dalıyla toprakları filan eşelemek istiyorum. ormanın taze soğuk havasını soluyum, üstüme güneş ışığı gelsin istiyorum. ayaklarım orman çamuruna bulansın filan. yıllardır ebeveynlerimin bu tarz saçpa sapan bitkileri evin içinde saksıda neden yetiştirmeye çalıştıklarını, çiçek dedikleri ama yapraktan başka bişi olmayan otumsu şeyleri neden eve doluşturduklarını anlamaya çalıştım. babamın bunları sulamak için nasıl üşenmediğine sinirlendim. bu tarz şeylerin evde boşu boşuna yer kapladığını düşünüp sinir katsayımı arttırdım, kendi kendime söylendim. ama şimdi anlıyorum lan. evet anlıyorum onları. ormanın içinde, karşısında göl olan ahşap bir evim olamayacağına göre bundan sonra bu bitki benim herşeyim. bundan sonra ona gözüm gibi bakmazsam dövün beni.

Hiç yorum yok: