23 Aralık 2011 Cuma

sigortacılık , marangozluk ve human planet

sigortalatmak başka, ergolatmak başkaysa niye ergolatıyım lan. sonra bişi olunca sigortası yok ergosu var. sigorta buna para ödemez... diyeceksiniz demi. enayi değilim ergo, kusura bakma. git bunları başkalarına yutturmaya çalış.

geçenlerde bizim odadaki dolapların gevşeyen, tam kapanmayan ve gıcırdayan kapaklarının, kardeşimin 15 liraya aldığı küçük matkap gibi vida sıkıcı ve sökücü şarjlı bir aletle vidalarını söküp, kapaklarını çıkarıp gıcırdayan yerleri yağladım. sonra taktım ve kapakları düzgün kapanacak şekilde sıktım. aslında kapakların tam düzgün kapanma şeysini kardeşim ayarladı. şimdi onun yaptığı bişeyi sanki kendim yapmışım gibi anlatmayım burda. herneyse ya. bütün bunları yaparken şunu anladım ki marangozluk dünyanın en keyifli işi olabilir. tabi marangozluk tam olarak böyle bi olay değil ama yine de inceden bi ipucu verdi. zaten evdeki dolabımsı-masamsı bişeyi söküp keserek kendime şahane bir bilgisayar masası oluşturma fikrim var. hatta bu projeye dökülmüş bilgisayarda 3 boyutlu modeli çizilmiş (bunu da kardeşime çizdirdim) ve koli kağıdıyla 1'e 1 ölçülerde fakat %90 küçültülmüş haliyle ufak bir modeli de yapılmış durumda. sadece kesici lazım. şu beyin ameliyatlarında kafatasını kesiyolar ya hani. ondan lazım işte yav. onsuz mümkün değil. o olsa hiç bir ekstra malzeme kullanmadan süper bi bilgisayar masası yapcam.

şu human planet yani insan gezegeni belgesel serisini izlemenizi tavsiye ederim. gerçi ben izleyeli çok oldu da şimdi aklıma geldi işte. hakkaten ilginç şeyler var. mesela hindistanda bi pazar yerinde bi ton maymun var ve pazarcıların sattıkları meyve sebzeleri çalıyolar. tabi kutsal hayvan sayıldıkları için kimse bişi yapamıyor. bi maymun tanrısı varmış da onun tarafından korunuyormuş bu maymunlar. durum bu. fakat maymunların şöyle bi piçlikleri var ki sadece yiyip de karın doyurmak için çalmıyolar. baya bildiğin yağmalıyolar. hatta sırf can sıkıntısından ve piçlik olsun diye yaptıklarını düşünüyorum. ısırıp ısırıp atıyolar lan meyveleri sebzeleri. baya sapık hayvanlar. gerçi bu belgesel serisinde gördüğüm en sıradan şey bu olabilir. maymun emzirip sonra onu tencerede haşlayıp yiyen insanları mı ararsın, cenazelerini parça parça kesip kuşlara yedireni mi ararsın. böyle ilginç ilginç şeyler var. bi de bu belgesel serisi new york'da kişi başına bir fare düştüğünü iddia ediyor. bunu da duydum ya. artık sikseler gitmem new york'a. (fareler olmasa kesin gidecektim zaten. fikrimi değiştiren tek şey fareler)

6 yorum:

Uyumayan Ses dedi ki...

İnsan belgeselini birkaç ay önce Ntv'de verdiler. her pazar akşamı saat 7'de mi ne bir bölümünü veriyorlardı. Seri bittikten sonra da 2 saatlik kamera arkasını verdiler. Asıl dikkat çekici oydu benim açımdan. Koskoca şelalenin üzerinden ipin üstünde geçen bir adam vardı. Onun çekimleri baya zor olmuş. New York bölümü de belgeselin son bölümüydü. O fare olayını duyunca ben de s.kerler demiştim direkt :D leş gibi koca koca fareler be! Şehir ne kadar büyük olursa fare nüfusu da bir o kadar büyük oluyor.

Neyse insan belgeselini ben de kesinlikle tavsiye ediyorum. Özellikle denizlerle ilgili bölümde insanın ağzı açık kalıyor gerçekten

İnsanevladı dedi ki...

Yazılarını okuyunca sana şöyle içten bi "Gerizekalı" diyesim geliyo. Ama hakaret amaçlı değil, hani kardeşine falan dersin ya böyle hem sevgi içerir hem biraz samimiyet, gerizekalı kelimesine böyle anlamlar yükleyebilen bi insan olduğumu göz önünde bulundurarak geri kalan yaşamına devam edebilirsin. Bu bilgiyi nerde kullanacağına sen karar ver, akıllı ol, imkansızı iste. Yok o başkaydı. Neyse ne diyodum hah Gerizekalı!

stickman dedi ki...

Uyumayan Ses, ben ntv'den değil de hd olarak bi siteden indirip izliyodum. türkçe seslendirmesi ntvden alınmaydı. benim indirdiğim bölümlerde kamera arkaları her bölümün ardından gösteriliyordu. bazı çekimler çok zor olmuş gerçekten evet ama bazı yerler çok kurgusal olmuş. bu belgesel mantığına aykırı bence. farelerin de genellikçe çin lokantalarından ve çevrelerinden çıkması da oldukça manidar :D

İnsanevladı, ehehe anladım ben seni anladım. teşekkür ederim. bu lafın beni sevindirdi. biri bana gerizekalı dediği için ilk kez teşekkür ediyorum ve seviniyorum. aslında gerizekalı lafını yorumunda ilk görünce bi içim ürpermişti ve SEN KİME GERİZEKALI DİYON LA YARRAAM! diyecek gibi oldum ama sonra anladım seni ve sevindim hehe.

cikolatalisufle dedi ki...

Ergo'nun bir çalışanıyım :) bil istedim hehheheh

stickman dedi ki...

aha ergo peşime adam takmış. kamuoyunda şirketi yıpratmaya yönelik faaliyet yürüttüğümü düşündükleri için beni öldürtmek için seni yolladılar kesin. valla şaka dedim ben. ergo çok iyidir. yaşasın ergo! en büyük ergo!

cikolatalisufle dedi ki...

gece bıçaklı bir kadın gölgesi görersen o benim :) ehhiiiehhii