19 Nisan 2012 Perşembe

bir zamanlar solak olmaya çalışmıştım

sıradan, dikkat çekmeyen, kendi halinde ve sağlak bir çocuktum ben. yemeğimi sağ elimle yiyor, oyuncaklarımı sağ elimle oynuyordum. fakat etrafımda solak çocuklar vardı. anneler ve babalar hep onların solaklığı hakkında konuşuyorlardı. benim sağlaklığım dikkati çeken bir şey değildi. bir sağlak olarak fiskos masası kadar bile ilgi çekmiyordum. o solak çocuklar ise solaklıklarıyla ortamın kralıydılar. o çocukların anneleri babaları; bir türlü sağ elle yemeye alıştıramıyoruz... ah bu çocuğun solaklığı... gibi cümleler kuruyorlar ve bir zamanlar solak olan fakat sonra bir şekilde sağlaklaştırılmış çocukların anne babalarından; ahh ahh bizim ki de solaktı, zar zor sağlak yaptık. neler çektik sağlak yapana kadar... gibi cümleler duyuyorlar, tavsiyeler alıyorlardı. artık iyice sinirlenmiştim ve bir sabah solak olmaya karar verdim. solak olmaya karar verdiğim yetmezmiş gibi bir de sağlaklığa geçmeye çalışan ama beceremeyen bi solak insan kimliğine de bürünmüştüm. önce hiç kimse yokken sol elimle oyuncaklarımı oynamaya çalıştım. oldukça zordu ama başarabileceğimi düşünüyordum. kalemi sol elimle kullanmaya çalıştım. bu imkansız gibi bişeydi. benim gibi resme eli yatkın bi çocuğun solak numarası yapıyor olduğunu hemen belli ederdi. o yüzden solaklığım sırasında kalemi kağıdı bi kenara bıraktım. o sabah kahvaltıda sol elimi kullanmaya karar verdim. bizimkiler ilk başta anlayamadılar. sonra; oğlum sağ elinle yesene... filan dediler. napıyım ya solağım ben. bakın kullanamıyorum ki sağ elimi... dedim. sağ elimle tuttuğum çatalla zeytin almaya çalıştım sanki çok zorlanırmışcasına. ve utanmadan çatalı düşürdüm. kendimi çok havalı hissediyordum. solaklık gerçekten mükemmeldi ve çok havalıydı. mükemmel bir solaktım ben. dışarıda arkadaşlarımla sporcu kartı oynarken ve bilya oynarken sol elimi kullanıyordum. özellikle bilya oynarken çok zorlanıyordum ama olsun, solaklık bambaşkaydı. diğer çocukların umrunda bile değildi solak olmam, farketmemişlerdi bile ama olsun. solaktım ben! zar zor sağlaklığa alıştırıldım. neler çektim neler sağlak olana kadar. solaklıktan sağlaklığa geçmeyi başarmış süper bi insanım ben. evet süperim!

8 yorum:

Mjora dedi ki...

doğma büyüme solağım...yazı vs. haricinde genel olarak sağ kullanırım ama solakların abartıldığı kadar bir havası yok, tamam var eskiden çocukları düzeltme aşamasında filan ama...
solaklık bir awkwardlık olarak nitelendiriliyor , yani çok da iyi değil...yazım kötü , beynin sağ tarafı çalıştığı için matematik , mantık , düzen , organizasyon gibi yeteneklerim çok yok...o bakımdan
bir avantaj değil çok da...
ama solak mıyım evet solağım hiç de sağa alıştırılmaya çalışmadım olmazdı da zaten...

Heidi Glennis dedi ki...

hahah süper bir çocukluk geçirmişsin!
ben de hep havalı bulurdum, denemiştim de ama bir kaç dakikadan uzun sürmemişti :)

rahat yazar dedi ki...

doğduğumdan beri solağım ama kimse sağlak olmam konusunda beni zorlamadı:)

Daçe dedi ki...

doğuştan solağım ben de ve diğer her şeyi sağ elle yapıyorum. düpedüz gerizekalıyım yani. bu bir dezavantaj olarak karşımıza çıkıyor.

kareemoff dedi ki...

Merhaba. (bloğunuza yazdığım ilk yorum olduğu için, "bi' 'merhaba' diyeyim." dedim)

Sağlağım (böyle kelime var mı hakkaten?) ben de. Solaklık/ solak olanlar pek havalı gelmedi bana ama, hep başarabilmek istedim bunu, ortaokul yıllarından filan. Top oynarken solu çokca kullanmaya çalıştım (ve bunda epey başarılı oldum duran toplarda bile iyiydim). Ve evet, elbette sol elimi geliştirmek için de, yazmaya çalıştım. Halen yapıyorum (yaş 23), zaman zaman. Niye bilmiyorum, sağlak olmama rağmen, tek ayakta zıplarken (basketbol, voleybol filan) sol ayağımı kullanıyorum ve hani (daha çok çocukken tabii ki) "gücünü" göstermek için biseplerini gösterirsin/ sıkarsın ya, o 'işlemde" de solağım. Halen solla yazma denemelerim oluyor; ama karar veremiyorum normal olarak sayfanın solundan mı yazmaya başlayayım, yoksa sağdan sola yazsam daha mı iyi olur. O zaman da sağdan sola okumalı oluyorum tabii. Ahah, harfleri sağdan sola ve yansıması şeklinde yazmayı denedim en son. Neyse. Şu görsel beni halen etkilemektedir, sağımı da, solumu da daha iyi kullanabilme isteğimi tetikliyor, şu görsel: http://knightopia.com/blog/wp-content/uploads/2012/01/336715_3158810055708_1428962595_33319331_749840744_o.jpg . Hatta, ilk gördüğümde bunu, daha çok solak olmak istemiştim hatırladığım kadarıyla. Çünkü görselliği çok fazla ön planda tutuyorum, istemesem de.

Böyle. Ha, unutuyordum az kalsın. J. D. Salinger'in "Çavdar Tarlasında Çocuklar" ("Gönülçelen" diye de çevirisi var) kitabını okumuşsundur belki, o eserin baş karakterine (Holden Caulfield) çok benzettim bu hâlini.

Başka bi' yazıda görüşmek üzere.

stickman dedi ki...

Mjora, ben de 5-6 yaşlarındayken filan havalı buluyordum zaten. muhtemelen o da sadece bi kaç günlüğüneydi ve geçti. ama bazı solaklar da hakkaten her konuda bi çılgın atıyolar. bi de birbirlerini feci kolluyor bu solaklar. ama biz sağlaklar öylemiyiz. umrumuzda olmayız birbirimizin.

Heidi Glennis, her canlı bir gün solaklığı tadacaktır demiş atalarımız. dememişlerse bile ben şu an diyorum.

rahat yazar, ne güzel işte. akıllı mantıklı insanlarla büyümüşsün ne güzel.

Daçe, diğer herşeyi sağ elle yapıyorsun demek. bu durumda benim aklıma sol elinle yaptığın tek bir şey geliyor ki onu da burda söylemek istemem.

kareemoff, merhaba. şimdi düşündüm de solaklara solak dediğimize göre biz de bu durumda "ak" ekini alarak sağak olmalıyız. mantıklı olan bu. tdk'dan baktım ama sağak için "Fr. Droitier - BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu " gibi bir açıklama yapıyor. sağlak için söylediği şey ise çok üzücü; içi boş, kof :( neyse tdk'nın canı sağolsun. ben de basketbol sevdiğimden o alanda sol kolumu geliştirmek için çabalarım oldu ama sen bu sağ sol konusunun üstüne çok düşmüşsün ve çılgın şeyler denemişsin. benim sol elimi kullanma konusuna denediğim en çılgınca şey üçlük atmaya çalışmak. Bahsettiğin kitabı okumadım maalesef, pek okuyamıyorum kitap. kitap okumaya uygun sessiz ortam bulamıyorum.

JG dedi ki...

ben daha da ileri gidip kendime bir adet "sol elle yazma defteri" edinmiştim. ilkokulda yaptığımız o düz yatay eğik kıvrık çubuklardan sayfalarca yaptıktan sonra alfabeye geçme planlarım vardı ama... kaldılar öyle.

yalnız benim amacım, solaklıktan ziyade iki eli birden kullanabiliyor olmaktı.
coolluktan geberiyorum.

stickman dedi ki...

JG, en aklı başında olanımız senmişsin. yavaş yavaş düzenli ve planlı bir çalışma yönetmi de geliştirmişsin ama kısmet değilmiş olmamış. iki elini de kullanabilme isteğinin etkileri de hala devam ediyor gibi bence. çünkü avatarındaki fotoğrafta iki tane el görüyorum.