8 Nisan 2012 Pazar

uyumlu altyazım içimde

insanların bana asla olumlu, talepsiz bir yaklaşımı olmuyor lan. sürekli bi istek, olumsuzluk veya emrivaki ile yaklaşım oluyor. bi kere de iyi bişey deyin lan. bişey sunun. pozitif bişey olsun. bana faydası olan, benim sevdiğim, beni mutlu edecek bişeyle gelin lan. sadece bi kere bile olsa yapın bunu. screw you guys! I'm going home!

yan apartman hep daha iyidir dedim dedim inanmadınız noldu? 6 yan apartmanın bahçesine pota koymuşlar lan. bi 10-20 apartman daha yan tarafa gitsek ve de uslu bir çocuk olsak demek ki staples center'ı bile görebiliriz.

bişey dinlemediğim halde kulağımda takılı kalan kulaklıkları ben bişey dinlemeyi bıraktığım an çıkaracak ama tekrar dinleyesim geldiği zaman da hemen takacak birine yani bir kulaklıkçıbaşına ihtiyacım var. başvurular şahsen yapılacaktır.

yıl 2012 fakat bazı insanlar hâlâ "oraya kamyon gelecek" yalanına inanmamızı bekliyor. üstelik bunu zekice bir yalan sanıyorlar ciddi ciddi. en çok da bu sinir ediyor beni. ulan şeytan diyor al bir kamyon, göster şunlara günlerini. aslında şeytan demiyor. bizzat ben kendim diyorum. kamyonu alıp gideceksin. bakalım o zaman da diyebiliyorlar mı oraya kamyon gelecek diye. eğer derlerse onlara bi çift lafım var. işte geldi! zaten kamyon sürmeye merakı olan biriyim. (kamyon da ne tuhaf kelimeymiş lan, çok söyleyince bi tuhaflık oluyor)

saat gece 4-5 gibiydi. trt belgesel kanalıydı sanırım, unutulan çocuk oyunları veya ona benzer isimde bir belgesel izliyorduk. 8-10 tane çocuk bi oyun oynuyorlardı. (yazının bu kısmına kadar yine belirsizliğimi korudum) kamera çocuklardan birini çekti. elimi televizyona yöneltip kardeşime bakarak, -aha lan bu çocuğun adı kesin atakan'dır!.. dedim. kardeşim gülmekten sessizce geriye doğru düştü. oturduğu kanepeden düşeyazdı. bu sessiz ve yere doğru düşüşlü gülüş kopmanın da ötesinde bişeydir bizim aramızda. bişey o kadar komikli ama o kadar aşırı komiklidir ki bazen, yüzünüz normal bir gülme şekli alır ama hiç bir ses çıkaramazsınız, vucudunuz kasılır, bir saniye içinde kıpkırmızı olursunuz, konumunuza göre yer çekiminin etkisinde bi yöne yığılırsınız. kardeşimle atakan konusunda hemfikir olduğumuz aşikardı. zira çocuk da aşırı bir atakan tipi vardı. ben ki atakan olan bir çocuğu 100 metreden tanıyabilecek donanımda biriyim. atakan'ları da pek sevmem. onu da söylemeden geçemeyeceğim.

5 yorum:

Must. dedi ki...

Ben bi tane tanıyorum. Böyle yuvarlak yüzlü. Eli yüzü düzgün. Güleryüzlü gibi ama sinsi. Acayip çıkarcı ve satıcı bi eleman. Genel profile uyuyorsa uygun bi zamanda birlikte dövebiliriz.

Sam dedi ki...

kulaklıkçıbaşını ben de istiyorum stick

Mjora dedi ki...

sigara içiyosun kulaklığı çıkar kültablasını koy tekrar tak , su iç aynı şey...benim de ihtiyacım var...

therru dedi ki...

yazdıklarını okuyan pasif bir takipçiyim.ilk yorumumu yazayım dedim yazdığın bir yazıya ..

yazılarını okurken hep bir gülümseme oluşuyor yüzümde :)

stickman dedi ki...

Must. %99'u o tip, tam o profil işte. muhteşem tarif etmişsin. bu teklifini keyifle kabul ederim. ıslak odunları ben getiririm. bazen cidden bunu yapasım geliyor yalnız. kimliklerimiz deşifre olmadan, planlı bir şekilde ve yakalanmadan %100 başarılı olacak şekilde bi fight club tarzı bi oluşum kurup bu tarz piçleri ve genel olarak saygısız insanları dövmek istiyorum.

Sam, ben biraz düşündüm. o olacak iş değil valla.

Mjora, suyunu da kalk kendin iç bi zahmet.

therru, ehehe ne güzel. bundan sonra aktif bi takipçi ol o zaman. yorumlarınla yazılara kendi düşüncelerini, farklı fikirlerini ve benzer yaşadıklarını filan aktar ki zenginleşelim.