28 Mayıs 2012 Pazartesi

kardeşler anonim şirketi

kardeşimle konuşurken yaptığımız telaffuz hatalarına çok gülüyoruz ve nedendir bilinmez mehmet ali birand kadar olmasa da sık sık telaffuz hatası yapıyoruz. o ufacık bi telaffuz hatası ağzımızdan çıktığı an karşı tarafın bunu asla affetmeyeceğinin, ölümüne dalga geçip güleceğinin ağır baskısı bir saniye içinde çöküveriyor bünyeye. ama insan kendisi de gülüyor sonra fakat şöyle bi içten içe de gülme lan yavşak! tepkisi ve ufak bi sinir de oluşuyor.

ben yine daha hoşgörülüyüm ama bu piç en ufak bi hatayı bile affetmiyor, kulaktan kaçırmıyor. bazen o telaffuz hatasında hemen söylemiyor bunu. oh lan diyorum içimden. yakalayamadı, duymadı veya ciddi bir konu anlattığım için hoşgördü diye ufak mutluluklar yaşıyorum kendi içimde ama o öyle kurnaz ki! konuşmamı bitirmemi sabırla bekliyor çünkü konuşma ne kadar sürerse o kadar ağır bir darbe olacak bu benim için. lafımı bitirdiğimde bi kaç saniye donuk bi ifade ile bekledikten sonra yapıştırıyor hatalı telaffuz ettiğim kelimeyi suratıma. bazen ben de aynısını ona yapmıyor değilim bunu itiraf edeyim. çoğu zaman beraber kopuyoruz ama bazen de sinirlenip lan siktir sana bişey anlatılmaz olum! diyip uzaklaşıyoruz. ehehe. bence biz kardeşimle filmlerdeki, kitaplardaki sıradışı süper kardeşler gibiyiz lan. prison break'den lincoln-michael gibi. bi behzat-şevket, bi david-jasper caine, bi ryan-cyril o'reily, bi raymond-charlie babbitt gibi. maaşallah diyin.

13 yorum:

Sam dedi ki...

maaaaaaşallah size.

Uyumayan Ses dedi ki...

orada bir Oz gördüm sanki.

minikkus dedi ki...

aahaha biz de kızkardeşimlen öyleyizki. saçmalıklarımızı da dan diye söyleriz suratımıza, gerekirse yerin dibine de sokarız türlü dalga geçmeler eşliğinde:P hiç de gocunmayız yani:)
film gibi kardeşler kabilesine bizi de eklesene (şurdan 2 öğrenci uzatırmısın :P )

Must. dedi ki...

Maşallah. Scofield'lerin OZ'daki EM City'ye düşmesini hayal eden biriyim. O'reily'lerle yan yana görünce aklıma geldi. Ne ziyafet olurdu..

stickman dedi ki...

sağolasın samciğiiim varolasıııın

uyumayan ses, çok eski bir oz fanının blogundasın.

minikkus, düşündüm düşündüm süper ikili meşhur kız kardeşler gelmedi aklıma. gele gele hülya avşar - helin avşar filan geldi. onlar da gelmeyeydi iyiydi. neyse herşey laik olsun da gerisi sorun değil. ne mutlu türkiye.

Must, oovvvvv!!! manyaaaak bi düşüncee! manyaaak bi düşüncee! michael em city'ye gelecek olsa ne yapar eder ordaki herkesin iç hesaplaşmalarına kadar didik didik edip öğrenirdi. ve muhtemelen kankası olarak da kareem said'i seçip adebisi'yi bile adam ettikten sonra em city'yi dağıtıp giderdi yoluna.

Must. dedi ki...

Diğer eşleşmelerden çok, Michael-Ryan o'reily ilişkisi müthiş olurdu. Biri haddinden fazla zeki, diğeri EM City'deki herkesin kuyruğunu birbirine dolayacak kadar kurnaz, üç kağıtçı. Suya sabuna dokunmadan istediği işi diğerlerine yaptırabilecek kadar kurnaz O'reily. Adamım benim.

sinem dedi ki...

maşallah efenim. kardeşlik gerçekten inanılmaz bir bağ, dünyanın en muhteşem arkadaşlarına sahip de olsan o sevgiyi yakalayamıyorsun. allah hepimize kardeşlerimizle yaşlanıp aynı salak şeylere yaşlıyken de gülmeyi nasip etsin diyor, yok yere duygulanıyorum ldkfdjgldfkjg.

stickman dedi ki...

amin. öyle yaşlılık filan diyince gözümün önünde bastonlarımızla birbirimizi dürttüğümüz görüntüler canlandı. çok ters yaşlılar olup sürekli kavga edip birbirimizden "bu" diye bahsederiz herhalde :D

.. dedi ki...

Hah biz de tam Ryan-Cyril o'reily gibiyiz; kardeşim Cyril tabi :D; ben daha akıllıca ve onu koruyan pozisyondayim :D Her ne kadar kavga etsek benim ağzımı burnumu kıracak duruma geldiyse de olsun; o hep deli Cyril.

Not: Raynla, Sirıl ne severdim ya.

stickman dedi ki...

benim kardeşim tenisçi olsa hemen ben de tenise başlardım ve williams kardeşler benzetmelerini kendime yapmak isterdim ama o'reily'ler de bi başkadır tabi.

.. dedi ki...

Dur, hemen akşama bi maç ayarlayalım.

Sıfır Onda Sekiz dedi ki...

Ablamla aynı kulüpten tenis lisansımız var. Öhö.

stickman dedi ki...

williams kardeşler sizi! ikiniz olsanız, ben tek olsam sizi yenerim diye artislenip kendime ne güzel tenis oynatacak ortam sağlama olaylarına girerdim amma lakin aynı şehirde olmadığımızdan bu bir işe yaramaz. sizin gibi gençlerimizi wimbledon'da da görmek isteriz.