3 Haziran 2012 Pazar

nağber cınımm

bazenleri; insan doğduğu evden asla kopmamalı, çocukluğunu geçirdiği evden, yerden ayrılmamalı diye düşünüyorum ama bazenleri de başka başka evlere taşınsak keşke diyorum. pek çok eve ruhumuz sinse, yaşadıklarımız sinse. değişik evlerin önünden, değişik mahallelerden, sokaklardan geçerken duygulansak diyorum. başka başka yerlerde, başka başka anılarımız olsa keşke diyorum ama sonra tekrar çocukluk evine düşüyor aklım. çocukluk evi bi başka ya. aslında çok zengin olcaksın. eski evlerin olduğu gibi duracak herşeyiyle. 7-8 yıla bir ev değiştireceksin. sonra istediğin zaman eski evlerine gidip tarifi imkansız duygular yaşayacaksın. bu fikrimi bi zengin duyarsa hemen yapar yalnız çünkü şahane bi fikir. gerçi o evlerin de değişik değişik zamanları var. ulan bazen hayalgücümün sınırtanımazlığı ve ayrıntıcılığı beni korkutuyor. şu an daha neler neler geldi benim aklıma.

bugs bunny benim en sevdiğim çizgi film kahramanı. bazen televizyonda şimdiki çizgi filmlere denk geliyorum da. ne biçim çizgi filmler lan onlar öyle. ne komik, ne iyi çizimli, ne bir bok oluyor. bugs bunny ve o tayfa harikaydı. türkçe seslendirmeler de öyle. bizim izlediğimiz o çizgi filmleri yapan rahmetli chuck jones abimizin bi videosuna rastladım geçenlerde ve bunu çizdim. 
sonra da kendimden bişeyler eklemem gerektiğini düşündüm.
buraların en büyüğü o bir başka bugs bunny bugs bunny çok yaşa!!!

şehirler arası yolculuklar yaparken, değişik yerleşim yerlerinden geçerken çok ilginç şeyler görebiliyor  insan. bi mahallenin köşesine konulmuş çarpışan araba yeri mesela. sadece çarpışan araba yeri. mesela sizin mahallenin bi köşesinde lunaparklarda olan o çarpışan arabalar yeri olduğunu düşün sadece. bence çok garip. bunu nerede gördüğümü tam olarak hatırlamıyorum. uşak civarlarında bi yerdeydi galiba. ben ki çok nadir şehirler arası ulaşım yapan biri olarak böyle garipliklerle karşılaşıyorsam bunu çokça yapanlar kimbilir neler görmüşlerdir.

8 yorum:

Mjora dedi ki...

aklıma ıssız adam'da ada'nın alper'in tarsus'taki doğup büyüdüğü eve gidip ,yatağına yatıp sahte bir ağlama ritüeli gerçekleştirdiği sahne geldi bunları okuyunca...

salata dedi ki...

boyun kaç stickman? 190 falan olmalısın ama kıç kadar tavşanın kulaklarını bile geçememişsin :P

stickman dedi ki...

Mjora, sahte mi ağladıydı orda. ben hatırlamıyom yav. bi daha bi izleyim o filmi nasıldı unuttum.

salata, bi kere bagsi kıç kadar filan değildir taaamm maa! o çok havuç yediği için vitaminden boyu upuzun olmuştur. ben kısayım lan :( basketbol oynuyom diye internetteki insanlar beni uzun sanıyor. 173 mü 175 mi neyim. 190 olsam nba'de yıldız bi oyuncu olurdum ben bea.

Berrin dedi ki...

cok yolculuk yapan ve 3 5 yılda bır ev sehır veya ulke degıstıren bırı olarak soyleyım..bu da cok zor..ruha zarar verıyor..ıyı kotu alısıyorsun yasadıgın yere. cevren arkadasların oluyor yada dıkılı agacların:) ve onları bırakıyorsun gun gelınce..

bır yere aıt olamamak..

ama guzel yanları da yok degıl..degıısk kulturler yemekler ınsanlar goruyorsun..

bır kac aya kadar dort yıldır yasadıgım evden sehırden dostlarımdan ayrılıp yenı bır maceraya yelken acıcam :)

su an bu duusnce hıc keyıflı gelmıyor..

ha bak bu arada teyzemın kızı nıkah sekerı bebek sekerı vs ve davetıye uzerıne bı yer actı. sızın orda..ıhtıyac varsa bıldır yonlendıreyım :)
bı arkadasımda konyaya tasınacak aglayıp duruyordu..uzulme guzel sehırdır yesıllıktır genıstır trafıgı azdır dedım..tesellı olsun :)

ve ıssız adamdakı o sahne bence cok dokunaklıydı..sevdıgın ve goremedıgın bır ınsanın esyalarına dokunmak yatagına uzanmak vs..cok romantık :)

stickman dedi ki...

Berrin abla sen ne güzel finlandiyalardaydın yav sonra bi ankaraya filan geldin herhalde. yav niye geldin ben olsam valla gelmezdim. gerçi finlandiya nasıl bi yer hiç bi fikrim yok ehehe. şimdi yine gidiyorsun anladığım kadarıyla. ben de böyle konuşuyorum ama bi kere aynı mahalle bi kere de hemen hemen aynı mahallede sayılacak iki farklı eve taşındık onda bile bi garip oluyor insan ki şehir ülke değiştirmek falan çok acayip duygular hissettiriyor olmalı. hayırlı olsun teyzenin kızının dükkanı, geçenlerde o tarz bi yer görmüştüm nene hatun parkının yan tarafındaki yol üzerinde ama pek yeni bi yer gibi değildi. o tarz işlerle pek alakam olacağını sanmıyorum ama hayat tabi belli olmaz :D haber ederim ihtiyaç olursa. saol :) bi de konyaya taşınacak arkadaşına trafik konusunda söylediklerin 10 yıl öncesinde filan kaldı. artık burda da feci trafik var. unuttum yav ben ıssız adam nasıldı. hehe.

Mjora dedi ki...

ben işte o sahnenin romantik olduğunu veya onun üzülerek ağladığını filan zannetmiyorum :D pek olmamıştı orası...

bence birden fazla eve ait olma konusu sıkıntılı...mesela yazlık örneği vereyim...yazlığa gidiyorsun filan da orası seninmiş gibi gelmiyordur herhalde yani insan sürekli yaşadığı yer neresiyse orayı özümsüyor , o bakımdan ben de hak veriyorum bu düşünceye...
ben de 1.80im sitickmen ama çok güzel de nba izlerim geceleri oynamam :D 2k12 de oynuyorum :D

Adsız dedi ki...

bir yere ait olmak falan diyince aklıma up in the air geldi. izlemediyse mutlaka izle bi ara.

stickman dedi ki...

izlemedim, en kısa zamanda izleyeyim.