25 Haziran 2012 Pazartesi

back to the future ve bi kaç şey daha




öncelikle yukardaki videoyu izlemenizi rica ediyorum. sonralıkla ise aşağıdaki fotoğraflara bakmanızı. nasıl da bulmuşum ama bu sahnenin çekildiği yeri google'ın sokak görünümü hizmetinden. çok seviyorum bunu yapmayı. bu film 1985 yılında çekildiğine göre 27 yılda pek de bi değişiklik olmamış. bir iki tabela değişmiş. gerçi ağaçlar biraz az büyümüş, belki cinsindendir ama özellikle kaldırımlara dikkat çekmek istiyorum. aynen 27 sene önce nasılsa öyle duruyor. bizde olsa orası 27 yılda 27 defa kazılır tekrar yapılırdı. doymadı lan adamlar kaldırımcılarla birlikte milletin parasını yemeye. dün bi yoldan geçtim, mis gibi kaldırımın üzerini tekrar kaldırımla kaplamışlar. yarım metre yükseklikte kaldırım olmuş. cehennem sizi bekliyor bu işte parmağı olanlar. neyse bırakalım şerefsiz belediyecileri back to the future'a dönenim. işte böyle yani gençler. eğer oralara yolunuz düşerse bi uğrayın derim adres sol üstte yazıyor. hatta bi yerlerden kaykay bulup orda aynı şekilde kayarak bi video veya fotoğraf da çekinirseniz güzel bi hatıra olur. böyle güzel şeyler yapın yani bence. bi yere gidip de orda dümdüz dolaşmayın diye diyorum. alın burdan daha iyi bakın.

bu fotoğraftaki mutsuzluğu bulunuz... neyse uğraşmayın ben söyleyim. aç olarak mutfağa girip yemek ısıtıp yemeyi düşünüyorsunuz ve bu manzarayla karşılaşıyorsunuz. yemek ısıtabilmek için ne kadar çok şeyi çekmem gerektiğini görüyorsunuz. bütün bunları çekmektense açlığı tercih ederek yaşam alanıma geri döndüm.selam dostum. ben üşengeç!

hani bazen televizyonlarda işte bilmem nerenin içme suyu ihtiyacını karşılayan bilmem ne barajında su seviyesi düştü diyor ya. ne yani o insanların içtiği su o gölden mi geliyor. allah aşkına bırakın bu yalanları. biraz bilimin ışığında ilerleyin. açık yerde duran su içilir mi hiç. halkı yanlış yönlendirmeyi bırakın. gözünüzü seveyim bırakın bu ali cengiz oyunlarını.

piyangodan baya bi para çıksa bana. sonra o paranın tümüyle elektronik eşya işine girsem. yeni bi marka yaratıp piyasaya girsem. sinsi gibi sadece maliyetine, üstüne kâr koymadan süper uygun fiyatlara satsam ürünleri. böylece diğer firmaları batırıp pazarın tamamını ele geçirsem. sonra tam %200 %300 %400 zam yapıp ürünleri insanlara köseceğim gün tüm insanlar elektronik ürünlerden sıkılsalar. hepsi kendilerine elektronik ürünlerin hiç kullanılmadığı hobiler filan seçseler. tamamen doğal, radyasyon yayan her türlü elektronik eşyadan uzak bi hayat tarzı benimseseler. organiktir falandır filandır bi olaylara girseler. tüm paraları oraya yatırsalar. herkes bi daha tek bir elektronik ürün bile almamaya yemin etse. sonra dımdızlak kalsam öyle. tüm planlarım suya düşse. 100 000 tane iphone, 50 000 tane 3Dlcd televizyon, 20 000 laptop, 10 000 ps3 sahibi ama mutsuz biri olsam.

bi işyerim olsa. bi ton borca girsem. ödeyemesem. sonra icra gelse. dükkanda ne var ne yok alıp götürseler. ulan desem, bu iş de burda biter bana da ceketimi alıp gitmek kaldı artık... desem. ama o üzüntüyle unutup, ceketimi almadan çıksam dükkandan. hava da soğuk olsa. ceketimi almadığım için üşütsem dışarda. hasta olsam. hastaneler de tedavi etmese beni parasız olduğum için. rezil olup gitsem sokaklarda. dükkana gidip ceketi geri istemeyi de bi türlü akıl edemesem.

9 yorum:

Must. dedi ki...

Maps merakını biliyordum ama bu kadarını tahmin etmemiştim. Son leveldaki canavarlı bölümü de geçmişsin, büyüksün.

Sena dedi ki...

Hehe, felaket senaryoları ama hiç olmazsa bir action var. O Google'ın street şeysi var ya hem orada hem de yandex'in cadde görünümünde de varım ben.
Ayrıca organik ürün sacmalığından hiç haz etmiyorum. Bence sana piyangodan hiç para çıkmasın. :)

stickman dedi ki...

Must. ehehe. içinde durdurmadığım, durdurmak da istemediğim bir tutku işte google maps özellikle sokak görünümü kısmı. türkiye'ye gelse çekebileceğim ne kadar bölge varsa tamamen gönüllü bir şekilde ücretsiz olarak onlara yardımcı olurum o derece.

Sena, sen ne diyorsun yaavv!!! google'ın türkiye'de sokak görünümü yok. yurtdışına çıkıyorsun ve google'ın sokak görünümü çekimlerine denk geliyorsun. bi de yandex'in türkiye'de kısıtlı bir alanda yaptığı sokak görünümü çekimine denk geliyorsun haa!!!! bu kaç milyonda bir ihtimal ya!! beeeeniiiiim!!! bana onların linklerini at mutlaka çok çok merak ettim. diğer yorumlarına odaklanamadım bile baksana. beeeniiiiim!!! bu çok çılgınca bişey!!! bunu başaran dünyadaki tek insan olabilirsin. beeeniiiiim!!!

Sam dedi ki...

çok ilginç bi beynin var

stickman dedi ki...

teveccühünüz

Sena dedi ki...

Haritalarda link olmuyor ya, ben de ekran capture yaptım. Bu yandex'inki, çok belli değilim ama olsun. Geçidin altindaki gölgede mavi tişörtlü, arkam dönük. http://twitpic.com/a0om7t

Bu da Google'ınki.
http://twitpic.com/a0oldk

Bunda babam Google arabasını görmüş bana da göstermeye çalışıyordu. http://twitpic.com/a0olli

stickman dedi ki...

dünyada bunu başarabilen tek kişisin bence. yoktur başka kimse. küçükken sana kamera verilmemesinin acısını evren sana bu şekilde bi kıyak yaparak kapatmaya çalışmış. hadi google'ın arabasını baban göstermiş görmüşün de yandex'inkinde arkan dönük nasıl oldu da buldun kendini? yandex'den mail geldi, sena hanım sizi çektik. küçükken size kamera vermemişler, biz buna çok üzüldük ve hiç olmazsa böyle bişeyle gönlünüzü alalım dedik dediler dersen ona bile inanırım artık. senin için imkansız diye bi kelime yok.

gerekli olabilecek bir bilgi notu: google'da sol üst tarafta bi zincir simgesi var, ona tıklayınca tam da senin o an baktığın açıdan açılacak şekilde link veriyor. google'ın süperliği.

Sena dedi ki...

:D gerekli olabilecek bilgi notu icin tesekkürler. Ya babamlar bahsediyorlardı yandex'ten falan. Geçen yaz gönüllü turizm elçisiydim, yaz boyunca gülhane'nin önündeydim yani, yandex'e bir bakayım belki oradayımdır diyerekten bktım ve bum! Evrenin kıyakları işte.

stickman dedi ki...

rica ederim efenim. vay be ne babalar var. benim babam da işte arkadaşlarıyla genelde okey oynuyor, arkadaşlarıyla okey oynamadığı zamanlarda ise okey oynadıklarında birbirlerini nasıl "yıktıklarını" konuşuyorlar. (yıkmak kelimesini yenmek anlamında kullanıyorlar) vay be baban yandex filan biliyor he. babam tee ne zamandır cep telefonu kullanıyor ama hala cevapsız aramaya bakmayı ve mesaj okumayı öğrenemedi. evrenin de bütün kıyakları sana ha maaşallah. üzerindeki tişörtteki yazılardan bir takım gönüllülük işlerine bulaştığını tahmin etmiştim. tabi ben hiç gönüllülük işleri yapmayım sonra da vay efendim babam şöyle vay efendim babam böyle. evren bu hale getirir işte insanı.