hani bu tarz yerlere girerken makineden sıra alıyoruz ya. ben o kağıda rahat bi 500 defa filan bakıyorumdur. (hımm 418 hımm 418 evet. güzel numara almışım. valla nefis bi numara) bi de sıra yaklaştıkça nedense gereksiz bi panik bi heyecan yaşıyorum. hele benden önceki son numara çıktığında kalbim resmen güm güm çarpıyo :) kendi numaramı görür görmez 100 metre startından çıkan atlet gibi çıkıyorum :) iyi dersler sevgili arkadaşlar...
ssk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ssk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Ocak 2009 Cuma
sağlık karnesi süresini uzatma 2 (yıl 2009)
dün yine sağlık karnesi süresini uzatma işlemimi yapmak üzere SGK'ya gittim. bakın ismi bile değişmiş SSK değil miydi bu. başka güzel değişikliklerde olmuş. geçen sene yaşadıklarımla, ki bakmanızı öneririm, ilgilisi olmayan bi ortam yaratılmış. hastanelerde, bankalarda filan olan şu sıra alma olayını burayada uygulamışlar. geçen sene ki gibi maceralı bişeyler olmadı tabi. gittim sırayı aldım. 418 di. orda ki bekleme bölümünde 15 dk filan oturup bekledim. sıram gelincede 1 dakikada işim halloldu, gittim. yalnız o ortamda ciddi bi kalem problemi var. orda bulunduğum kısa bi süre içinde 5-6 kişi benden kalem istedi. şimdi bi 100 tane kalem alsam. orda gidip tanesi 1 liradan satsam fena para kazanmam.
hani bu tarz yerlere girerken makineden sıra alıyoruz ya. ben o kağıda rahat bi 500 defa filan bakıyorumdur. (hımm 418 hımm 418 evet. güzel numara almışım. valla nefis bi numara) bi de sıra yaklaştıkça nedense gereksiz bi panik bi heyecan yaşıyorum. hele benden önceki son numara çıktığında kalbim resmen güm güm çarpıyo :) kendi numaramı görür görmez 100 metre startından çıkan atlet gibi çıkıyorum :) iyi dersler sevgili arkadaşlar...
hani bu tarz yerlere girerken makineden sıra alıyoruz ya. ben o kağıda rahat bi 500 defa filan bakıyorumdur. (hımm 418 hımm 418 evet. güzel numara almışım. valla nefis bi numara) bi de sıra yaklaştıkça nedense gereksiz bi panik bi heyecan yaşıyorum. hele benden önceki son numara çıktığında kalbim resmen güm güm çarpıyo :) kendi numaramı görür görmez 100 metre startından çıkan atlet gibi çıkıyorum :) iyi dersler sevgili arkadaşlar...
19 Ocak 2008 Cumartesi
Sağlık Karnesi
Geçenlerde sağlık karnemin süresi dolduğu için, okuldan öğrenci belgesi almam ve bu süreyi uzattırmam gerekiyordu. Neyse gittim okuldan öğrenci belgesi aldım 1 ytlye :) Sonra tekrar merkeze dönüp, gerekli işlemin yapılacağı binaya geldim. (bina diyorum çünkü ismi baya uzun. sosyal sigortalar kurumu konya bölge müdürlüğü, konya şubesi filan gibi bişey. bunun 3 katını filan düşünün işte) Kapının çevresinde bekleyen insanlar vardı. Ordan adamın birine saati sordum çeyrek var dedi. Böyle yarım yamalak saat söyleyen adamlara uyuz olurum. Kaça çeyrek var? Adam gibi bire çeyrek var de işte. Ölür müsün? Neyse. 15 dk çok değil, mesai 1 de başlıcak, bekliyim şurda dedim. Tabi insan bi müddet bekledikten sonra süreyi kontrol etmek istiyo ama saat yok. Şöyle etraftaki insanlar saatlerine bakınca bende görebildiğim kadarıyla bakmaya çalışıyodum. Kapının dibine durdum ki, içeri girilmeye başlayınca arkalarda kalmıyım :) Hemen kapının diğer dibinde de çok tedirgin biri bekliyodu. Onun yanında her türlü bekleme ortamında en az bi tane bulunan, konuşkan ve eleştiri yapan, her kelimeden sohbet ortamı oluşturmayı kendine amaç edinmiş, güleç suratlı, kısa boylu adamlardan vardı bi tane. Yanındaki hacı amcaya bişeyler anlatıp duruyodu ama konuştuklarının yarısı anlaşılmıyodu.
Saat 1'e iyice yaklaşmış olcaktı ki, kapının önündeki kalabalık gitgide büyüyordu. Ben ara sıra gözucuyla içerdeki güvenlik görevlisine bakıyodum. Sanırım girmemizi o söylücekti. Bir yandan da kapıyı kontrol ediyordum ki benden önce yüklenmesinler ve arkada kalmayım. Tam bu düşüncemin bitmesiyle tekrar güvenlik görevlisine baktım ki beklediğim o işaret gelmişti. Ortam bir anda hareketlenmişti. Anlaşılan kuyrukta fazla beklemek istemeyen tek kişi ben değildim.
O kapının diğer yanında bekleyen tedirgin eleman hakkaten tedirginmiş. İşareti görür görmez bi panik oldu, yüz şekli değişti. Koşmaya başladı. Bende onun arkasından fazla kasmadan hafif tempoda koşmaya başladım.
Daha bazı memurlar merdivenlerden yeni çıkarken önümdeki elemanın onların arasından açtığı boşluklardan bende faydalandım, kıvrak ve estetik hareketlerle aralarından sıyrılıp koşuyordum. Bu koşudan sonra ilgili bölüme varmıştım. Tam istediğim yerde, tedirginin arkasında ikinci sıraya yerleşmiştim.
Tedirgin eleman bana doğru döndü ve nasıl anladıysa -sizinkide mi sağlık karnesi uzatma hocam? diye sordu. Evet dedim ve -sadece öğrenci belgesi lazım demi başka bişey gerekmiyo? diye sordu, ben yine Evet dedim. Tedirginliği geçti. Kısa boylu adam her zaman ki gibi yine sohbet etme peşindeydi ve bişeyler anlatıp duruyodu. Kafa sallayarak dinliyodum onu. Artık tedirgin olmayan eleman içeri girdi, işini halledip çıktı. Ama çıkarken de bi havalar, bi kasılmalar, bi uzaklara bakmalar filan. Sanki az önce muhtaç gözlerle bakıp yardım isteyen o değildi. Sonra içerden ürkütücü bi ses tonu duydum. -GEEEELL. bir an için tırstım ve afalladım galiba. Kısa boylu uyardı beni. -Gir gardaş. Ben girdim.
İşte içerde bunlar yaşandı. Kadından öyle tırsmıştım ki işlemi bitirdiği anda, sağlık karnemi alıp fırladım dışarı.
Artık bütün işimi bitirdiğim ve o odada yaratığımsı bişeyle bir müddet başbaşa kaldığım için son sürat binadan çıkmaya çalışıyodum. Gün ışığını görmüştüm, kapıya çok az bir mesafe kalmıştı. Son sürat koşmaya devam ettim.
Özgürlüğüme kavuşmanın verdiği huzur ve enerjiyle havalara uçmuş ve içimden geleni haykırmıştım dünyaya. O binanın önünde mutlu bi adam vardı artık ve evine gitmemesi için hiç bir neden yoktu. Gittide zaten. Yattı, uyudu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)