1 Nisan 2009 Çarşamba

ÇareSİZseniz bize ne lan!

hani, hani bazen olur ya böyle. işte şu an öyle bi an. mesela bazen çok sıkılırım. ulan ne biçim hayat bu, ne durağan, ne sıkıcı. yapacak hiç birşey yok. vakit geçmek bilmiyor. uyuyayım bari. uyanırsın yine aynıdır. hadi gideyim, peynir yiyeyim bari. bi türlü değişmez bu durum. böyle televizyondaki tüm kanalları 748 defa baştan sona değiştirirsin. cıkss.. iflah olasın yoktur..

bi de şöyle zaman dilimleri olur ki, ulan dersin, ulan nasıl olcak şimdi. kafanda o kadar çok şey vardır ki, pimpirik olursun. offf ya ne güzel sıkılıyodum ben, daha iyiydi o zaman, kafam rahattı dersin. özlersin üst paragrafta yazdıklarımı. şimdi de yapacak haddinden fazla şey vardır ve zaman su gibi akıp gitmektedir. off nası olacak dersin. böyle içini sıkıntıyla birlikte bi telaş, bi bezginlik kaplar. yatmak istersin, uyumak istersin uyuyamazsın. kendi kendine yorgun olduğunu kanıtlamaya çalışırsın. evet abi yorgunum ya, bak gözler filan gitti... ahh karnım.. karnım ağrıyo galiba. evet evet. kolum çıkmış olmalı. off çok pis acıyo. aha beynim. galiba beynimde tümör var. evet dinlenmeliyim. kaçacak yer ararsın. ne pis huydur arkadaş. ne dengesizliktir bu. durağanlıktan isyan eden bünyenin şimdide o anları aradığı görülmektedir. pazar gününün sonuna ertelenen ve asla yapılamayan ödeve döner olay. allahtan fazla uzun sürmez bu anlar. uzun sürcek sanarsın, lan bu defa hakkaten çok çalışmam lazım dersin. sanırım hayatım artık bu düzende devam edecek diye düşünürsün. bunu istemiyosundur fakat istiyosundurda ama her ikisinede çirkin komşu kızına olduğun kadar mesafelisindir. amaaan sanki ne değişçek hayatımda cümleleriyle olay yavaş yavaş eski haline döner. işte yine başladığın yerdesin. off lan çok sıkılıyom. çok durağan bi hayat. hiç hareket yok. canım sıkılıyo. bu kısır bi döngüdür. kişi gariptir ve televizyonda hakkaten bişi yoktur...

ama bi dk?..

selena var. selenayı izleyim.
(selenanın jenerik müziği diline dolanmak, kurtulmaya çalışmak, aha! başarmak)
(bu sefer de dabi dabi mısır çerezi reklam cıngılının dile dolanması, eyvah! kurtulamamak)
(bkz: televizyonun zararları)

17 yorum:

.ruhöküzü dedi ki...

benim gibi uyuyamayan bi arkadaşı kahvaltıya davet ettim, nutellalı gözleme yapıcam. ilk uçağa atla gel sen de. belki yetişirsin :D

Htc dedi ki...

ya karnım ağrıo kesin kolum çıktı bağlantısı beni bitirdi ya:D ara sıra böyle hastalık hastası taraflarım oluyo benimde. hatta sanki bütün organlarımı görebiliyormuşum gibi kesin teşhisler koyuyorum! garanti reflü var ben de gibi...:D

Pilli-Cadi dedi ki...

"...peynir yiyeyim bari."

"...her ikisinede çirkin komşu kızına olduğun kadar mesafelisindir."

puhahhahahaha stickkk sen beni öldürücek misin ya?:D:D:D:D

stickman dedi ki...

ooo süpersin ruh öküzü valla gelmek isterdim ama burdan havalimanına gidene kadar bile siz nutellalı gözlemeleri yemeyi bırak, öğütürsünüz bile.

bende kendi kendimin hekimi oldum Htc, kendime ömür biçtiğim bile oluyo. şu kadar süre daha anca yaşarım gibi :)

amacım o pilli :) dünyaya bunun için gönderildim zaten :p

duyuşen... dedi ki...

bende buaralar ''doğuramıycam galiba '' durumu var... insan 9 ay hamile kalınca öğğ geliyo hamilelikten...karın ağrısı kol çıkması durumu buna uydurulurmu acaba ???

stickman dedi ki...

seninki başka bi durum duyuşen ablacım ya :) uydurulmaz galiba.

Siminya dedi ki...

tanrı seni kutsasın stick :) buda televizyonun zararı bir cümle.

bende ölüler ne kadar güzel değil mi? tabancalarda ne cici ne cici, diye dolanıyorum yani siz faniler böyle peynirlerle falan uğraşırken ben aştım gittim :))

stickman dedi ki...

bizi kutsa Siminya.

öykü dedi ki...

butun bunları bende yasıyorum
bazen bosluktan sıkılıyorum off hersey aynı...

bazen yogunluktan bunalıyorum
bı bıtsede bı dınlensem hıcbısey dusunmesem dıye
ınsanoglu ne tatmınsız :)

Tuana dedi ki...

pazar gününün sonuna ertelenen ve asla yapılamayan ödeve döner olay :D
şu cümlenle bitirdin beni, karalar bağladım resmen, çalışmam lazım of:S
stick sınavların başlamasına ramak kaldı, bugün farkettim ki 10 gündür çalışmaya başlycm diorm ama tık yok:(

ben bi peynir yiyeyimde geleym bari :)

stickman dedi ki...

yazın soğuk olsun kışın sıcak olsun dediğimiz gibi öykü :)

hehe sende çok yapmamışın demekki pazar günü ödev dramlarını :) çalış Tuana çalış valla, şu anda sen hatırlattın sınavların kapıda olduğunu. Geçen gün fakültede herkes sınav tarihlerine bakıyodu panodan, ben hiç iplemeden geçtim gittim. bakalım nolacak sonum :)

duyuşen... dedi ki...

hımmmm,bu duruma bişey uydurmam lazım ozaman :(

Ayşegül dedi ki...

Bi de "Varrmııı nazooo gibisiii" diye bi reklam var =)
Dabi'nin ayarında..

stickman dedi ki...

"serinliğiiin lezzeetiiii" diye devam ediyor hatta demi :) o anında görüntü showdaki adam da "yoook yoook" diyo :D yerel ajans reklamları diyom ben bu tarza :D ama onun kesin bişeysi vardır hedefkitleye göre filan, ahh ahh derslere düzenli gitseydim öğrenirdim belki bunları :)

Ayşegül dedi ki...

Sen de mi reklamcılık okuyosun?..
Yerel ajans olabilir ama bi ajansın yerel olması reklamın bu kadar kötü olmasını gerektirmez. azcık eli yüzü düzgün işler yapsınlar nolur =) bize de yazık!
Not:Postlarıma sık sık yaptıgın guzel yorumlar ıcın tesekkurler. Anladığım kadarıyla blogumu beğeniyosun :) istersen oy ver.. fena olmaz hani =)
http://2009.blogodulleri.com
=)

stickman dedi ki...

Halkla İlişkiler ve Tanıtım okuyorum :) Yerel ajansların müşterileri ses etmedikçe biz bişey yapamayız gibi duruyo valla. birazda bütçe meselesi. Onların sermayelerinin karşında durabilirsek ufak butik ajansların tam zamanıdır bence :)
blogun güzel, pazarlama-hi öğrencilerinin fikir alışverişi yapması- iş üzerine konuşması için ideal. oyda veririz niye vermeyelim :)

Ayşegül dedi ki...

Çoook teşekkür ederim =)
Ben de halkla ilişkiler ve reklamcılık okuyorum.
Blogumu beğenmene çok sewindim.