22 Ocak 2012 Pazar

şu iki konuya değinmek istedim

mesaj iletildi!
her saniye ama her saniye sevgilisiyle mesajlaşan insanlar 2008 yılında belediye tarafından toplanarak küle dönüşene kadar yakma veya kireç kuyusuna gömme yöntemiyle imha edildi sanıyordum lan ben. meğersem hâlâ varmış onlardan. belediye başa çıkamamış. dolanıyorlar etrafta. telefon ellerine yapışmış artık. o şekilde evrimleşmeye başlamışlar bile. mesajlaştıkları kişiyle çocukları filan olursa o çocuk eline küçük bir telefon yapışık şekilde doğacak kesin. yazık yavrucağa...

oh my god! they killed stickman! you basterds!
müziğe başlasam, süper şarkılar yapsam. dünyaca ünlü süper derecede sevilen bi kişi haline gelsem. şarkılarımı herkes söylese filan. sonra 28 yaşında ölsem. herkes bi kaç gün üzülüp sonra unutsa beni. 27 değil de 28 yaşında öldüğüm için kimse iplemese. 27 yaşında ölenleri sevdikleri kadar sevmese kimse beni. üstelik daha 28'ime gireli de bir gün olmuş olsa. 1 günle kaçırsam 27 yaşında ölen meşhurlar listesine girmeyi. 27 yaşında ölenler tarzı videolar oluştururken insanlar beni esgeçseler filan. yer alamasam o videolarda. sadece bir günle...

2 yorum:

İnsanevladı dedi ki...

eee nolurdu?! Yani über bi kişilik olmana rağmen 27 yaşında ölenler arasında olamasan, esgeçilsen? Nolurduu?! Üzülür müydün öbür tarafta, başka hiçbir derdin yokmuşçasına? (Kafiyeli soruma kafiyeli cevap verirsen sevinirim bu arada asdfgh)

stickman dedi ki...

tabi ki kahrolurdum. aslında bu öyle bi sonuca ulaşmalık bişey değil. uykusuz dergisinde barış uygur vardı bi aralar. gerçi hâlâ olabilir bilmiyorum. dergi çıkıyor mu onu bile bilmiyorum. ama kapansa duyardık herhalde. rahat bi 2 yıldır filan hiç almadım. neyse işte barış uygur'un "su şişesi" formatında yazıları vardı. bu yazı da öyle işte su şişesi formatında. nasıl anlatsam şimdi sana bunu. anlaman için barış uygur'un bi kaç tane su şişesi yazısını okuman lazım. kafiyeli yazacam diye de hiç kasmadım kusura bakma. ha nolur. en fazla sevinmeden okursun. sonra hayatın kaldığı yerden devam eder.