23 Mart 2012 Cuma

ben o ortamların insanı değilim

tahta dondurma çubuklarından ev yapma hayalim 9 yaşından beri devam ediyor. her yaz yediğim her dondurma çubuğuna bakıp, şunları biriktirsem ne güzel tahta bi ev yapabilirim bundan diyorum kendi kendime. sonra yeterli miktarda tahtaya ulaşmamın zor olacağını düşünüp atıyorum onları. keşke onları toptan alabileceğim bi yeri biliyor olsam. dondurmacı tanıdığı olan filan varsa bana o çubukları nerden bulabileceğimi söyleyebilir mi?!!

bir kaç tane daha çirkin kulaklı ama iyi insanla karşılaşırsam, iyi insanların biçimsiz kulakları vardır diye ortaya bi laf atmak istiyorum. zamanla atasözüne dönüşür dönüşmez orasını bilemem. dur hele, bi kaç tane daha iyi ve çirkin kulaklı insan çıksın da karşıma, o zaman ben ne diyeceğimi iyi bilirim.

geçen gün bisikletle bi yerden gelirken daha önceden bir kaç kez rüyamda gördüğüm bi alanın içinde buluverdim kendimi. çok şaşırdım. oha lan rüyamda gördüğüm yer! dedim. halbuki daha önce ordan hiç geçmemiştim. eminim bundan. çok heycanlı oldu tabi bu olay. güzel oldu.

biri bana limonata yapsa da içsem keşke. ama yapacak kişinin de limonata gibi bi canlı olması lazım. bilmem anlatabildim mi? niye bilmeyecekmişim lan. bal gibi de bilirim. bence anlatabildim. ha siz anlamadıysanız. o sizin öküzlüğünüz. dikkat ederseniz "kusura bakmayın ama" da demedim. kusura baksanız nolur allahaşkına. istediğiniz kadar bakın kusura.

dünyada çeşitli nedenlerden ötürü tartışmış, kötü şeyler yaşamış, kırılmış olduğumuz insanlarla cennette bütün bunların hiç biri olmamışcasına gülümseyerek pikniğe gitmek istiyorum. aslında bunu dünyada da yapabiliriz amma lakin yapamayadabiliriz gibime geliyor.

2 yorum:

Şirvan dedi ki...

Yok ya gitmeyelim pikniğe falan. Hatta birkaç kişi var ki onlar cennetteyse ben cennetten bile vazgeçebilirim. Resmen şerefsizller.

stickman dedi ki...

Şirvan, ama hiç kötü şeyler yaşamamış gibi olalım. içimizdeki kötü duyguların hepsi silinsin, hiç bişey olmamış gibi olsun öyle gidelim. mangalda balık yiyelim.