15 Mayıs 2009 Cuma

ben bi şeyler fark ettim

aslında nefret ettiğim şeylere inceden bağlıymışımda bundan kendimin haberi yokmuş. küfrettiklerimi seviyomuydum yoksa. ölsekte kurtulsak dediklerimi. yoksa hepsi birer basit alışkanlıktan mı ibaret. rahatsız edici gürültüden ibaret olan soğuk apartman sıcak mıymış aslında? dağdan inme komşuları sevmiş olamam lan ben. hakkında cinayet planları yaptığım insanlara uzak olmak canımı mı sıkıyo şu an? ben böyleyim işte. ucu kırık kalemi severim mesela, gıcır gıcır duran hafiften itici gelir. yada bi surahiye bağlanabilirim. bahçe kapısını çekip açtığımız küflü tel ile aramda duygusal bir bağ oluşabilir. iki gün çekmesem özlerim onu. aslında nefret ettiğimi sandığım işleri yapmayınca özlerim. bodrumda soba kovasına kömür doldurmayı mesela. odun kokusunu severim. yanerken çıtırdayan çırayı bi müddet tuttuktan sonra sobanın içine koyup, kapağı hızlı ama sessizce kapatmayı severim, her ne kadar yaparken küfür etsemde severim ben bunları.inşaat kumunun üstünde oynayan, her tarafı toz, toprak, kir olmuş iki küçük kızı severim mesela. hergün görmesem onları orda, tedirgin olurum. merdivenlerden deli danalar gibi inen, sürekli bağıran o küçük piçi de seviyomuşum galiba ben. a.q mun evladı. iki kişinin yanyana oturunca adım atacak yer kalmayan kedi kıçı kadar odamıda seviyomuşum. bi damla güneş ışığı girmeyen bu odayı evet. güneş tutulmasını çatıya çıkıp izlemeyi seviyomuşum. yükseklik korkum olmasına rağmen. tırsa tırsa çıkıp izlemeyi. nefret ettiğim, uzak durmaya çalıştığım kalabalığı, merkezi seviyomuşum. uzak dediğin heryerden daha uzak bi yerde varmış.

bu eve ilk girdiğimde boş odalara bakıp, ulan kim bilir neler yaşayacaz burda edebiyatı yapmıştım iki dkda ayaküstü, kendi kendime. aklımın ucundan bile geçmeyen şeyler yaşadım. %99'u olumsuz olan. ama kalan %1 i herşeye değerdi. o %99'u ezip geçerdi. buna tek şahit olan bu duvarları şimdi başkalarına emanet edemeden gidiyorum. ne bakıyosun lan duvar. herşeyin, bütün hayallerin figuranıydın sen. arkaplandın sen. fondun. içine sinmişiz sanırım, yada sen bizim içimize sinmişin.

pencere ve onun demirleri. benden sonra sizin aracılığınızla dışarı bakanlara, bana gösterdiklerinizi göstermeyin. ki zaten göremezlerde, yardımcı oluyum, bi el atayım durumları filan olmasın.

arkamda bişiler bırakmayı sevmem ama oldukça fazla parmak izi olacak bu sefer. onları nası yapacaksan yap sevgili duvar. yok etme. özellikle o kısım. orası çok önemli. belki bir gün gelip, o noktaya birlikte bakma şansı bulabilirim. böyle dokundum derim. o yüzden korumalısın orayı.

aslında bayıldığım zemine (düşüp bayılmak, daha doğrusu bayılıp düşmek), şu cinayetten sonra tebeşirle maktülün kenarından çizme olayını yapsam mı diye düşünüyorum. ilk bayılmanın hatırası olarak. insan hayatında kaç defa ilk kez bayılır ki. sadece bi kere olan bişey. değerini bilmek lazım.

apartman içinde normalden farkı bir ses, veya hiç ses duymayınca (sessizlik çok farklı bir durumdur bizim apartmanda) o kapı deliğinden bakmayı seviyodum en çok. artık baksam nolur. kaç kişi geçerki ordan.

kırk yılda bir gelen anketör veya ufak şeyler satan mükemmel güzel kızları da özleyecekmişim gibi bi his var içimde. dibimizdeki okulun her sabahın körü yarım saat yüksek sesle vaaz veren psikopat müdürünü çok seviyomuşum lan aslında. sonra hiç bi zaman yerinde olmayan o muhtar. bahçede yürürken, lan kedii! diye seslenince tırsıp kaçan kediler. üst katlarda yakılan sobanın dumanının bizim eve dolması. haha ne saçmalıyorum, bu insanı canından bezdiren komşular özlenirmi. manyakmıyım lan ben. yanlış fark etmişim. ne sevecem sizi. defolun gidin. allah belanızı versin.

9 yorum:

tubi dedi ki...

yenilik iyidir bazen.Her şeyi sil baştan yaşayabilirsin en azından.Unutman gereken şeyleri unutursun ,hatırlaman gerekenleri ise içinde yaşarsın.

•düşler kon∫erves¡• dedi ki...

. .ha ha duyguselini göstermemek için bağırıp çağıran insan :o) yazının sonu güldürdü ama ortaları hüzünlü. .özleyeceksin büyüdükçe daha :o) zaman gelecek anlatacaksın ben okul yıllarında diye başlayan cümlelerle.

nymphea dedi ki...

AAAAA tasiniyo musun? Yeni evinde de sevecek birilerini bulursun sen:))

Fatoş Beyrut dedi ki...

ne yoksa pirebiye elveda mı ?

yeni projenden parayı vurdun demek, zengin olup lüx semtlere mi yerleşiyosun hıaaa
:)

eğreltiotu dedi ki...

ay o okul müdürlerinden kaçkaçkaçakaççç

yejades dedi ki...

gene bir kişilik çarpıtması yaşıyorsun.. :D Gönüllü psikologun olmak istiyorum :D Çüzüp seni halka katıcam :D ama ilk ben bi halka katılmam gerek :d

stickman dedi ki...

güzel dedin de tubi, unutamıyom kızım ben. bazen elimden kaçıyo unutuyom çok az. unuttum diye kızıyom kendime.

o zaman çoktan geldi, geçiyo bile düşler konservesi. yaşım konusunda insanlar ciddi yanılsamalara düşüyo sanırım :D sevinsem mi üzülsem mi bilemedim :)

heuhee, buldum bile nymphea. burda da karşı tarlada bilya oynayan çocuklar var. bi de karşı inşaatta türkü söyleyen ustalar. onlarıda sevdim.

yeni proje yatanzi fatoş. bırak parayı vurmayı siteye bile giren yok. ekonomik kriz teğet girdi. pirebiye elveda mı değil mi bende çözemedim valla. nasıl bi coğrafi konumsa anasını satıyım, uzakta gibiyim ama yakın gibiyimde sanki. yakın olmak için uzak durdum sanırım. hıhı. öyle oldu. evet.

kaçtım zaten eğreltiotu. ama hıncımı bi nebze olsun almadım değildi o müdürden. muhtarın oğlu dövmüştü o müdürü. hahaha :D nası içimin yağları erimişti. nefisti.

ol tabi gönüllü psikolugum yejades, ne demek. ama önce şu kişilik çarpıtması nedir bi anlat bana. bi de mümkünse halka katma beni, öğrenci kalayım. halka katarsan, tüm öğrenci indirimlerinden haklarımı almış olursun. demi. yapma bunu. (bu espriden sonra tedaviye ne kadar acil ihtiyaç duyduğum çok acık dimi) bak demi de demedim. dimi dedim. dimi ne lan. karı gibi.

eğreltiotu dedi ki...

muhtarın oğlu okulun müdürü. haha süper bi mahalleymiş

Zeugma dedi ki...

Hadi ordan be!!
Neresini özleyeceksin..
Geçer hepsi geçer..
Sana kısa süreli bi hüzün gelmiş oğlum :))))