18 Şubat 2011 Cuma

çünkü güneş enerjileri güneye bakar evlat

yaşadığım şehrin en sevdiğim özelliklerinden biri de; ben dahil pek çok insanın işlerine - okullarına falan bisikletle gidip geliyor olmaları.

bunları biliyor muydunuz? fiberoptik kablo saç teli kalınlığındaki cammış lan meğersem. o camdan ışık gönderiliyormuş, veriler o şekilde gidiyormuş. vay anasını dedim arkadaş. ışık hızında yani. ama kafama takılan bi konu var. sen tut camı saç teli kalınlığında yap, nası iş bu. nası kırılmaz o cam. bi de saç teli kalınlığı nası bi ölçüt. ince tel mi kalın tel mi. kişiden kişiye değişir. mesela bizim bi arkadaş var. na böyle saç teli var adamda. bob marleyin saçları varya hani. her teli o kalınlıkta. allah hayvan gibi saç vermiş adama. berbere gittiğinde; kusura bakmayın sizin saçlarınızı artık kesmeyeceğiz, makinemiz bozuluyor tarzında tepkiler alıyor hep. nağadar üzücü.

bişi dicem ya. valla ben sizin bu çay ve kahve tutkunuzu anlamıyorum. hadi üç bardak falan içseniz neyse de bi bardak bişi için sizi bu kadar uğraşmaya üşendirmeyen hayat enerjisini nerden bulduğunuzu bana da söyler misiniz? bi bardak çay lan çay. bi bardak kahve. uğraşılır mı o kadar. içmeyiver arkadaş. bir bardak çay için yok efendim koskoca caydanlığı indirmeler, içine su koymalar, kaynatmalar, çay koymalar, sonra tekrar kaynatmalar, demlemeler, tepsi, çay tabağı, çay kaşığı, şekerlik oooff. sadece bir bardak çay için bunları yapan insanlar var. benim öyle büyük bi kahve tutkum yoktur, hatta pek sevmem bile ama çay yapıp getiren olursa içerim. öyle bi bardak için filan kalkıp uğraşmam. bırakın bu işleri ya.

kardeşimle birlikte oynadığımız ilginç bir oyun vardır aramızda. bazen belli bi süre boyunca ben onun gibi, o da benim gibi davranır. yani birbirimizin taklitini yaparız. çok eğlenceli bir oyundur. hem bolca gülersiniz hem de birbirinizin gıcık gittiğiniz yönlerini keşfedersiniz. karşınızdaki insanın sizin hangi huy ve davranışlarınıza gıcık olduğunu anlarsınız. oyun genelde kahkahalarla ve -siiiikktirrr laaan ben öyle mi yapıyom! -hasssiktir lan! tarzı küfürlerle devam eder. tavsiye ederim.

2 yorum:

Larien Beyinütüleyen dedi ki...

böyle üşengeç anlarda kettle, poşet çay ve toz kahve devreye giriyor. bağımlılık gibin. başladığında bırakamıyon. o arkadaşa da söyleyelim, saçlarını yolup getirsin, bana ekelim :(

stickman dedi ki...

ben onlara da üşeniyorum be beyin ütücüsüm. su koy, ısınsın, bardağa dök, çay-kahve koy falan. yine bi sürü iş zincilemesi oluştu baksana. senin saçların iyi yav napcan her teli bobmarley saçı kalınlığında olan saçı boşver.