23 Şubat 2011 Çarşamba

turkcell'den x hanım ve stickman

bundan iki-üç hafta kadar önce saat öğlen 12'ye yaklaşırken yatağımda güzel bir uyku sürdürüyordum ki telefonuma gelen bir mesajla irkilerek uyandım. maceralı ekşınlı rüyamdan da uyanmış oldum haliyle ve sinirlendim. gelen mesaja baktım. yok bilmem altınbaşta turkcellilere özel bilmem ne mi varmışta şöyle şöyleymiş, sevgililer günüm falan kutlu mu olsunmuş neymiş. öyle saçma sapan bi mesaj. bunu görünce daha da sinirlendim, delirdim sinirden ve turkcell'in sitesine girip şikayet bölümüne girerek bi güzel azar kaydım turkcelle. o kısım şöyle;

Sayın Turkcell, bana neden saçma sapan ve gereksiz mesajlar göndererek uykumdan uyandırıyorsun? Uykumdan uyandırıyorsun ve rüyamın da içine ediyorsun. Buna ne hakkınız var sayın turkcell. Ben sana beni güzel rüyalarımdan ve uykumdan et diye mi para veriyorum? (bak bak para veriyomuş. lan alt tarafı 3-4 aya bir hat kapanmasın diye 5 tl yüklüyosun) Yok efendim altınbaşta daha fazla avantajmış da, pırlantada %20 indirim varmış da, sevgililer günüm kutlu olsunmuş da... Bana ne altınbaştan pırlantadan sayın turkcell! bana ne!! Kafama silah dayasalar o tarz şeylere para vermem. Ayrıca sevgilim filan da yok. Neden kutluyorsun sevgililer günümü? sana ne turkcell? sana mı kaldı kutlamak? Allah aşkına reklam mesajı atıp durmayın bana ya! Ne hakkınız var beni rahatsız etmeye! Bu yaptığınız resmen suç! Bana reklam mesajı atıp durmayın! Beni rahatsız etmeyin! Eğer bir kez daha bu tarz bir mesaj atıp beni rahatsız ederseniz, başka bir operatöre geçeceğim sayın turkcell. (ooooo başka bi oparötere geçecekmiş, ne tehdit ama!)

bu şikayetin üzerine hemen ertesi gün yine aynı saatlerde arandım. hattın ucunda x hanım o enerjik ve yaşam dolu sesiyle bana sesleniyordu. ne yalan söyleyim. bu şikayetimin ipleneceğini hiç düşünmemiştim. ilk başta tırstım. stickman sen misin lan? olum akıllı ol bak! kimsin ulan sen! öyle bi şikayet yazmalar falan! atarız lan reklam mesajı sanane! sana mı soracaz! aklını alırız lan senin bebe, turkcell'iz olum biz! konya'da tanıdıklarımız var! ağzına sıçtırırız senin! filan diyecek sandım. ama böyle olmadı tabi. x hanım benimle gayet güzel bir şekilde konuşuyordu. bana tarifemi sordu ama bilemedim. hattınızda ne kadar miktar var onu sordu ve ben onu da bilemedim :D cidden ne tarifemi ne de ne kadar miktarım olduğunu bilmiyodum. tam o sırada da hooop pat diye şarjım bitti. telefon kapandı. x hanım hemen mail atmış. şöyle demiş;
_______________________________________________________

Merhaba Stickman Bey,

Görüşmemiz kesildikten sonra sizi tekrar aradım ancak ulaşamadım.
Size ulaşabileceğim bir irtibat numarası iletebilir misiniz?
_______________________________________________________

tabi dururmuyum. hemen cevap mailini yapıştırdım.
_______________________________________________________

Merhaba X Hanım,
Görüşmemiz sırasında telefonumun şarjı bittiği için kapandı. Kusura bakmayın lütfen. Gerçekten iyi bir konuşma gerçekleştiriyorduk ama naparsınız işte şarj bu. Ne zaman nerde biteceği belli olmuyor allahsızın. Fakir olduğum için hala 8 sene önce aldığım nokia3310'u kullanıyorum. Şaka gibi demi? 21. yüzyıldayız, herkes 3g'li iphone'ların tadını çıkarırken ben hala nokia3310 kullanıyorum. Maalesef şaka değil, acı bir gerçek. Şarja takıp konuşmaya başlarsam hemen kapanıyor bu telefon. Ne kadar içler acısı ve yürek burkan bir durum öyle değil mi X hanım. Fakirliğin gözü kör olsun. İşte bu yüzden nokia3310 fakir telefonumun şarjının tamamen dolmasını bekledim. Neyse bu gereksiz açıklamalardan sonra söyleyeceğim şudur ki; şarjım tamamen doldu, şimdi bana aynı numaradan tekrar ulaşabilirsiniz. Bu arada X ismini de ilk defa duyuyorum. Gerçekten ilginçmiş. Türk Dil Kurumunun sitesinden büyük sözlüğe baktım. "Gök - Mars - Ateş rengi" gibi anlamları var.

_______________________________________________________

(bu fakirlik geyiği inci sözlükten. çok seviyorum) ertesi sabah x hanım beni tekrar aramış ve bu sefer telefonum kapalı olduğu için ulaşamamış. sonrasında şöyle bir mailleşme trafiği devam etti.
_______________________________________________________

Merhaba Stickman Bey,

Sizi aradım ancak ulaşamadım.
Size ulaşabileceğim uygun bir zaman dilimi iletebilir misiniz?
_______________________________________________________

Merhaba X Hanım,
Ne kadar ulaşılmaz bir insanım öyle değil mi? Yalnız ben size telefonuma sabah saat 11-12 gibi gelen gereksiz mesajlar yüzünden uykumdan ve güzel rüyalarımdan olduğum için sitemkar ve isyankar cümlelerle şikayet iletirken sizin tutup da sabahın 9'un da filan aramanız ilginç olmuş gerçekten. Mail 09:06'da gelmiş, e buna göre de o saatten önce aramış olduğunuzu tahmin etmek benim zeka seviyeme göre çocuk oyuncağı. Zaten telefonu açınca da ne zaman aradığınız gördüm. Her ne kadar siz benim zeka seviyeme hayallerinizde bile erişemeyecek olsanız dahi, saat 11-12 gibi gelen mesajlar yüzünden şikayette bulunan birini, en azından o saatlerden sonra aramayı düşünebilecek kadar zeki bir insan olduğunuzu düşünüyorum X hanım. Neyse olsun, her insan hata yapabilir. Sizi affediyorum. Zaten akşam yatarken, yarın sabah mesainize başlar başlamaz beni arayacağınızı bildiğim için güzel uykumdan ve rüyalarımdan olmayım diye telefonumu kapatmıştım. Tahminimde de yanılmamışım. Şu an uykusunu almış, maceralı rüyalarını görmüş mutlu bir insanım. Uyku düzenim biraz değişkendir ama şu sıralar beni öğlen saat 14:08 ile gece 03:26 arası istediğiniz zaman arayabilirsiniz.

_______________________________________________________

Merhaba Stickman Bey,
Sizi talep ettiğiniz saat aralığında tekrar aradım ancak ulaşamadım.
Hattınıza gelen reklam mesajlarının gelmesini sizinle görüşerek engelleyebilirim. Size ulaşabileceğim zaman aralığını tekrar iletebilir misiniz?

Dilerseniz işleminizi Online İşlem Merkezi'nden ya da 444 0 532 numaralı Müşteri Hizmetlerin'den de sağlayabilirsiniz.
_______________________________________________________

Merhaba X Hanım,
Az önce aradınız evet ve bu sefer benim hatamdan kaynaklanan bir olay yüzünden görüşemedik. Kusura bakmayın lütfen. Geçen gün kardeşim telefonumun bataryası hemen bitiyor diye başka bir telefonun bataryasıyla değiştirmişti. Yapma olmaz, o batarya da zaten ölmüştür dedim, dinletemedim. Az önce sizin aradığınızı görüp sevindim ama tam açacaktım ki telefon aniden kapandı. Kardeşime çok sinirlendim. Hemen gittim ağzını burnunu kırdım. Senin yüzünden X Hanım'ın aramasına cevap veremedim. Zaten kaç gündür uğraştırıyorum kadıncağızı dedim. Daha da sinirlendim ve yere yatırıp dekmeledim. Şimdi kendi bataryamı taktım ve full dolu. Şimdi hemen tekrar arayabilir misiniz? Biliyorum işin cılkı çıktı afedersiniz ama siz de bir kere arayıp ulaşamayınca hemen pes ediyorsunuz. Ben olsam beş dakika sonra tekrar arardım :) Pes etmeyin hemen. Şimdi hazır bekliyorum, arayın lütfen de artık halledip bitirelim şu işi. Siz de kurtulun ben de.

_______________________________________________________

bu mailleşmelerden sonra araya haftasonu filan girdi iş uzadı. x hanım arayınca yapmak üzere bi sürü geyik ve espri hazırlamıştım. ama o ara bi hastane işi çıktı ve x hanım tam da hastanedeyken aradı. hastane işleri yorgunluğundan, her tarafta bi sürü hasta insan, ağlayan bebek görmekten ve doktor keyfi beklemekten moralman ve fizikman çöktüğüm sırada telefon çaldı. tüm bu yaşadıklarımdan habersiz mailleşmelerin de etkisiyle sesi daha canlı, daha hayat dolu ve daha samimi geliyordu x hanım'ın. gülümsediğini sesinden anlıyordum. konuştuk ettik falan işi hallettik. o kadar mailleşmeden sonra böyle bi ses tonu ve zor tamamlanan cümleler kurmama şaşırmıştır eminim. durumu bilmiyor tabi. aslında konuşmanın başında müsaitmisiniz dediğinde, şu an hastanedeyim sonra arayabilir misiniz diyecektim ama kızcağızı da artık daha fazla uğraştırmak istemedim. bi kaç kelimelik kısa cevaplarla şu reklam mesajı işini hallettim.

artık o hazırladığım lafları söyleyememenin verdiği üzüntüden midir, yoksa insana insan gibi muamele edilmesinin verdiği alışılmadık duygudan mıdır yada sesinin beni etkilemesinden midir nedir bilmiyorum, turkcell'den x hanım'ı baya kafama takmış olacam ki kendisi rüyama girdi. ben bi yerden araba alıyormuşum. x hanım da orda arabayı satan kişi oluyormuş. ve 15 lira fazlaya satıyormuş. sonra da araba ertesi gün bozuluyor. götürüyorum adamlara geri almıyolar filan. bi gerilimler bi olaylar. patrona kızıyorum ya zaten arabayı satan kız da benden 15 lira fazla almış diyorum. hayır araba bozulmasaydı sorun değildi 15 lira sonuçta filan diyorum. arabayı değiştirmiyolar piçler. üzülüyorum filan ulan bi araba aldık o da ertesi gün bozuldu diye. turkcell'den x hanım'a bi mail atıp kendimi tekrar aratmayı ve bu güzel diyalogları devam ettirmeyi düşünüyordum ama bu rüya üzerine vazgeçtim. ulan o hastane işi çıkmasa ve ben de hastaneye sağlam gidip hasta çıkmasaydım o kızla tanışırdım. gerçi tanışsam nolacak o da ayrı konu. neyse sustum ben.

9 yorum:

Daçe dedi ki...

vay anasını yaa, vay anasını dedim resmen okudukça. maillerin doğruluk oranı yüzde kaç bilmiyorum ama şakaysa bile kadının o kadar üstelemesi çok güzel. bence onun da sende gönlü var yoksa niye arasın, bu kadar sesini duymak istesin günlerce. bence bi kız, yaani hele ki bi kız, hayatta öyle ısrarcı olmaz. oluyosa da birtakım duygular içindedir. benim tavsiyem sen de seviyosan aç konuş abi. çünkü onun kesin sende gönlü var.

(adını soyadını, telefonunu ve bazı başka kişisel bilgilerini bildiğine göre önce feysbuktan bulur, fotoğraflarından iyice etkilenir, ordan öğrendiği bilgilerle twitterına ve bloguna girer. bu yorumu bile okuyor olabilir şu an. ben de X hanım'ın foyasını ortaya çıkarmış gibi oldum şimdi. eheh.)

Şirvan dedi ki...

Stick süpersin yaaaa. Zaten bir yazında daha bu X hatundan söz etmiştin. Detay vermen iyi olmuş. Çok güldüm gece gece. Allah da seni güldürsün.

stickman dedi ki...

Daçe, dalga geçme allahını seversen ya :D mailler tamamen gerçek. aynen kopyaladım. kız sadece işini yapıyor. ha şu olay turkcell ile değil de türk telekom ile yaşansaydı evet haklısın derdim sana ama turkcell bu. önem verir bu tarz şeylere. ondan yani. kızın benim karizmatik sesime vurulmasından değil :p ki eğer senin dediğin gibi olsa bile bi facebook hesabımın olmaması büyük şanssızlık olmuş benim açımdan :D

saol Şirvan'ım da maalesef Allah beni pek güldürmüyor yav. güldürmeyi geçtim, bilgisayarımdaki programlar gün aşırı sebepsiz yere bozulmasa donuk bi yüz ifadesiyle bile yaşamaya razıyım. umarım senin bu dileğini duyar. yalnız daha önce hangi yazıda bahsetmiştim bayan x'den hatırlayamadım ben. haa tamam tamam yine şu hastaneyle ilgili yazıda bahsetmişim şimdi baktım :)

'Berrin' dedi ki...

trt de hatta aşk var diye bir film izlemiştim..ismi böyleydi yanılmıyorsam. romantik komedi tadında :)
tıpkı ona benzettım olayı..
ama kız orada banka müşteri hizmetlerindeydi..
harika bir filmdi.
konusmalar devam eder. sonra enteresan sekılde tanısılır falan fılan..buyuk aşk :)
hadi darısı başına..

takkerman dedi ki...

ya stickcan bişey dikkatimi çekti inci sözlük felan demişin de sen inci sözlük yazarı mısın yoksa?
zaten yazılarınıı okuyunca kesin sözlük yazarıdır felan diye düşünmüştüm. ama bence bu yazdığın yazıları interaktif sözlüklerden birine yazsan bomba olur şerefsizim:)
valla bak çok ciddiyim. ekşi ve inci hariç bütün sözlüklerde hesabım var. bak şu yazıyı örneğin uludağ'a yaz. patlama yapmazsa glen davis olayım. abi komiksin sen ya:) konyalı portlandlılar daki kaan kural röportajından keşfetmiştim burayı. ondan beri pek yorum yazmasam da çoğu yazını okuyorum. hakkaten güldürüyosun be zenci.
ayrıca ben de konyalı sayılırım. doğup 12 sene orada yaşadım. bundan dolayı da ayrı bir sempatiklik var:) özledim valla oranın havasını. bi gün oraya yolum düşerse 11 de bitme teke tek maç yaparız dimi hacı. sonra da nerde durursa falan oynarız he. bak serbest atışta 20 de 16 üçlükte ise 10 da 5 isabet oranım var. şutlarımla ezerim yani. boş bırakmaman lazım.:)
bu arada şunu da paylaşayım:
http://www.uludagsozluk.com/k/yaran-bloglar/

stickman dedi ki...

Berrin abla öyle şeyler sadece filmlerde oluyor yav. belki gerçek hayatda olanı da vardır ama bendeki bu şansla hiç öyle bi olay gerçekleşeceğini sanmam.

takkerman, sözlüklere çok düşkünlüğüm yoktur, yazarlığım da yok hiç birinde ama ara sıra açar bakarım ekşi ve inci sözlüğe. blogger bizim evimiz yuvamız ya. buraları seviyom ben. yolun düşerse uğra tabi. iletişiriz, hava ve zaman şartları da uygun olursa yaparız bi maç. atış yüzdelerin iyiymiş. ben saymadım hiç. şu sıralar uzun zamandır oynamadığım için baya hamım. artık sana karşı yakın savunma ve içerden hucumlarla oynamam lazım :) dizlerim eskisi gibi değil tabi ama yine de yaparız bişeyler :) uludağdaki yazın için de teşekkürler. hemen kaydettim bilgisayara güzel tanımlama olmuş eline sağlık.

takkerman dedi ki...

sözlük konusunu bir düşünmelisin bence. hem konu sıkıntısı da çekmezsin. hayata dair binlerce konu içinde onlarca görüş okuyorsun. güzel yazılar yazabilirsin. kesinlikle mükemmel bir sözlük yazarı olursun sen :)
benim yazdığım yazı için de rica ederim. doğru ya yakın bir anlatım oldu sanırım:)
maç konusunda da hemen taktiği bulmuşsun bakıyorum. atış yüzdelerime bakma. bazen her attığım giriyo. bazen de kazmanın önde gideni oluyorum. atmosfere bağlı. inşallah gelebilirim bir gün konyaya. allattin tepesinin değişen halini çok merak ediyorum.
bir gün senin de yolun izmire düşerse takılabiliriz. kordonda kumru ısmarlarım sana :D (ciddiyim, youn düşerse haber ver.)

stickman dedi ki...

tamamdır takkerman. izmire gelirsem kumrum hazır :) alaaddin'i en az senin kadar arkeologlarda merak ediyor sanırım ki şu an nerdeyse yarısı kapatılmış bi durumda. kazı yapıyolar. artık ne çıkaracaklarsa.

Uçan Penguen dedi ki...

allah seni nasıl biliyorsa öyle yapsın. (kahkahaların arasında anca bu cümleyi kurabildim)