22 Şubat 2012 Çarşamba

botumun altındaki mermi

botumun altına mermi girmiş lan. daha doğrusu botumun altına mermi sıkışmış. acaba dünyada botunun altına mermi sıkışan başka bi insan daha var mıdır? eğer var ise onunla konuşmak, tanışmak, duygularını öğrenmek isterdim gerçekten. bugün benim geçtiğim yerlerden birinde biri, birilerine ateş etmiş geçmiş bir zamanda. ve ben de gelmiş üstüne basmışım. teksas mı lan burası! bir bir biribirilerine, at at ateş eder dururururu...

şehiriçine bu kadar yağdıysa dışarlara ne kadar yağmıştır kimbilir. lan bu mantık nerden geliyor? biri bana açıklasın. her türlü doğa olayında illaki şehiriçine göre merkez dışına daha yoğun, daha çok, daha şiddetli oluyor. kar'dan gidelim mesela. kar şey mi diyor. -lan buralar şehir içi, buraya az yağayım. köylerin olduğu taraflara filan çok yağayım... bu olamayacağına göre şehre ilk yerleşenler önce her yere baktılar. sonra şehrin kurulduğu yere geldiler. tabi bunları kar yağarken yapıyolar. ölçtüler filan heryeri. -lan buraya daha az yağıyor. iyisimi biz şehri buraya kuralım panpalar... dediler. bence kesinlikle böyle oldu.

ilkokul hayatım boyunca; -ulan ünlem işaretinden sonra acaba üç nokta mı koysam iki nokta mı? üç nokta koyunca bi sürü nokta oluyor. hani iki nokta koysam daha iyi gibi. ünlemde de nokta var sonuçta. hani üç nokta oluyor gibisine... diyerekten kafayı yeme aşamasına gelmiştim. gerçi değişen bişey yok. böyle böyle hala deliririm ben kendi kendime.

15 yorum:

bergeron. dedi ki...

son paragraf konusunda yalnız değilsin ama mermi konusunda üzgünüm!..

Barney Sikerson dedi ki...

sehrin ici disi olayi sehir merkezlerinin koylerine gore alcakta kalmasindan kaynakli, insanlar kolaylik acisindan buyuk yerlesim yerleri icin daha duzluk yerleri tercih etmislerdir ve alcakta kalan yerlere yukarida bulunan kesimlere gore daha az iklim olaylarindan etkilenmektedir.

A-H dedi ki...

mermi degil bos kovan o desem :))

Bukle dedi ki...

haydaaa!

Sam dedi ki...

bi ara seninle tanışmak istiyorum. yazılarıyla bu kadar güldüren bi insan görmedim daha önce. oof of.

persephone dedi ki...

şu ünlem ve 3 nokta olayı gerçekten büyük sıkıntı.

bossa nova dedi ki...

Hacı ayak 44 numara tabii ki yüzey genişledikçe kovana denk gelme olasılığın artıyor. Şehir içi-dışı demeden ayaklarının boyutunu da düşün :D

Olric dedi ki...

ayakların küçükmüş canım stick.

Heidi Glennis dedi ki...

Hahaha çok güldüm cidden. İnsan sanıyor ki sadece üçüncü sayfa haberlerinde veya filmlerde falan geçebilir böyle şeyler (silah, ateş etme) falan halbuki baksana yürüdüğün bir yerde olmuş yani. Çok ilginç bir tesadüf cidden.

Ulan dedikten sonra değil de neyse yazdıktan sonra kaç nokta koymam gerektiğini ben de çok düşündüm. Ulan'dan sonra nedense ünlem işareti uygun olurmuş gibi geliyor.

stickman dedi ki...

bergeron, insan gider, bir şekilde bi yerde havaya filan ateş açar. efendime söyleyim sonrasında oralarda botlarıyla dolaşır ve bi şekilde botunun altına mermi sıkıştırmayı başarır. anca son pragrafa katıl. ne kolay. stickman mermi konusunda yalnız kalsın nolucak.

Barney Sikerson, yorumunu iki defa okuyarak anlama başarısına ulaşabildim. gayet mantıklı görünüyor. benim için okeydir, no problem. öss coğrafyada full çekmiş biri olarak bana verdiğin bu bilgileri saygıyla karşılıyor ve seni dershanedeki süper coğrafya hocamın anısına bir dakikalık saygı duruşuna davet ediyorum.

A-H, komando musun? balistikci misin? desem. hehe yahu tabi ki boş kovan. ama ben böyle şeyleri abartmayı severim. burda olayı mermi olarak değil de boş kovan diyerek anlatsaydım bence hiç komik olmazdı.

Bukle, haydaa la la la la la la yaar!

Sam, senin de mi botunun altına mermi sıkıştı yoksa? bi de bi ara tanışmak istiyosun. ne ara? yani o ara tanışıp sonra birbirimizi hiç tanımıyormuş gibi mi yapalım? o aradan sonra tanımamaaazlıktan mı gelelim birbirimizi? gerçekten ilginç isteklerin varmış. ben tanışma olaylarında başarısız bir insanımdır. bi de yazılı ortam dışında pek komik sayılmam. yazılarda komiğim ben. tüm bunlara rağmen tanışmak istersen bi ara tanışırız tabi seni mi kıracağım allahaşkına. bak allah adı verdim. bi ara, o ara nasıl bi araysa artık o ara. tamamen dünyadan bağımsız sana bağlı bir zaman birimi olsa gerek ama sorun değil benim için. sonuçta back to the future bir insanım ben samciğim.

persephone, bu konuyu türk dil kurumu gündemine taşıyıp halletmeyi düşünüyorum. yeter artık bu milletin çektiği sıkıntılar, kahırlar.

bossa nova, hacım şimdi senin mantıktan devam edersek farzedelim ki bi 46 numara bot giyen hayvan artığı gibi bi insan olsam demek ki lazer güdümlü füzesinden insansız hava aracına kadar herşey sıkışabilir ayağıma. ben bunu kabul etmiyorum sevgili minik ayak.

Olric, ya napıyım olricciğim ya, hep ayağımı yorganıma göre uzatmaktan oluyor bunlar. ayağımı rahat rahat bi uzatamadım şu hayatta. sürekli yorganıma göre uzatmaktan ayaklarım mini minnacık kaldı.

Heidi Glennis, yoo ben sadece üçüncü sayfa haberlerinde veya filmlerde falan olur sanmıyorum böyle şeyler :p benim yanıbaşımda adam öldürdükleri de oldu. dondurma almaya gidiyordum ben bi yaz günü. dondurmayı aldım geldim bi baktım bizim evin önündeki yolda kanlar içinde vucuduna bi tabanca dolusu mermi boşaltılmış bir adam yatıyor. ortalık kan gölü gibi. tabi sonrasında haberciler, ambulans, olay yeri inceleme, cinayet büro filan geldi. hepimiz uzun bi süre kanlar içinde yatan o adamın cesedini izledik falan. teksas mı lan burası diye atarlandığıma bakma :D ama hakkaten dünyada başka bi insanın daha botunun altına kovan sıkıştığını sanmıyorum. neyse kelimesinin vurgulanışına göre nokta sayısı azalıp artabilir ama ulan konusunda aynen devam et. ünlemsiz bir ulan ulan değildir gözümde ulan!

Sam dedi ki...

benim botumun altına mermi sıkışmadı ama, biliyorum ki sıkışma ihtimali her zaman var. bu hayatta imkansız diye bi şey yok.
güzel bi ara tanışıp sonra yine tanımaya devam ederiz birbirimizi, ben insanlara sırt çevirmeyi sevmem. evet tanışmak istiyorum. bence ben senin konuşmandan da komik bi şeyler bulurum, zaten her türlü şeye gülebilitem oluyo genelde. öyle de şebelek bi insanım.
back to the future insanıyım dedin canımı yedin. bi ara "bi ara tanışması" yaparız. öptüm.

Benim Bu Ya İşte dedi ki...

şuan resmi gördüm ne şoklandım resmen. yazıyı okuyasım bile gelmedi. ben senin yerinde olsam kovanı fark ettikten sonra bir karakola gider ayaklarımı komserin masasının ustune koyar (tabanı komsere bakcak ama) sonra "naber canım, bak ben ne buldum" derdim. vay anasını ya... resimden kendimi alamıyorummm

Aylak Kadın dedi ki...

ünlem ve soru işaretinden sonra ... değil ..(iki nokta) konuluyor. artık delirme.

stickman dedi ki...

Sam, tamam o zaman :) yüksek çözünürlüklü back to the future seri izlemeleri yapabileceğimiz günler de bizi beklesin o zaman. ben de öptüm.

Benim Bu Ya İşte, puhuhahahahah!!! aslında bişey itiraf edeyim. ben o mermiyi ayağıma ilk girdiğinde fark ettim ama hatıra olsun diye eve kadar o şekilde geldim. botunun altından çıkmaması için de özel bi çaba sarfettiğimi söylemeliyim. eğer senin dediğini yapsaydım komiser abimiz o mermiyi botun altından alıp benim poziyonumu hiç bozmadan başka bi yere sıkıştırabilirdi. sonra da, iyiyim canım senden naber? derdi.

stickman dedi ki...

Aylak Kadın, hayatımı altüst eden bu çıkmazı çözdüğün için sana minnettarım!