basketbol şortu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
basketbol şortu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2008 Cuma

Kaan Kural kankam olsun!

Kaan Kural. O, sizin poponuzda pireler uçuştuğu sırada, ben battaniyeye sarılmış, bir nba maçı izlerken, soğuk gecenin sessizliğini bozan üç sesten birinin sahibi. (diğer iki ses Murat Kosova ve maçın sesi)

Kaan Kural benim adamım. tam benim kafadan. boşuna kankam olsun demiyorum. bir basketbol maçı izlemek vardır. bir de o maçı Kaan Kural'ın yorumlarıyla ve pozisyon tepkileriyle izlemek vardır. ikisi arasında dağlar kadar fark vardır. ben her zaman ikincisinin olmasını dilerim. zaten pekin olimpiyatlarındaki basketbol maçlarında çok çektik bunun sıkıntısını. Kaan abi, neydi o trt spikerleri ya :) bazen dayanamayıp sesini tamamen kısarak izlediğim oldu. herifler bi de tam amerikan düşmanı, busha kızıp gelmişler oyunculara saldırıyolar. bi de oyuncu isimlerini telaffuzları bombaydı. dıvane veyd. dıvat hovart. trt spikerlerini hiç görmedim ama o seslerden kafamda oluşturduğum tip, takım elbiseli, kıravatlı, sinek kaydı traş, gözlük ve uzaklara bakan bakışlar :) ama yanılıyo olabilirim. zira, sen ntvye ilk başladığın zamanlar, yorumladığın ilk maçları izleyince senin tipinide çok farklı düşünmüştüm.

sevgili basketbol aşığı Kaan abi, geçenlerde bi işim vardı okul kütüphanesine uğradım. hazır oraya kadar gitmişken süreli yayınlar salonuna bi bakayım, belki slam'de vardır diye düşündüm. varmış. şu yandaki sayılar vardı. ilk sayıdan beri okuyamıyordum. hepsini kaptım, başladım karıştırmaya. yazıların süper. özellikle all star haftasonunu anlattığın yazıyı iki-üç defa okudum :) gerek allstarda yaşadıklarınız, gerekse finallerde murat kosovanın ağzından dinlediğimiz günlerinizi kıskanmadım desem yalan olur. ama timsah eti konusunda çekimserim. donut neyime yetmez benim :)

ve nedir bu basketbolla ilişkili insanların çok yeme sorunsalı :) Osman Sakallıoğlunun New Orleansda, karnının hacminden büyük pancake ziyafeti. Murat Kosova'nın orta asya usulü kuzu çevirmesi ve bazen televizyonda bahsettiği pilav üstü döneri. benim gece maçlardan önce kendime özgü hazırladığım ilginç menülerim. dahası varda, yeter. bazı arkadaşlarımın bu konudaki alışkanlıklarından bahsetmek bile istemiyorum.
Ben Lakerslıyım Kaan abi, aslında önce Kobeyi sevdim, sonra Lakers'ı. ve Lakerslı olduk çıktık. Sanırım 99 yada 2000'den beri nba'i elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum. o zamanlar kanal d'de çıkıyodu maçlar. sanırım Hidayet'in ilk sezonuydu ve kanal d bol bol sacramento ve lakers maçları yayınlıyodu. İşin ilginci ben bu gelişim sürecinin nasıl olduğunun farkına bile varamadım, nası başladı anlayamadım. bi gün bi uyandım ki Kobe Bryant hastasıyım, Lakers taraftarıyım. sanki yüz yıldır tanıyorum Kobeyi ve sanki bi zamanlar Lakers kadrosundaydım. böyle bi durum benimkisi. Tıpkı senin önce Lary Bird'e sonrada Celtics'e aşık olman gibi. Yalnız geçen sene finallerde söylediğin bi söz bana çok koydu :) "-Lakers taraftarı maçı izlemeye geliyor. Boston taraftarı maçı yaşamaya geliyor." valla ne diyim, haklısın. Ama bizim Lakers taraftarlarının nerdeyse hepsi artis adamlar. California'nın içinden. yapısında yok adamların :) ve Boston'ın geçmişine bakacak olursak zaten, oranın insanı bence ingiliz futbol taraftarlarının genlerini hala barındırıyolar bünyelerinde. öyle işte. hem boston'ın taraftarı maçı yaşamaya geliyorsa bizim de Jack Nicholson'ımız var. yani bir nevi zalimin zulmu varsa sevenin allahı var durumu.

slam'i karıştırırken ntvspor'un reklamlarınıda gördüm ve sizin fotoğraflarda koptum:) kim düşünmüşse süper düşünmüş. ve o çarpışma fotoğrafında Murat Kosova'nın cesaretini alkışlamak lazım :) ama sanırım o fotoğraftan sonra bişey oldu ve yüzündeki yaraları gizlemek için sakal bıraktı :p
Kaan Kural'ın maçlarda güzel hareketlere verdiği tepkilerin yanı sıra, en beğendiğim özelliklerinden biri de, nerdeyse nba'deki tüm oyuncuların özel hayatlarını, iç hesaplaşmalarını, daha analarının karnında minik bir embriyo iken bile ne düşündüklerini en ince ayrıntısına kadar biliyo olması :) abi nası biliyosun bunları ya, amerikan spor medyasını yakından takip ettiğini biliyorum, çıkıyo mu orda böyle haberler. mesela T-mac ve Vince Carter'ın teyze oğulları olduklarını biliyosun tamam ama annelerinin arasının açık olduğunu nerden biliyosun? ve bunun T-mac'in maçtaki performansına yansıdığını nasıl anlıyosun :) bu tarz bilgileri senin aracılığın sayesinde öğrenmek gerçekten güzel. mesela;

Rasheed'in halasının oğlunun dişi kırılmış, ona üzülmüş. performansını etkiledi tabi bu durum.

jason kidd'in morali bozuk. içmiş bu, karısını dövmüş. ayrılıyolarmış, mahkemeleri devam ediyor. kidd psikolojik tedavi ve alkol tedavisi alıyomuş :)

Paul Piers'ın midesi ekşimiş, maçtan önce soda içmiş.

tabi hepsini hatırlayamadığım için bunları uydurdum biraz :)
şaka bi yana, sayende oyuncuların ailelerin sağlık durumunu bile en ince ayrıntısına kadar biliyorum. ve arada onlarca kilometre mesafe olmasına rağmen insan burdan üzülüyo, onlar hissetmese bile belki acılarını paylaşabiliyo, dua edebiliyo. işte sporun sınır tanımaz gücü ve nerde olursa olsun insanları birbirine yakınlaştırması. Derek Fisher'ın kızının göz hastalığı mesela, Carlos Boozer'ın oğlunun hastalığı. Bu oyuncuları benden daha iyi kimse anlayamaz. ve bütün bu olaylara rağmen sahaya çıkıp işlerini en iyi şekilde yapmaları müthiş bişey. müthiş bir güç ve disiplin. hastalık nedeniyle olmasada, kobeninde mahkemeden çıkıp, hızır gibi yetişip çevirdiği maçları unutmamak lazım.

abi bide amerikada tanımadığın ünlü yok yavv.. bazen lakers maçlarında ünlüleri yakın plan çekiyolar molalarda filan, daha adı altta yazmadan hemen söylüyosun ismini, hadi bunu geçtim. o insanında yedi ceddini biliyosun :)

ve Kaan abi artık senden rica ediyorum. hazır Ronny Turiaf başka takıma gitmişken, Lakers organizasyonunun Ronny Turiaf için yaptıklarını anlatmaktan vazgeç lütfen :) her lakers maçında dinlemekten yemin ederim ezberledim olayı ve sanki Turiaf'ın kalp ameliyatını ben yapmışım gibi hissediyorum. En son Türkiye-Fransa maçında Murat Kosova anlattı. artık o son olsun :) bu arada Turiaf'da en sevdiğim oyuncular arasındadır. Lakersdan gitmesine kızmadım, ama üzüldüm :)
bu arada ikinci kitabı sabırsızlıkla bekliyorum. iki sene önce mutlu akü selçuk üniversitesi - fenerbahçe maçında Konya'ya gelmiştin ve ben sana ulaşıp bu kitabı imzalatmak istiyodum ama gel görki iğrenç zamanlaması olan bi arkadaşım yüzünden o maçı kaçırdım. Sonra ki umudum seni Efes Cup'ta yakalamaktı ama oraya gelmedin. Ama bi gün olacak abi, kaçabilirsin ama saklanamazsın. bi gün seninle karşılaşacağız ve sen bu kitabı imzalıyacaksın adamım, bunu yapacaksın, yoksa beni zor kullanmak zorunda bırakırsın. :p (hee bu arada kitap korsan değil valla, the orijinal)

giyim kuşam konusunda hiç kıskançlık sahibi olmayan biriyim ama buna rağmen senin tişört ve sweatlerini acayip kıskanıyorum kaan abi. herkesin bilmediğinin aksine ben nerden aldığını biliyorum. bende bakıyorum ara sıra oralara :) yooo, kendimi acındırıp kobe'nin özel siyah forması veya sarı formasını yada lakers sweati istemeye çalıştığım filan yok. tamam tamam kabul, var.

bi aralar nba stüdyoda ödüllü soru yarşışması vardı ya. bazı sorular tamam çok zordu ama kıl payı kaçırdığım soru sayısıda az değildi. benden önce cevabı gönderen nasıl oluyo anlamıyorum, herşeyi hazırlıyorum ve cevabı yazıp anında gönderiyorum. ama yinede benden önce gönderip kazananlar oluyodu. o yüzden şimdi yüzsüzlüğün kralını yapıcam ve kıyafetlerini kıskanmamı bir nebzede olsa hafifletecek olan bazı isteklerim olacak senden :p

şimdi ilk isteğim oha yok artık dedirtebilir ama şansımı denemeye değer adamım. kobe'nin forması :) XL beden (kaan abi bana kobe forması alsanaaaa, alsanaaa, alsanaaa oooo) tamam tamam bu biraz abartıya kaçmış olabilir o zaman şöyle bi seçenek sunayım sana kaan abi (yüzsüzlükte son nokta, adam bi de seçenek sunuyo, insaflı yüzsüz :p) gri sweatshirt XL. hadi ekonomik kriz var, hepsini geçtik diyelim. şu şorta bayıldım. siyah şort L :)

şimdi yukarda söylediğim herşey bu istekler için söylenmiş gibi gelecek demi? öyle anlaşılacak. Yok yavv, Kaan abi anlamıştır zaten benim içimdeki basketbol sevgisi ve samimiyeti. demi Kaan abi? sen şu kitabı bi imzalasan, bi de ikinci kitap çıkarsan o yeter bana bea. ama şu şortu bari al be abi :p (neyse bu kadar yüzsüzlük yeter, yazıya devam)

kaan abi sende ps3 var mıdır? bence kesin vardır ve nba2k9'un anasını ağlatıyosundur. bende nba2k9 oynuyorum bilgisayarda, lakers'ı alıp lig kurdum ve çok ilginç ki oyundaki lig durumuyla nbadeki lig durumu arasında çok benzerlik var. adamlar nası bi oyun yaptıysa artık. aşmışlar. bi gün seninle bi lakers-boston maçı yapalım. ama şimdiden söyleyim acımam, ezebilirim, çok farklı yenebilirim. çünkü rotasyonu acayip sağlam oturttum. 12 kişilik kadroda nerdeyse oyatmadığım oyuncu kalmıyo. böylece takım çok yorulmuyo, oyuncular daha iyi performans gösteriyo. çok güçlü bi benc desteğim var. adeta ikinci bir takım gibi. geçen gün utah-lakers maçı yapıyodum. bi bölümün ekran görüntüsünü kaydettim. buraya tıklayarak izleyebilirsin Kaan abi. tabi sizde izleyebilirsiniz sevgili basketbol severler yada sevmeyenler:)

abi senin olayın ne güzel ya, hem maçları izliyosun, yorumluyosun, dergide yazıyosun. üstüne bi de para veriyolar. sevdiğin işi yaparak para kazanıyosun. eminim ntv sana hiç bi ücret ödemese sen yine maçları takip etmeye devam edersin :) şşş sakın ntv yönetimi duymasın.

Efes Cup için Konya'ya geleceğini düşünerek sana soracağım soruların bi listesini yapmıştım, işte liste şöyleydi;
(ama sen gelmedin kaan abi, gözüm salonun heryerinde seni aradı, hüzne boğdun beni, bu sorularda ırmak kazuk'a sorulmaz ki, sap gibi kaldım salonda)

GAYRİ CİDDİ SORULAR
1-WHAT'S UP MY NIGGA WHAT'S UP
2-RAHAT GELDİNİZ Mİ KAAN ABİ?
3-KONYA'YI NASIL BULDUN? YOL KENARINDAKİ TABELALAR İŞE YARADI MI?
4-ETLİEKMEK YEDİN Mİ? YEMEDİYSEN ISMARLAYABİLİR MİYİM?
5-PAZAR GÜNÜNE KADAR KAL ABİ BİZDE, PAZAR GÜNÜ PİLAVA GÖTÜREYİM SENİ, KONYA DÜĞÜN PİLAVINA.
6-ABİ BENİ NBA MAÇINA GÖTÜRÜR MÜSÜN?

CİDDİ SORULAR
1-ABİ KİTABI İMZALAR MISIN?
2-İKİNCİ KİTAP NE ZAMAN GELİYO?
3-TURİAF, LAKERS'A YAMUK YAPMADI MI? YILLARCA LAKERS MAÇLARINDA, BIKMADAN, USANMADAN DEFALARCA LAKERS ORGANİZASYONUNUN RONNY TURIAF'IN SAĞLIK PROBLEMLERİNE NASIL YARDIMCI OLDUĞUNU ANLATTIN? TURIAF'IN GOLDEN STATE YERİNE LAKERS'IN DANS GRUBUNA GİTMESİ GEREKMEZMİYDİ? (bi kısmı ciddi soru)
4-ABD MİLLİ TAKIMI'NIN UÇAĞI DÜŞERSE DAVID STERN'ÜN HALİ NE OLUR? (düşünmesi bile acı verici soru) (dünya piyasaları etkilenir)(allah korusun ya ne dedim ben böyle :/ )
5-RAHMETLİ WILL CHAMBERLEN'IN SOL AYAĞINDA 6 PARMAĞININ OLDUĞUNU BİLİYOMUYDUN? (ben bilmiyordum. çünkü uydurdum, yok böyle bişey)
6-HİDAYET TÜRKOĞLU TATAR MI? (gözler hafif böyle çekik gibi ya, ondan dedim)

BOMBA SORU
1-BOY STEPSİ KALKTI MI?

abi hepsini geçtim ama şu son soruya lütfen cevap ver, yıllardır sokaklarda basketbol oynarken bazı çocuklar topu yüksekten sektirip üzerimizden aşırtarak bizi geçtiler, sonra biz steps diyincede -boy stepsi kalktı oolum! bilmiyon mu? diye aşşaladılar bizi :p artık buna bi son ver, kurtar bizi bu durumdan. :)

Kaan abi allah sana ve Murat Kosova'ya uzun, sağlıklı ömür versin. Nba maçlarını ölene kadar sizin sesleriniz eşliğinde izlemek istiyorum :) I love this game :)

(bu yazı Kaan Kural'a bi sesleniş niteliğindedir, duyması temenni edilir)

3 Kasım 2008 Pazartesi

uyurken ne giyiyosun?

hiiiç. uyanıkken üstümde ne varsa o duruyo. ekstra bişi giymiyorum. niye giyeyim ki? önemli bi yere mi gidiyoruz sanki? alt tarafı gözlerimi kapatıp hareketsiz bi şekilde yatıyorum. bunun için neden kıyafetimi değiştireyim? neden ekstra bişeyler giyeyim? rahat olmak için filan dersen, uyku anının dışında rahatsız şeyler mi giyiyosun yani? neden? sapık mısın? kendi kendini rahatsız etmekten mi hoşlanıyosun? yat uyu lan. uykun geldiyse zaten her türlü uyursun. kıyafette ilginç bişey aslında. bizde hayvanlar gibi tüylü olsaydık tekstil sektörü diye bişey olmazdı mesela, modacı olmazdı, manken olmazdı, terzi olmazdı, son ütücü olmazdı. vay anasını. kürkü olmayan canlılar olmamızın açtığı istihdama bak. pijama partisi diye bi olay var mesela. ben hiç katılmadım. zaten erkek bi topluluksa parti yapılcak kişiler, isim pjama partisi bile olsa, orda bulunmak istemem. çünkü pijama vucut hatlarını çok belli edebilir evet özelliklede o bölgeyi. düşünmesi bile tüyler ürpertici. ha kızlar olsa partide neyse.. ama basketbol şortu partisi olur mesela.. ki yapılmıştır, keyiflidir. akşam oynanan basketbol maçından sonra bi arkadaşın evine en az 6 kişi toplanılır. iki kişi şehrin öbür ucundaki bişeyi aldırmaya gönderilir. bu tabu xl adlı bi oyundur ki sadece bi kere oynanabilir. gecenin ikisinde-üçünde basketbol şortuyla bomboş sokaklarda yürüyerek şehrin öbür tarafına bi oyun almaya giden insanları gelir sarhoş birileri bulur ve olay çıkar. o oyun yinede alınır, çünkü el boş dönülürse tepkiler büyük olabilir. o sırada evde yapılacak tek yemek vardır ki o da makarnadır. evdeki en büyük tencereyede alabildiğine makarna yapılır. oyun gelir, bi şekilde oynanır, çıngar çıkar, makarna tencereden yenir, sonra biri bişey anlatır, öbürü bişey anlatır, o öbürünün anlattığı şeyin yalan olduğunu söyler, etrafta ter ve ayak kokusu hakimdir, basketbol şortlarının altından gözüken kıllı bacaklardan bol bol mevcuttur. beyinde sık sık "-neden burdayım?" soruları yankılanır. sonra herkes yavaş yavaş sızmaya başlar ve güneşin ilk ışıklarıyla uykuya dalan bünyeler bir basketbol şortu partisinin daha sonuna gelmiştir. allah basketbol şortu üreticilerine zeval vermesindir.