uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Kasım 2008 Pazartesi
uyurken ne giyiyosun?
hiiiç. uyanıkken üstümde ne varsa o duruyo. ekstra bişi giymiyorum. niye giyeyim ki? önemli bi yere mi gidiyoruz sanki? alt tarafı gözlerimi kapatıp hareketsiz bi şekilde yatıyorum. bunun için neden kıyafetimi değiştireyim? neden ekstra bişeyler giyeyim? rahat olmak için filan dersen, uyku anının dışında rahatsız şeyler mi giyiyosun yani? neden? sapık mısın? kendi kendini rahatsız etmekten mi hoşlanıyosun? yat uyu lan. uykun geldiyse zaten her türlü uyursun. kıyafette ilginç bişey aslında. bizde hayvanlar gibi tüylü olsaydık tekstil sektörü diye bişey olmazdı mesela, modacı olmazdı, manken olmazdı, terzi olmazdı, son ütücü olmazdı. vay anasını. kürkü olmayan canlılar olmamızın açtığı istihdama bak. pijama partisi diye bi olay var mesela. ben hiç katılmadım. zaten erkek bi topluluksa parti yapılcak kişiler, isim pjama partisi bile olsa, orda bulunmak istemem. çünkü pijama vucut hatlarını çok belli edebilir evet özelliklede o bölgeyi. düşünmesi bile tüyler ürpertici. ha kızlar olsa partide neyse.. ama basketbol şortu partisi olur mesela.. ki yapılmıştır, keyiflidir. akşam oynanan basketbol maçından sonra bi arkadaşın evine en az 6 kişi toplanılır. iki kişi şehrin öbür ucundaki bişeyi aldırmaya gönderilir. bu tabu xl adlı bi oyundur ki sadece bi kere oynanabilir. gecenin ikisinde-üçünde basketbol şortuyla bomboş sokaklarda yürüyerek şehrin öbür tarafına bi oyun almaya giden insanları gelir sarhoş birileri bulur ve olay çıkar. o oyun yinede alınır, çünkü el boş dönülürse tepkiler büyük olabilir. o sırada evde yapılacak tek yemek vardır ki o da makarnadır. evdeki en büyük tencereyede alabildiğine makarna yapılır. oyun gelir, bi şekilde oynanır, çıngar çıkar, makarna tencereden yenir, sonra biri bişey anlatır, öbürü bişey anlatır, o öbürünün anlattığı şeyin yalan olduğunu söyler, etrafta ter ve ayak kokusu hakimdir, basketbol şortlarının altından gözüken kıllı bacaklardan bol bol mevcuttur. beyinde sık sık "-neden burdayım?" soruları yankılanır. sonra herkes yavaş yavaş sızmaya başlar ve güneşin ilk ışıklarıyla uykuya dalan bünyeler bir basketbol şortu partisinin daha sonuna gelmiştir. allah basketbol şortu üreticilerine zeval vermesindir.
Etiketler:
ayak kokusu,
basketbol,
basketbol şortu,
makarna,
parti,
tabu xl,
ter kokusu,
uyku
2 Ekim 2008 Perşembe
uyumadığını unutmak-çikolatanın dibine vurmak
uyumadığımı unuttum?! şu an uykum geldi. ve ben dedim ki kendi kendime. lan bu vakitte niye uykum geldi? düşündüm biraz. haa evet iki gecedir uyumuyodum. insan uyumadığını unutur mu?
sabaha karşıda saat 5-6 gibi sinirden kendimi çikolataya vurdum. 15 tane metro yedim aç karnına. metro krizine girdim resmen. az önce de bayram ziyaretlerinden toplanmış bi çikolata tabağı buldum. içlerinden iyi olanları ayırıp yedim. ne hayvanım.
ve şöyle bişey daha var. iki gündür masaüstünde FIFA09 oyunu duruyo ve ben kurup oynamıyorum. işte böyle bezmişim hayattan.
bende tüm paramı metro çikolataya yatırdım işte. metro otobüs şiketine değil. 15 tane metro yedik bakalım maceradan maceraya koşabilecek miyiz.
sabaha karşıda saat 5-6 gibi sinirden kendimi çikolataya vurdum. 15 tane metro yedim aç karnına. metro krizine girdim resmen. az önce de bayram ziyaretlerinden toplanmış bi çikolata tabağı buldum. içlerinden iyi olanları ayırıp yedim. ne hayvanım.
ve şöyle bişey daha var. iki gündür masaüstünde FIFA09 oyunu duruyo ve ben kurup oynamıyorum. işte böyle bezmişim hayattan.bende tüm paramı metro çikolataya yatırdım işte. metro otobüs şiketine değil. 15 tane metro yedik bakalım maceradan maceraya koşabilecek miyiz.
30 Aralık 2007 Pazar
21 saniye
kardeşimin saati, hergün ben uyurken tam 21 saniye ötüyor. 21 saniye nasıl olsa çabuk geçer diye o sıcacık yatağımdan ve nefis uykumdan kalkıp, saati kapatmaya üşeniyorum. ama bi 21 saniye bu kadar uzun olamaz. olmamalı. Kalksam mıı? Kalkmasam mıı? ikilemi arasında afallarken birden kalkmaya karar veriyorum. tam da elimi attığım anda susmasın mı o saat? işte o çok koyuyor insana. çıkmışım artık o sıcak yataktan ve güzelim uyku modundan. ama inceden de hoşuma gidiyor hani. daha bi anlıyosun o sıcak yatağın ve uykunun kıymetini. tekrar yatağa girerken daha bi rahat geliyo o yatak. daha bi istekli ve azimli uyuyosun. tıpkı eski günlerde yaptığım gibi hissediyorum. okul olmadığı zamanlarda bile anneme beni erken kaldırmasını söylerdim, yalvarırdım ona bu saçma fikri uygulaması için. annem beni zar zor kaldırırdı. ufak bi afallamadan sonra tekrar yatardım. bunu sırf uykunun tadını daha iyi almak için yapardım. böyle yapınca daha bi tatlı geliyo. uyumak güzel şey arkadaş.
15 Aralık 2007 Cumartesi
Duvara Karşı
Başlığa aldanıp Fatih Akın'ın filminden bahsedeceğimi sanmayın. Bambaşka bi olay. Bizim oda küçük olduğu için ranzada yatıyoruz kardeşimle birlikte. Ranzanın bi tarafı duvara bitişik, diğer tarafı odaya doğru açık. Kardeşim alt katta yatıyo ben de üst katta. Ben gece çok sık uyanırım ve sık sık sağa sola dönerim. Biraz deli yatarım yani. Uyandığım zamanlarda ne var ne yok diye yattığım yerden biraz doğrulup hafifçe odaya doğru kafamı uzatıp şöyle bi göz gezdiririm yerlere, karşıdaki sobaya, kitaplığıma, bilgisayara, oraya buraya filan.
Sabah yine böyle bi durum yaşadım.. Uyandım. Gözüm yarı açık yarı kapalı ve uyku sersemi bi halde biraz doğrulup yine kafamı odaya doğru uzatıyodum ki önce gözümün önünde geniş sarı bi kütle gördüm. 1 saniyeden az bi süre sonra, DAAANN diye bi sesle irkildim ve kafamda keskin bi acı hissettim.
Evet, o geniş sarı kütle ranzanın bi kenarını kaplayan duvardı. Muhtemelen tuğladan yapılmış, sıvanmış ve boyanmış, oldukça sert, gayet güzel bir duvar. Ben gece uyanıp tamamen ters dönmüşüm, hatta yastığımı bile almışım yatağın diğer ucuna koymuşum, yorganımı da çevirip o şekilde uyumaya devam etmişim. Sabaha kadar bunu unutmuşum tabi, her zamanki şekilde yattığımı sanıyorum. Artık nasıl bi şiddetle çarptıysam duvardan hafif bi toz döküldü. Birazı gözüme kaçtı, anlım yanıyodu ve pis acıyodu. Kimbilir ne biçim kızarmıştı, hatta kanıyo bile olabilirdi ama elimi değdirip baktım, kan yoktu. Kimsenin duymaması için hemen yorganın altına girip bu halime kıkır kıkır güldüm. Ama zaten kimse duyamazdı, çünkü evde kimse yoktu. var mıydı? yoktu.
Sabah yine böyle bi durum yaşadım.. Uyandım. Gözüm yarı açık yarı kapalı ve uyku sersemi bi halde biraz doğrulup yine kafamı odaya doğru uzatıyodum ki önce gözümün önünde geniş sarı bi kütle gördüm. 1 saniyeden az bi süre sonra, DAAANN diye bi sesle irkildim ve kafamda keskin bi acı hissettim.
Evet, o geniş sarı kütle ranzanın bi kenarını kaplayan duvardı. Muhtemelen tuğladan yapılmış, sıvanmış ve boyanmış, oldukça sert, gayet güzel bir duvar. Ben gece uyanıp tamamen ters dönmüşüm, hatta yastığımı bile almışım yatağın diğer ucuna koymuşum, yorganımı da çevirip o şekilde uyumaya devam etmişim. Sabaha kadar bunu unutmuşum tabi, her zamanki şekilde yattığımı sanıyorum. Artık nasıl bi şiddetle çarptıysam duvardan hafif bi toz döküldü. Birazı gözüme kaçtı, anlım yanıyodu ve pis acıyodu. Kimbilir ne biçim kızarmıştı, hatta kanıyo bile olabilirdi ama elimi değdirip baktım, kan yoktu. Kimsenin duymaması için hemen yorganın altına girip bu halime kıkır kıkır güldüm. Ama zaten kimse duyamazdı, çünkü evde kimse yoktu. var mıydı? yoktu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)