dünya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dünya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2008 Salı

23

başına "iyi ki" koyulan cümlelere gerek yok. zira doğumumun dünyaya hiç bi faydası olmamıştır. tam tersine zararı olmuştur. zaten eylülde doğmak nedir ki? .... doğa yavaş yavaş ölmeye başlıyor, sen doğuyosun. ne gerek var... hem boşu boşuna hava, su, elektrik, yemek filan tüketmişimdir. ayrıca ben olmasamda küresel ısınma olurdu. ben olmasamda fatih akın filmlerini çekmeye devam ederdi. yani ben olmasamda dünya şu ankinden farklı olmazdı. kobe basketlerini atmaya devam eder, sevgililer yine caddelerde el ele dolaşırlardı. ayrıca bu kadar sene dünyaya en ufak bi faydam olmadığı gibi kendime de en ufak bi kıyağım olmamıştır. lan dünyaya bi katkımız yok, bari daha fazla sömüreyim onu, çeşitli atraksiyonlara gireyim filan durumları da olmamıştır. boşu boşuna geçip gitmiştir ve gitmektedir yıllar... ziyan olmuştur ve olmaktadır her güzel gün. belki de tek iyi şey ona teğet geçmektir. az bi zaman bile olsa dinleyebilmektir onu. göremesende aynı şehrin havasını solumaktır iki gündüz bir gece. onun şehrinde onsuz üşümektir. sadece teğet geçmiş olsa bile, tek güzel şey, tek yaşanılabilir "O"dur. sadece bu yüzden bile, başında "iyi ki" olan cümleler kurulabilir. ona teğet geçmek bile güzeldir. sadece bunun için bile yaşamaya değer.

21 Eylül 2007 Cuma

Herkes benim gibi olsa?... (1)

Bazen düşünüyorumda, acaba herkes benim gibi olsaydı dünya nasıl bir yer olurdu. Bir çok iyi tarafı olduğu gibi kötü taraflarıda çok olan bir dünya olurdu, hatta belki kötü yanları daha fazla olurdu.

Önce iyi taraflarına bakalım.
Herkes benim gibi olsa
dünyada hiç polis olmasına gerek kalmazdı. Çünkü ben suç işlemem ki, başkalarına zarar vericek şeyler yapmam, kavga etmem, kaçakçılık yapmam, adam öldürmem, tecavüz etmem, hırsızlık yapmam, uyuşturucu kullanmam, kırmızı ışıkta geçmem, sağdan gelen araca yol bile veririm.

Herkes benim gibi olsa dünyada savaş diye birşey olmazdı ve toplumsal huzur en üst seviyede olurdu. Çünkü ben kimsenin tavuğuna kışt, köpeğine hoşt, kedisine gel pisipisi demem. İnsanlara saygılıyımdır. Kimsenin hakkını yemem. Herkese ne hak ediyorsa onu veririm. Yolda yürürken omuz filan atmam. Yoldaki güzel kızlara laf atmam, mal gibi bakmam, hafif göz ucuyla süzer, giderim. Güzel kızmış Allah için derim, maaşallah derim. Benim niye böyle bir sevgilim yok derim, üzülürüm. Acaba çokmu ulaşılmaz gözüküyorum derim, evet evet öyle derim, kendi kendime artistlik yaparım. Başkasına yapmam. Sonra Tramvayda kendi yaşımdakilere bile yer veririm. Turistlere küfür etmem. Kimseyi dinlediği müzik türü ve kıyafetlerine göre yargılamam. Yola tükürmem. Duvara işemem. Kotamı aşmam. Karşıdan karşıya geçerken önce sola, sonra sağa, sonra tekrar sola bakıp, koşmadan hızlı adımlarla karşıya geçerim. Suyu ve elektiriği çok tasarruflu kullanırım, böyle yapmayanları hiç sevmem. Yemeği ocakta unutup, yanmasına sebep olmam.

Herkes benim gibi olsa TURKCELL,AVEA ve VODAFONE, TEKEL olmazdı. Çünkü ben cep telefonu kullanmam. Kontör sıkıntım olmaz benim, kimseden kontör istemem, kimseye kontör göndermem. Olur olmadık zamanda aranıp rahatsız edilmem. Sinemada konuşmam, cep telefonuylada oynamam, zaten yok, olsada oynamazdım. Sigara ve alkol kullanmam. Marketlerde almayacağım şeyleri fazla kurcalamam. Basket maçı yaparken pas veririm, bencil oynamam, takımı düşünürüm.

Herkes benim gibi olsa, okullar çok sessiz olurdu, öğretmenler hiç; -SUSSSUN ÇOCUUKLAAR diye bağırmazdı. Çünkü ben dersde pek konuşmam, konuşsam bile çok az ve sessiz konuşurum, arkadaşımın defterini yırtmam, resmini karalamam, bilerek ve isteyerek parmağını falçatayla kesip iki dikiş atılmasına neden olmam.

Şimdi de kötü taraflarına bakalım.
Herkes benim gibi olsa, birçok esnaf batardı, simitçiler simit satamazdı-çünkü ben dışarda yemeyi pek sevmem, kırk yılda bir dışardan bişey yerim,çok canım çekerse 2 yılda bir simit alırım. Bütün internet cafeler kapanırdı-çünkü evimde sınırlıda olsa internetim var, olmasa bile okulun bilgisayar merkezi bilmer'i kullanırdım.

Herkes benim gibi olsa, matematik diye birşey olmazdı ve dolayısıyla matematiğin içinde olduğu herşey yok olurdu. Ben gıcık olurum sayılara, sevmem onları, kafamı karıştırır, matematik işlemlerini hiç eğlenceli bulmam, çöz çöz nereye kadar.

daha çok kötü tarafı var ama yazmak istemiyorum.

Herkes benim gibi olsa?... (2)

7 Eylül 2007 Cuma

Çok fazla insan var dünyada

Bazen dünyada bu kadar çok insan yaşadığına inanamıyorum. İnanasım gelmiyor. O kadar fazla insan, o kadar farklı hayatlar varki, düşündükçe çıldırcakmışım gibi hissediyorum, bırakıyorum düşünmeyi...ama olmuyor, yeniden düşüyor aklıma. Bu kadar çok insan, bu kadar çok farklı yaşam nasıl olabilir.

Düşünsene Paris'in cafelerinden birinde oturup kahvesini ve sigarasını içen yaşlı bir fransız kadın, aynı anda Irak'da oğlunun cesedini arayan Iraklı bir kadın, aynı anda amerikada golf oynayan emekli bir adam, aynı anda Türkiye'de emeklilik maaşı yetmediği için çöplerden topladıklarını satarak geçinmeye çalışan yaşlı bir emekli var bu dünyada.

Hatalı sollama yapan bir aracın içindeki aile karşıdan gelen kamyona çarpmak üzereyken, aynı anda dünyanın diğer ucunda doğumgünlerini kutlayan binlerce insan. O gün karnını nasıl doyuracağını düşünen insanlar var, aynı anda 16. yaş günü için babasından son model araba, süper bir parti isteyen insanlarda var. Vatanını korumak için teröristler tarafından hayatının baharında öldürülen bir asker ve bunun acı haberini alıp yıkılmış bir aile, aynı vatanda gününü gün eden ama bu vatan için hiçbirşey yapmamış insanlarda var.

Sen burda bu yazıyı okurken aynı anda başka biri intihar ediyor. Bunun gibi sayfalar dolusu örnek yazabilirim.

Bazen reddediyorum, olamaz böyle bişey. Çevremdeki herkes, gördüğüm her kişi benim hayatımda ufak veya büyük bir rol oynayan ne yapacağı önceden biri tarafından programlanmış kişiler gibi. Mesela yolda yürürken yanımdan geçen kişi sadece bir figüran. Veya balkona çıkıp dışarıyı izlerken gördüğüm insanlar, onlarda figüran. Belki de evimizin önündeki sokaktan geçip caddeyi döndükten sonra yok oluyorlar. Onların görevi sadece o anda bana görülmekti ve bunu yaptılar. Annem, babam, kardeşim...Mesela evin kapısını kapatıp dışarı çıktığım an, evin içindeki tüm kişiler ve tüm eşyalar yok oluyor olabilir. Truman Show u izlemişsin sen ondan etkilenmişsin diye düşünebilirsiniz. Ama o filmi izlemeden çok önce de düşünüyordum bunları.
Sanırım yıllar önce izlediğim Micheal Douglas'ın filmi "Oyun" dan biraz fazla etkilenmişim

:) neyse...

Çok ama çok fazla insan var dünyada. Haddinden fazla. Herkes kendi derdinde, herkes birşeylerin peşinden koşturuyor. Herkesin farklı farklı hayalleri var. Ama amaç biryerde aynı. Mutlu olmak, istediğin şeyi elde etmek. Bazen insan birşeyi istemese bile, onu elde etmiş olmayı başarmak için kendini paralıyor. Zaten insanın bitmek tükenmek bilmeyen isteklerinin sonucu dünyanın bu hale geldiğini düşünüyorum ve nasıl bir sonumuz olacağını merakla bekliyorum. (binbir türlü felaket filmlerini izleyerek. Nedense hep kurtuluyoruz bu filmlerde, hep insanoğlu kazanıyor, bir kerede tamamen yok olalım şu dünyadan)