11 Ocak 2010 Pazartesi

beni niye itiyosunuz sayın teyzeler? itmeyin!

  • sabahları kısık sesle konuşmamızın sebebini bi çözebilsem inanın öyle mutlu bi insan olacam ki. ne dert kalacak, ne sıkıntı. hepsinden kurtulacam. bi de bakın sadece sabahları yakalayabiliyoruz o tonu. şu an konuşmaya çalışın mesela o şekilde, mümkün değil konuşamazsınız. o etkiyi alamazsınız. ayrı bişi o.
  • havanda su dövmek diye bişey varya. işte ben bu ne demek diye yıllardır merak eder dururum. geçen gün evde oturuyorum, nasılda canım sıkılıyo böyle anlatamam ya çok fenayım. üşenmedim kalktım gittim mutfağa. eski bi havan var bizim, böyle kalın demir, hayvan gibi bişey. adamın kafasına vursan öldürür. öyle de ağır bişi. doldurdum onun içine suyu. dövmeye başladım. lan dövüyom dövüyom bişi olduğu yok. sular dışarı filan taşıyo böyle. şaşırdım ha. ne biçim işler oluyo lan bu dünyada dedim kendi kendime. çivisi çıkmış bu dünyanın, havanda da su dövemeyeceksek, ezilmeyecekse o su, ne anladım ben bu işten. hayret bişey ya, insanlık bitmiş arkadaşım bu dünyada, ben diyim size vallaha bitmiş.
  • ben ezel'in yerinde olsam "ali, cengiz, eyşan ve eyşan'ın babası" dörtlüsünü alırım karşıma. allah yarattı demem, ağızlarını burunlarını iyi bi kırarım. bir yıl filan böyle döver döver sonra hastaneye yatırır iyileştirir, sonra tekrar döverim. bir yıl sonra da önce el parmaklarını keserim, sonra ayak parmaklarını keserim öylece salarım sokağa. dayıyı da huzurevine yatırtmazsam adiyim.

9 yorum:

LoveMeorLeaveMe dedi ki...

evet ya o kısık sesin ayrı bi karizması da olur.. ben de ezelin sabrına şaşıyorum ah benim elime vericeklerdi o eyşan yellozunu :D

*kelime jonglörü* dedi ki...

Sonuna kadar iyi hoş geldin de,dayı neden huzurevinde?

Ayşegül dedi ki...

Ama eğer ev ahalisinden birileri sabahın köründe uyanıyorlarsa lütfen kısık sesle konuşsunlar.. O bahsettiğim ses tonuyla tamı tamına.. Her hafta anneme ev işlerinde yardıma gelen Sevcan ablaya allah bayaa iyi bi ses vermiş. zira her pazartesi saat 7bucukta GÜNAYDIIN SUNA ABLAAAĞĞ diye bi sesle irkiliyorum.. O gün nasıl geçiyor, sormayın gitsin..
Havanda su dövme konusuna gelince.. O sözü söyleyen adamın tam olarak anlatmak istediği, senin de üşenmeyip denediğin o işlemdi sanırım. yani o denli boşuna saçma bi iş olduğu.. =)

stickman dedi ki...

ağzına ağzına vururdun demi LoveMeorLeaveMe. Ezel'in Eyşan'la ilgili bir lafı var ki, hastasıyım. "Eyşan bilir, ticarette önce vericeksin sonra alıcaksın... dimi Eyşan?" :D

*kelime jonglörü* neden olacak? çok konuşuyor. adamın her kelimesi sosyal mesaj. senden mi öğrenecez lan! diyorum ben bazen :D tabi bu işin şakası. büyüğümdür, abimdir (bkz. gerçek hayatta dizi karakterlerinden korkmak) aman abicim ne olur ne olmaz :D dayı bu :p

ya tabi ki Ayşegül. şimdi gece boyunca sessizliğe alıştığımız için en ufak bi ses bile feci gürültülü geliyo, ondan böyle kısık sesle konuşuyoruz uyanır uyanmaz. kulaklarımız alışsın hele önce bi. hem romantik bi havasıda var sevgiliyle uyanıldıysa tabi :D o bağırarak konuşan insanları bilirim. 7 yıl öyle komşularla yaşadım ve ister inan ister inanma her sabah onların o sesiyle uyanıyordum ve yine her sabah ciddi ciddi onları öldürmeyi düşünüyordum :D üstelik havanla kafalarına vurup, beyinlerini parçalayarak.

Berrin'deniz' dedi ki...

hahah dayı ile ilgili fikrine çok güldüm. dayı huzur evinde huzur bırakmaz ya felsefe yapa yapa, ben artık gülmeye basladım bu diziye, herkes filozof, hele ezel konusmaya baslayınca hepten gülüyorum:))
benim adamım kerpeten ALİ ;)

Adsız dedi ki...

Filmi izlemiyorum, ama Eyşan sana gelmedi diye bozuldun da dövmek istiyorsun diye düşünmüştüm. :)
Bir de sabah kısık ses olayı kutsaldır, onu öyle görüyorum ben. Daha afyonun patlamamış, bıcır bıcır konuşan insanlar. En azından duymuyorsun falan, bir süre sonra susabiliyor. En fenası da, sabah sabah taşıma araçlarına hapsolmuşken, MP3 kulaklığını çıkarıp muhabbete zorlayan arkadaştır, dağlara taşlara. Ayrıca, sabah annenin türkü mü, TSM mi olduğunu anlayamadığın, ama sabah o kırçıllı sesle uyanmak istemediğin sabahlar var ki... Allah uyandırmasın.

Bir de şu başlık var ya. Sen İzmir'de olsan teyzeyi o zaman görürdün. =) Hepsi modern yaşlı statüsünde, hepsi fönlü kafa halinde. Otobüste, metroda kalçana yerdin dirseği. Kendimi de cama doğru geri çekiyorum ki, teyzelerimiz fönlü saçlarını savurarak kitap okusun diye. Ama yine yiyiyorum zokayı. En azından, bana öyle yapıyorlar. Kıssadan hisse;

Blogunu da, İzmir'i de seviyorum. Teyzeleri de tabii.

*kelime jonglörü* dedi ki...

Benim adamım da Ali ama dayı benim bölümümündense ona laf atmayın.Kaldı ki o felsefeden ziyade edebiyatta.:P

stickman dedi ki...

ali de çok arabesk be berrin abla, sürekli bi eziklik, sürekli bi dışlanmışlık, sürekli bi nefret. vurmuşun parayı bi şekilde artık yerleş bi yere sakin bi hayat sür demi? yook, illa kavga dövüş :D

adsız, twitter iletimde öyle dediydim demi, boşver, napacam o ben eyşan'ı. kardeşi daha süper. o kulaklığı aniden çekiveren arkadaşın azğına dirseği bi koycaksın. bak bakalım bi daha yapabiliyomu. izmir'e gelirsem ve toplu taşıma araçlarını kullanırsam izmirli teyzeler uyarına kesinlikle dikkat edicem.

peki *kelime jonglörü*, bi daha dayıya laf edecek olursam ağzıma biber sürersin. dayıya saygılar.

LoveMeorLeaveMe dedi ki...

biraz ibrahim tatlıses demet akalın polemiğine benzemiş o :D o benim nasıl iyi bi binici olduğumu bilir demişti de hani ohannahhh diye şok olmuştum (: