26 Ocak 2010 Salı

kemanist

şimdi size desem ki, bizim evde 2 yılı aşkın bi süredir gitar var. klasik gitar. işte öyle de entelektüel ve müzisyen bir aileyiz vesselam. bunun üstüne 7-8 yıldır da darbuka olduğunu söylesem iyice şaşırırsınız demi. ne o? bizi yerel ritimlerimizden vazgeçirebileceğinizi mi sandınız?! zaman zaman müziğe meraklı bi kardeşiniz varsa bunlar sizin evinizde de olabilir aslında. bunla kalsa iyi. bi de eski bi arkadaşımın da kemanı var. onu hiç çalarken görmedim ama kursa gittiğini filan söyleyip duruyodu sürekli. beş yıllık bi; -herkeste gitar var, ben kemal alacağım, üstelik keman daha saygın bir çalgı ve biliyor musun keman tüm tarzlarda kullanılabilen bir sazdır... (müzik aletlerine zaman zaman saz demek sizi o işin ustasıymış gibi gösterir) zırvalamasının ardından kıçı kırık, hiç teli olmayan eski bi kemanla dikildi karşıma. ve hemen savunma mekanızmasını çalıştırdı. -eski kemanlar daha iyi ses çıkarır biliyor musun? (bişeyin eskisine sahip olan insan illaki bi nostajik davranır, illaki onu üstün kılacak bi noktaya temas eder) tamam dostum, eski bi kemanın var, bişey demedik. hem ne güzel bak bi yaşanmışlığı vardır, ruhu vardır :p bana savunma ağırlıklı cümleler kurmana gerek yok. işte o gün düştük yollara bu kemana tel taktırmaya. ama nası yürüyoruz böyle görmelisiniz. elimizde keman çantası filan. bütün insanlar bize bakıyolar çok süper havalı bişi lan :p böyle bi sanatsal yürüyoruz ki siz filan anlayamazsınız :p o gün dolaştık baya bi ama bütçeye uygun tel takacak birini bulamadık. mal gibi geri döndük.

o günden sonra onu bi daha kemanla görmedim. daldan dala seken merakları vardı ama şu keman konusunuda hiç kapatmıyordu. lan dedim böyle konuşup duracağına getireydin de bi gün şöyle işlek bi yerde çalıp bir iki kızla muhabbete gireydik bari. ha kızlar bana sorarsa sen niye çalmıyosun diye, çok dramatik, çok romantik bi hikaye kafamda hazırdı.
eskiden bembeyaz tenli, kızıl saçlı ve keman çalan bir sevgilim vardı. onunla bir bratislava barında karşılaşmıştım. onu keman çalarken görmüştüm ve anında aşık olmuştum. işte bu dedim, işte hayatımın kadını bu. o da bana aşık oldu. bana keman çalmayı öğretti. sonra onunlan dünyayı keman çalarak dolaştık. bir gün yine keman çalarken boynunun ağrıdığını söyledi ve benim çalmamı istedi. (burada gözlerim doluyor, kızların da içi eriyor) basit bişey olduğunu düşünmüştük ama değilmiş. ben kemanı çalarken aniden yere yığılmıştı. boyun tutulmasına bağlı beyin amcıklaması geçirerek hayatını kaybetti. ölüm hiç yakışmamıştı onun beyaz tenine ve kızıl saçlarına. (artık gözyaşlarım yavaş yavaş yanaklarımdan aşşağıya süzülüyor, dinleyen kızlarında gözleri doluyor) onu kemanıyla beraber kara toprağa ve kalbimin en derinine gömdüm. (kızlar burda hüngür hüngür ağlıyorlar) işte o günden beri keman çalmıyorum, sadece dinliyorum, çünkü keman sesi kulaklarımdayken onu görebiliyorum... diyecektim ve akşamına deliler gibi sevişecektik. bir kaç gün deliler gibi seviştikten sonra o uyurken yatağının yanına bir not bırakıp sıvışacaktım.

beni affet güzel kız... ben beyaz tenlim, kızıl saçlım ve keman kokuluma aitim. sana dokunduğum için çok pişmanım çünkü çıplak bedeninle geçirdiğim her saniye aşkıma ihanet ettiğimi hissediyordum ve buna daha fazla dayanamayacağımı anladım. şimdi ben, arkadaşım ve kemanı dünyanın başka yerlerine sevişmeye ııı pardon, çalmaya gidiyoruz. keman sesi ruhunu okşasın...

5 yorum:

M£LİN A. dedi ki...

selam stickman, seni yeni keşfetim okumaktan acaip zevk alıyorum yerinde kullandığın küfürleri taktir ediyorum çünkü bu hayat kızmadan sinirlenmeden hatta insan gıcık olmadan yaşayamıyor. zavallı kızların duygusal bünyelerine bu kadar yüklenme bence zira bir gün bir kız sana böyle bir hikaye anlatır sen ağlarsın =) şaka bir yana kurgu başarılı peki neden erkeklerin hep kızıl ve beyaz ten fantazisi vardır ben anlayamadım:) kendine iyi bak, hoşçakal...

Sel dedi ki...

:)

uğur dedi ki...

valla benimde öyle bir kızıl saç, beyaz ten fantezim var.. daha doğrusu abov 'un var. :D http://senuzakbenyakin.blogspot.com/2009/12/ideal-turk-kadn.html
belki de farklı oldukları içindir,
zıtlık yarattıkları için belki..
(biraz terbiyesiz bir yazı ama uyarmalıyım.)

Lulu dedi ki...

İnsana yakışan kimsenin özünü kirletmeden ve kendi özüne sahip çıkarak yaşamaktır.Senin ruhun,kalbin ve bedenin çöplük mü ki her önüne gelenle sevişesin?Şakası bile son derece...
...=Hayal kırıklığı ve üzüntü belirten bütün kelimeleri ifade etmek için kullanılmıştır canım.
PS:Laf cambazı oynuyor musun Stickcim?Oynuyorsan benim rumuzum benlulu seni de bekleriz.

stickman dedi ki...

sana da selam M£LİN A. bilmiyorum, sebebi olmayan bi arzu bu kızıl-beyaz. öyle işte.

avatarın güzelmiş Sel.

uğur, abooov.

ya bende zaten onu anlatmaya çalıştım lulucum. dikkat edersen yazının altmetni tamamen o zaten. yoksa ben öyle bi insan değilim tabi, boşuna hayal kırıklığı ve üzüntü yaşamışın :) laf cambazını ilk senden duyuyorum, girip baktım ama ben öyle kelime şeyli oyunları pek sevmem ya, sıkılırım. yapamamda zaten :p kardeşim scrabble almıştı, sıkılıyodum, harflerle kule filan yapıyodum, saçma sapan cümleler filan yazıyodum hep :p