10 Şubat 2009 Salı

ne istedin o insanlardan! o saf ve iyi insanlardan! ne istedin haa? söyle!

Teşekkürler ARÇELİK
hep şikayet edecek değiliz ya. işini düzgün yapanlarada teşekkür edelim. geçen bizim televizyon bozulmuştu. önce böyle ekran bi tuhaflaştı küçülmeye yamulmaya filan başladı. sonra televizyon hiç açılmadı. garantisi vardı. akşam servisi aradık. sabahında geldiler. tv yi alıp götürdüler. ertesi sabah cillop gibi getirdiler. lan şaşırdım ha :D sanıyorum ki 15-20 gün filan tvsiz kalcaz. ben all star maçını 37 ekran karlı gösteren tv de izlemek zorunda kalcam. sonra sinirlencem, arıyacam bi sonuç olmayacak. servise gitcem kavga edecem filan. şaşırdım valla. saolasın arçelik ve onun süpersonic elemanları. aslında olması gereken bu şekilde. hani şair demiş ya; "olması gereken şeylerin adını iyilik yapmak koymuşlar" öyle bi duruma geldik toplum olarak. he şair demiş zaten bende çok yüce bi insanım ya. haa hakkaten öyle doğru demiş şair diye onaylıyorum sanki. allahım ya ne sanıyosam kendimi. neyse, böyle işte. tekrar teşekkürler burdan arçeliğe. saol varol arçelik.

dilime dolandı
kurtarın beni. dilime saçma sapan bişi takıldı onu söyleyip duruyom;

hamamcı teyzeee, hamamcı teyzeee, altınlarım çalındı bulaaamaaadım.
karakola gittim, şikayet ettim. aradım taradım. bulaaamadım.

bu nedir. nerden aklımda kalmıştır. niye dilime dolanmıştır. manyakmıyımdır. neyimdir.

1 kuruş
marketlerin vermediği bir kuruşları bir kuruş diye önemsemiyoz ama günde onbinlerce kişiye vermiyolar o kuruşları. bunlar birike birike bi sürü para olur. bence marketler onları hesaplayıp, birikince gerekli hayır kurumlarına vermeli. hem bi sosyal sorumluluk projesi olur. herkesin içi rahat eder.

şerefsizim benim aklıma gelmişti! gerçek!
ıssız adamda kız diyoya ikinci el kitapları seviyorum. yaşanmışlıklar bulmak güzel içinde filan gibi bişiler diyo ya. işte ben bunu varya taa ne zaman yazacaktım biliyomusunuz. tabi bilmiyosunuz. okul kütüphanesinden aldığım kitapları benden önce başkalarıda okumuştur, bu iyidir. kimbilir ne fıstık gibi hatunlar değmiştir bu sayfalara :p kitabın biraz canına da okurlar ama olsun. bazen içinde fiş bulurum. otobüs bileti bulurum. notlar bulurum. severim bunu. tabi bunu şimdi söylemek hiç bi halta yaramıyo. hee filmden görmüş söylüyo derler adama. ama vakti zamanında yazsaydım bunu, hatta o kitap arasından çıkan şeylerin fotoğrafını çekcektim. çekip koysaydım. şu an inanılmaz bi karizmaya sahiptim. filmi izlerken o sahnede hepiniz şey düşüncektiniz, haa tabi ya bizim stick söylemişti bunu. çok büyük adam canım bu stick. valla süper bi insan.

8 yorum:

perikizi dedi ki...

ben sana inanıyoruz ikinci el kitap konusunda sen önce demiştin tabi diciktin zatii vaktin olsaydı :)

duyuşen... dedi ki...

iyi yapılan işlerin taktir edilip, dile getirilmesini destekliyorum...

yaşanmışlıklar konusunda da ne yazıkki bende önceden düşünmüştüm stick'cim ;) yanlız değilsin...

sadece başkaları tarafından okunmuş kitaplar değil eşyalarda (koltuklar ,dolaplar,cam eşyalar,örtüler vs.) bana hikayeler ve huzur verir...

insan evini ve iş yerini eşyalarla değil hikayelerle doldurmalı derim.

Göksel dedi ki...

bu ikinci el kitaplar, önceden yaşanmışlıklar konusunu herkes hayatında bir kez düşünmüştür bence (tamam herkes olmasada çoğu) ve filimde birisi kullanınca hepimizde "ooov şit" durumu oluşması bence çok ilginç bir durum :)

MANUKYAN dedi ki...

yahu ben bu ikici el kitapları filan alıpta okuyamıyorum çünkü direk aklıma benden öncekiler bu kitabı okudu ama ne şekilde okudu!!

pipisini, kıçını, burnunu karıştırdıktan sonra barmağını yalayıp yalayıp sayfayı değiştirdiği fikrini atamıyorum kafamdan..fazlaca pimpirikliyim sanırım ahaha..

Fatoş dedi ki...

ya sora ya bende "öldüğümde mezarımın başına kavak dikin kavak ağaçlarını çok seviyorum" dedim.. NAzım Hikmet bendne önce davranmış..

çok üzülüyorum ya:(

Adsız dedi ki...

stickman selam

derpemde oldu burada dediğine göre göre konyadasın

basket oynuyor musun bu aralar ? vaktin olursa yarın ya da ne bileyim öbür gün felan oynıyalım - gerçi ben uzun zamandır oynamıyorum biraz sıkıntı verebilirim belki ama idare edersin artık...

bu arada karizma yorumların için şunu demek istiyorum - karizma ne saçta ne baştadır ne de yaşta - (bana göre tabi : )) karizma onu öyle takdir edendedir -


sevgiler

goksels@gmail.com

p.S : basket için haber ver müsaitsen - merkezde stadyum denilen mekanda eskiden güzel maçlar oluyordu orqaya gidebiliriz

Göksel dedi ki...

bir yorum bırakmıştım geldi mi acaba - geldiyse bana haber verir misiniz - gelmediyse zaten haberimiz olacaktır

stickman dedi ki...

ben bu yazının yorumlarına niye cevap yazmamışım. allah kahretmesin beni. neyse, sizlerden beni affetmenizi dilemiyorum. napabilirsiniz ki cevap yazmasam. hiç bişi yapamazsınız :p ama içimden geldi cevap vermek istiyorum. aylar sonra gelen cevap;

yanımda olduğun için saol perikızı, eğer dalga geçmek için söylediysende valla kanıtım var, bulur getiririm. ajandama yazmıştım böyle bişi. gerçek bak.

eşyalar konusunda bende öyle düşünüyorum duyuşen. hatta kendi bi evim olsa böyle nazi zamanlarından kalma mobilyalar filan olsa fena olmaz. ama bazı eşyalarda acı verir. işin o tarafıda var.

kurugürültü.org'dan göksel, bu biraz da vizontele'deki, şerefsizim benim aklıma gelmişti gibi bişey. oluyo sık sık.

valla benimde içime kurt düşürdün MANUKYAN, gelde şimdi kütüphaneden kitap al. hayır yıkanacak bişi filan olsa yıkayıp okuruz dicem ama. hay allah bak görüyomusun şimdi. neyse ki bu aralar kitap okuyasım yok. okuyasım gelene kadar da senin aklıma soktuğun bi şeyi de unuturum belki.

olsun Fatoş, belki nazım senden önce demiş olabilir ama bak burdan sana bi söz, benden önce ölürsen, mezarını da bilirsem ve gücüm olursa, senin mezarının başına kavak ağacı dikebilirim. sen iste yeter ya, nolucak sanki.

sana da selam Göksel. evet Konya'dayım. mail attım ama burdan da yazayım. ramazan girdiğinden beri basketbol oynayamıyorum maalesef. ramazandan önce akşamları oynarım bundan sonra diye düşünüyordum ama yemekten sonra uyuyup kalıyorum. gerçi son günlerde bu huyumu engellemeyi başardım sayılır. iletişelim, oynarız.